Zamanın Fısıltıları / Fatma Nur Zunluoğlu

Fark ettim de bir şeyi unutmanın yolu biraz da susmaktan geçiyor. Bir şeylerin üstünü çizmek gürültülü bir sessizlikle mümkün oluyor. Duygular zamanın esir aldığı koca bir tutsak gibi. Ne engel olabiliyorsun, ne bağrına basabiliyorsun. Gönülse insanın yar yarasıyla saklı alemi. Açıp gösteremiyorsun, içine de sığdıramıyorsun. Bazen kaybolup bazen buluyorsun.

Zaman, fısıltılarını döküyor üzerime. Duyabilsem geçecek. Gizemini çözemediğim tüm kapıların duvar olmadığını anladım. Hayat bir anlamda beklemek demekmiş. Bazen bir otobüsü, bazen de durağı. Yürüdüğüm her yola varamayacağımı bilsem de yürümeden de varamazmışım. Bazen bir yola girmek için tüm şartlar hazırdır. Valizler hazırdır, yer bellidir, yol bellidir. Fakat yoldaş eksikse yönü eksiktir insanın. Öyle özlemler tanıyorum ki en sırlı duyguların sahibi. Sessiz, usul usul boyun eğen aşka. Bazı şeyler eksik kalıyor insanda. Anlamını kaybettiği bir dolu hüznü içinde saklamak zorunda kalıyor. Üzülüyor insan baktığı yerde göremediğine, görmek istediğine. Bazen yürümek için tek ihtiyaç omza dokunan  bir elin varlığı oluyor. Konuşabilmek için susmak gerekiyor. Adım atmak için düşmeye, görmek için bağlı gözlere ihtiyaç duyuluyor. Bir de sevmeye. Bazen ayağa takılan çakıl taşlarını bile…

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.