Yalanlar Üzerine/ Ebubekir Emre Men

reklam
01 Haziran 2020 0

 Sürekli güneşe bakarsan kör olursun. Hep ışık, hep gerçek insanın kaldıramayacağı bir yüktür. Bunun içindir ki insanlar yalanı pek sever. Hatta kendini övüp yücelten yalanlara bayılır. 

   Kendisini sadece kemiklerinin üzerine giydirilmiş kas grupları ve onunda üzerindeki deriden ibaret  gören insan yanılgıların derin, karanlık, ıssız, sessiz, kimsesiz ve en ağır olanı ile ruhunu boğuyor demektir. İnsan bir kaskat ve bir kadavradan çok öte, çok karmaşık, girift bir bilmeceler ve labirentler yumağıdır. İnsanın kendisine yapabileceği en büyük kötülük vücudunun bu kadavra kısmına zihnin takılıp kalmasıdır. Omurgası kambur, burnu kartal gagası, yanakları çökük ve saçları dökük bir kadının vücuduna gözlerini bir ömür boyu dikip yaşadığı bir hayat; en acı verici işkencelerin en korkunç hapishanelerde uygulandığında vereceği acıdan daha katlanılmazdır. 

   Gözleri sürekli kendi yüzüne bakan bir şaşı, aynaya bakmaya korkan biçare, maraton koşmak isteyen bir topal nafile üzüntülerine takılıp kalmış şaşkınlardır. Yapamadıklarımıza takılıp kalmaktansa en kötü yaptığımızı yapmak daha akıllıcadır. Çirkin uzuvlarımıza saplanıp kalmaktansa güzel yanlarımızı görmeye çalışmak hapisten kaçmaya çalışan ve bunu başaran bir ölüm mahkûmunun sevincini hissettirebilir. 

   Bu kendimizden kaçma yolumuzda farkında olmadan yaratılışımızdan gelen bazı yatkınlıklarımızda bize yardımcı olur. İnsanlar kendilerinin övüldüğü yalanları pek sever. Hatta pek çok kişi gerçek olmadıklarını bildikleri yalanlar kendilerini övüyor ise bu onlara pek tatlı ve hatta inandırıcı gelir. Bu övgü kelimeleri her insanda; Acaba? Gerçekten mi? Olabilir mi? Diye soru işaretleri bırakır. İhtiyacı olan bir yalana inanmak, suyun kuru toprağa yayılması gibi benliğimize işler. Zihin ve bilinç bir süreliğine de olsa inanmak istediği bu yalana aldanır. Bu yalan kendine sürekli söylenirse bir süre sonra bu hoş ve aldatıcı yalan gerçeğin ta kendisi oluverir. Bu yalanı kendinde yaşatan ve kendini bu yalana inandırmış bir bedenden söküp atmak imkânsızdır.  

   Ben ise bir ömür gözü burnunda bir ucube, koşamayan bir topal, kartal gözlü olmak isteyen bir şaşı olmaktansa, ruhumu okşayan beni övüp yücelten bir yalana inanmış bir şaşkın olmayı tercih ederim. Hem kim hiç eksikliği olmadığını ve vücudunun her bir noktasını bütün insanların beğenebileceğini düşünür? Kim bu kadar narsist veya aptal olabilir? Böyle bir insan bulunsa bile onun çirkinliğinden bahsedecek ve herkesi bu yalana inandıracak milyonlarca fesat da bulunur. Bütün erkeklerin beğendiği bir kadını çok çirkin bulacak yine milyonlarca kadın vardır. Biz erkekler ise yalanlara kanmaya zaten pek meyilliğiz. Yeter ki o yalan gözümüzü kamaştıran saf gerçek olmasın. 

BENZER KONULAR
YORUM YAZ