Konu 1 Mayıs Olursa/ Serap Kanay

reklam
21 Mayıs 2020 0

Konu 1 Mayıs olursa; 1 Mayıs sizin yıllar önce sırf günün gösterilerinde bir gençlik örgütünde diğerleri ile folklor oynadınız diye memleketten sürülür derecesine varan bir hallerde sizi, güzelim memleketi terk etmeye zorlayan koşulları yaratan bir 1 Mayıs’ın hatırlatıcısı olur. Bütün bunlar sırf başkentte okuyorsunuz ve yaşadığınız şehirde arkadaş edinemediniz diye otobüsle şehirler arası gidip gelmelerden.
Hem zaten savaş sonrası doğduğunuz bu şehre yeniden geldiniz ama önceden kirada oturduğunuz sur içinde değil de kale duvarları dışında eski bir Rum mahallesindeki bir evde oturuyorsa aileniz ve siz pek de birini tanımıyorsanız. Mahallede tanımaya çalıştığınız güvenilen bir ailenin sizden büyük kız kardeşi yurtdışından gelmiş sempatik bir abla ve size bir gün “Gel yaşıtlarınla verimli eğlenceli uğraşlarda bulunacağın bir yere götüreyim seni,” dediyse, siz de sırf arkadaş edinmek için politik bir partinin gençlik kolları olduğunu bilmeden o insanların arasına karışmış ve onlarla başbakanca yasaklanan bir 1 Mayıs kutlama etkinliğinde yer almışsanız 16 yaşındayken.

Her 1 Mayıs o gün çekilen ama çok daha sonradan sizin bu memleketten sürülme sebebinize delil olarak adınızla birlikte başbakanın çekmecesinde “kara defterde” durduğunu öğrendiğiniz o fotoğrafı hatırlatıyorsa. Özellikle bu sosyal medya günlerindeki hatırlatmalarla o fotoğraf aslen karşınıza çıkar olur.

Yıllar çok yıllar sonra anasından beter sayılarla takıntısı olan biricik kızınız 1.5.15 yazılabilir diye 2015 yılının 1 Mayıs günü evlendiyse ve anneniz babanız İngiltere’de Şato misali eski bir hall’de sayılı sayıda misafirin yer aldığı rüya gibi denebilecek bu düğündeki nikaha Kıbrıs’tan gelip orada oldukları halde, sizi ve düğün sahibi tek kızınızın özel günü olduğunu düşünemeden kardeşiniz ve yeğenciğinizin durumunu üstün görüp nikaha katılmayarak bu peri masalı düğüne gölge düşürmüşse. Ve tabii her 1 Mayıs yine siyasi eski hesaplaşmalar nedeniyle zor geçirdiğiniz iki senenin arkasından gelen düğün hazırlıklarına maalesef mali katkı koyamadığınız için zaten buruk hissettiğiniz o güzelim düğünün de yıldönümü olursa.

Ve bütün bunlar yaşam bohçanızdayken dünyayı eve kapatan COVID-19 denen bir bulaşıcı virüs nedeniyle güzelim Kıbrıs’ınıza 2000 yılından beri (2015 hariç malum) sokaklarda, hatta kaç senedir ara bölgede kardeş halklarla kalabalıklarda kutladığınız 1 Mayıslar yerine 2020 1 Mayısını tek başınızda evinizde karşılarsanız. Karşıladığınız gün İngiltere’den çok eski bir arkadaşınızın online verdiği şarkılar paylaşımı kursunda onun günün onuruna düzenlediği 1 Mayıs şarkısını söylemeye hazırlanırken diğer katılımcılar Lock-down’a rağmen sabah yaptıkları kutlamaları anlatırlarken hava öyle bir bozar da kapkara bulutlar karşınızdaki açık pencereden korkunç bir gök gürültüsü ile birlikte içeri girecekmişçesine üstünüze geliyorsa.

Tam şarkıyı söylerken telefon çalıyor ve babanız arıyor siz de kulakları iyi duymayan babanıza yarım yamalak cevap verip kapatıyorsanız. Akabinde grup ve şarkıya geri döneyim derken pencere ve cam kapılardan dışarıyı görmeyi engelleyecek kadar bardaktan boşanırcasına yağmur iniyorsa, siz de aynı şiddette bir duygu seli ile gözyaşlarınızı salıvermek hissi ile doluyor ama öğrenilecek bir şarkı daha olduğu için yalnız kendinizi bırakamamanın değil tam odaklanamamanın da huzursuzluğunu yaşıyorsanız.

Kurs bitiminde de artık kendinizi tutamayıp devam eden yağmurla hüngür hüngür ağlarken anneniz arar anlayıp sizi yatıştırmaya çalışır ve siz hala teselli olamazsanız.

Sabah, bir gün önce bu Covid-19 sürecinde ilk kez sur içinde arkadaşınızla yürüyerek yaşadığınız güzellikleri kaleme alma niyetiyle attığınız çizgilerden, bittiğinde adını 1 Mayıs 2020’ye diye koyacağınız böyle bir resim çıkabilir.

Serap Kanay
1.Mayıs.2020’ye

O gün çizdiklerime dair.
15.5.2020

Avatar
Ebubekir Emre Men Diğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ