Aylak Adam-Yusuf Atılgan/İnceleme/Burhan Alsan

reklam
15 Haziran 2020 0

Daha önce adını sık sık duyduğum ve kafamın bir köşesine mutlaka okuyacağım diye not ettiğim Aylak Adam’ı merakla ve keyifle okudum. Yazarın farklı üslubu ve anlatım tarzı kitabın ilgi çekici yanlarından biridir. Yazar ortaya koyduğu karakterle bir bilinçaltı okumasının yansımasını sunuyor adeta. Kitap yaşamın gerçeklerinden kopmayan bir içeriğe sahiptir. Roman, 1950’li yılların İstanbul’unda geçmektedir.

Aylak Adam; maddi endişesi olmayan, istediği gibi gezen, dolaşan, kaldırımlarda saatlerce yürüyen, bir meyhanede sarhoş olana kadar içen, üç beş günlük gönül ilişkileri yaşayan ve sürekli bir arayış içinde olduğunu iddia edip aradığını bir türlü bulamayan bir karakterdir. Kitabı okurken böyle bir tiplemenin aslında okura yönelik bir mesajı olmalıdır diye düşünüyorsunuz. Zira yazarın çizdiği portre, gerek kadın erkek ilişkilerinde gerek toplumsal yaşamın diğer yönlerinde söylediği sözlerle veya ortaya koyduğu eylemlerle okuyucuyu derin düşüncelere sevk ediyor. Yusuf Atılgan; “Aylak Adam” karakteriyle toplumdaki sahte rolleri, ikiyüzlülükleri, insanların itimatsızlığını gözler önüne seriyor.

Bunun yanı sıra karakterin, yaşadığı içsel karmaşayı bir kadınla doldurabileceğini ve bunun için bir arayış içinde olduğunu görmekteyiz. Yazar, arayışı bir tutamak olarak niteler. Yaşama tutunmak için bir şey tutamak. Geçmişteki birtakım olayların karakter üzerindeki etkileri sebebiyle mütemadiyen bir paradoks halinde olduğu da gözler önüne serilmektedir. Babasıyla yaşadıkları, teyzesi tarafından büyütülmesi, babasının kadın düşkünlüğü gibi birçok etken karakterde etki uyandırmaktadır. Küçük yaşlarda şahit olduğu babasıyla teyzesi arasındaki yakınlaşma onun babasına karşı nefretle bakmasına neden olmuştur.  Bu yüzden kadınlarla sağlıklı ilişkiler kuramaz. Hayatına giren kadınlarla uzun süreli olmayan birliktelikler yaşar.

Yusuf Atılgan, romanda bilinç akışı tekniğini kullanmakla beraber başkahraman Bay C.’nin gözlemlerine dayalı bir iç okuma da sunar. Örneğin, kaldırımda yürürken karşıda gördüğü birinin hayatıyla ilgili veya aklından geçenlerle ilgili ifadeler sunar. Mesela plajda güneşlenirken etrafındaki insanların duruşları veya tiplerinden yola çıkarak bilinçaltı okuması yapar.

Aylak Adam, okuduğum kitaplar arasında önemli bir yere sahip oldu. Beğenerek, hevesle ve merak içinde okudum. Toplumda var olup ifade edilmesi güç ve sakıncalı vaziyetlerin özgün bir biçemle aktarılması oldukça hoşuma gitti. Mutlaka temin edilip başucu kitabı yapılması gereken bir yapıt olduğunu söylemeden edemeyeceğim.

BURHAN ALSAN

BENZER KONULAR
YORUM YAZ