Kuruyan Su/ Josef Hasek Kılçıksız

reklam
01 Haziran 2020 0

Oyuncularının sadece son perdesinde derinlik aradığı
hayat denen sahnenin arkasında bir kuliste
pişmanlıkları ve kaygılarıyla bir adam yaşar Nora
Parlak spotları altında gözleri kamaşan bir çocuğa benzediğim bu hayatın
resimlerinden oyulmuş yüzlere bakıyorum
Gözlerim kan çanağı
Bakışın değil ışığın yorgunluğu bu.

Anız yangınları ve başak arasında bir yağmur solucanı, kuyruğunu izliyorum sorumsuz bir zamanı eskitirken
Gecede korkunun sonsuz kolları
Acı veren körlükten başka bir şey yok
Ters düşüyor kuramlarıma tüm teneke ateşleri sokakların

Daldan dala dolaşan kanadı kırık güvercinini art niyetli avcıların kovaladığı
Yalnızlık ve korkularıma dağılan barbarlıklarıyla düş vadeden yalanlar Nora
Bir zaman sonra onlar da müşkül doğruların yollarına döndüler.

Geçmişe birikmeden savrulan onca an arasında sen ve anlam
Devleşen camlarıyla o evin kanatan bütün sesleri, bütün imgeleri, ne saçma değil mi?
İsterdim ki
Bir İstanbul treni geçsin bozkırımdan
Kurtların gücü yetmez, yılan sokmazdı beni
Bir ağaç gibi olurdum göğsünde
Su gibi olurdum gözlerinin akıttığı

Kaygısını yenemeyen her adam gibi yanımda sigara taşısam
Ateşini senden alsam
Geceyi onunla yaksam
Yansa gök, kavrulsa toprak
Bin yerinden ateşe verilmiş bir şehir aydınlansa akşam akşam

Bir gün yüzüp yüzeye çıkacağız Nora
Ne bu karanlık sular kalacak ne de kan kırmızısı nehirler
Toza toprağa bulanmış, dünyanın en güzel çocuk gülümsemesiyle geleceğim sana
Birden anlam bütünlüğüne devşirilecek bütün kelimeler
Sessizliğin kılıç hakkı ince bir kan yolu açacak boynumda
Konuşulmayan dillerin ölü sözcükleriyle kentsoylu inceliğinde özleyeceğim seni
Sahiplenmenin karanlık güdülerine teslim, gizli kışlarımız olacak
Şöminenin önünde küçük burjuva konforlarımız.

Delilerin aklında bir sanrıyım Nora
Ecinnilerini üstümüze salan zaman
Sesimizden başkası yoktu, yalnızdık hatırlarsan
Bu kuş uçmaz yerlerde yapyalnız
Kurudu diye bırakılan su
Öldü diye bırakılan babamız.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ