Çıplak Vatandaşlar/ Anıl Alp Çabuk

reklam
01 Haziran 2020 0

 Senaryosunu Simon Beaufoy’un yazdığı The Full Monty isimli filmden uyarlanan tiyatro oyunu Çıplak Vatandaşlar, özelleştirilen bir çelik fabrikasının ardından işsiz kalan ve geçinemeyen işçilerin hikâyelerini anlatıyor. Başrollerini Cansel Elçin ve Reha Özcan’ın paylaştığı oyunun kadrosu şöyle: Erdal Uğurlu, Alican Altun, Bedir Bedir, Sedat Mert, Yusuf Vardar, Suna Yıldızoğlu, Dilşad Çelebi, Burcu Görek, Adıhan Şentürk, Süleyman Arda Eminçe, Nur Dilara Gül, Ebru Sarıtaş, Oğuz Edis ve Muharrem Fındıcak yönetmenliğini Laçin Ceylan’ın üslendiği, dilimize ise Şükran Yücel’in çevirdiği oyunun kadrosu bi hayli geniş. Geçinmek için striptiz dünyasına adım atmaya karar veren işçilerin hikâyesinde sürprizli ve bir o kadarda kahkahalı anlar seyirciye eşlik ediyor.     

   İngiltere’de özelleştirildiği için çıkış veren Sheffield çelik fabrikasının çalışanları işsiz kalırlar. Uzun yıllarını mesleklerine vermiş bu deneyimli statü sahibi işçiler, geçinemez hale gelirler. İçlerinden Gaz karakterinin şehirdeki kadınların genç erkek striptizcilere gösterdiği büyük ilgi dikkatini çeker. Diğer işsiz arkadaşları ile striptiz dünyasına adım atmaya ve para kazanmaya yönelirler.  Fakat striptiz nasıl yapılır hiç fikirleri yoktur. Üstüne üstelik rekabet büyüktür ve bilmedikleri bu yolda mücadele verip değişime dâhil olurken başlarına da gelmedik kalmayacaktır.

    Kurdukları ‘Çelik Striptizciler’ başarı sağlayamazsa Gaz oğlunu bir daha göremeyecek, Gerald evden daha ne kadar işe gidiyormuş gibi çıkacaktır. Arkadaşlarıysa tek umutlarını kaybedeceklerdir. Erkek temalı bir oyunun sahnesinde kadın oyuncuların denkliği ise izlenim şevkinizi artırıyor. 

    Çağın büyük sıkıntılarının başında olan işsizlik sorununu; seyirciye muzip, kendine özgü mizah anlayışıyla anlatan oyun, öyle ince ve zekice işlenmiş ki karakterlerin acınası halleri ayrıca çaresizlikleriyle eğlenmeleri seyirciyi güldürürken aynı zamanda da düşündürüyor.  

    “Çıplak Vatandaşlar” olduklarımızla mı çıplağız, olamadıklarımızla mı? Bu sual ile seyirciyi ters köşe eksenine sürüklüyor. Siz ise perde kapanırken sadece oyuncuları değil karakterlerden biri olarak kendinizi de alkışlıyorsunuz.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ