garip
garip
garip

Zaman / Memet Devebakan

01 Mayıs 2019 0
reklam

Ömrün, kuş uçmaz kervan geçmez çağlarındayız. Dalgaları durulmuş, kıyısından köşesinden kefenlenmeye başlamış saçlarımız. Yüzümüzde yaşanmışlığın kırışıklığından ülkeler peydah olmuş, göz altlarımızda çocuksu ıskalamışlıklara hamaklar kurulmuş öylece öleceğiz işte.

Gelmişiz gidiyormuşuz eyvallah. Amenna gelmişsek. Gelmişsek gideceğiz tabii ki, koskocaman taşlar bile güneşle, yağmurla, karla, buzla dövüle dövüle ufalıyorsa her gün, binlerce dağ etini döke döke toprağa dönüşüyorsa bizim ne haddimize zamanın karşısında durmak? Mademki gidiyoruz, mademki gideceğimizi biliyor ve kabulleniyoruz, kalanlara birkaç şey yazmak gerekir diye düşünüyorum. Neye dayanarak bir şey yazacaksın? Ne hakla bunu yapacaksın, diye soran olursa da sadece gidişi kabullenmiş olmam bile başlı başına bu hakkı verir bana.

Ayaklarımızda zamanın pırıl pırıl prangalarıyla doğduk. İleri attığımız her adım, her geri adım, kendi içimizde arşınladığımız her kaldırım şahittir yaşamımıza, dünyada üzerine düşünülmemiş hiçbir şey yoktur. Kimi insanlar kimi konularda o kadar çok durup düşünmüşlerdir ki geri kalan her şeyi unutmuşlardır. Benim, üzerinde en çok durduğum şey zamandır. Dünyanın her yerinde aynı saliselere, saniyelere,dakikalara, saatlere, günlere, haftalara, aylara, yıllara ayrılan ve geri dönmemek üzere elimizden akıp giden şey zaman. Zamanın çarkını kıran hiçbir insan evladı olmamıştır. Tüm uğraşlar, tüm çabalar, tüm eserler insanın zamana çentik atma arzusundandır. Zaman geçiyor, toprak, hava, su, umut… Her şey kabuk değiştiriyor.Kimileri ana rahmine, kimileri toprağın bağrına atılıyor. Binlerce tür, binlerce ot, binlerce çiçek, hayvan, insan zamana karşı hızla çoğalıyor ve bir zaman sonra hepsi solgun yüzlerle kabulleniyor ölümün kaçınılmazlığını.

İnsanın zamana karşı nihai yenilgisini kabullendiği bir dünya düşünün şimdi. Düşünün ki herkes ölümün eşitleyici yanını kabullenip öyle yaşıyor. İşte tek ihtiyacımız olan şey tam da bu. İnsanlığın kurtuluşu diye bir şey varsa kesinlikle buralarda bir yerlerdedir. Bunu uzun uzun düşünmeli. Ölümlü olanın kendisini bir ölümlüden üstün görmesine ihtimal yoktur.Biteceğini bilen insan ölümsüzlüğe yatırım yapmaz hiçbir zaman.

Şimdi alın geri kalan zamanı bir dağ gibi yığın önünüze. Sorun ben kimim, diye. Geri kalanlar kim?Dünya kimin? Eğer inancınız varsa seslenin vicdanınıza layık olduğunuz şey ne?Ufak ufak yok olurken önünüzdeki zamandan, dağ hırpalanıp ufalıp, toprağa dönüşürken ve siz hazırlanırken ölüme uzunuzun bir düşünün. Sizi birilerinden üstün kılan veya birilerini sizden üstün kılan şey tam olarak ne? Varacağınız her sonucun cevabı vicdanınızdan çıkıyorsa bilin ki gerçek tam olarak odur. Korkmayın, üzülmeyin ölümlülüğünüze. Yaşamın bir değeri varsa bu, ölümlü olmanın verdiği bir şeydir. Bunu bilin ve buna göre yaşayın. İnanın bana bunu kalben kabullendiğiniz andan sonra hayatın gerçek anlamda farkına varacaksınız. Evet zamanı bir yere hapsedip tutamazsınız ama her anını doldurup onu anlamlı bir hale getirebilirsiniz.            

 Korkmayın gerçeği haykırmaktan ki en büyük gerçek herkesin ölümlülüğüdür ve ölümlü olan hiçbir şey onsuz yaşanılamayacak bir şey değildir. Gülün mesela, mesela sevmediğiniz bir şeyi yapmaktansa bir ömür sefil bir hayat sürün. Toprağa,suya, havaya, doğaya, insana ve insanın doğasına dokunun. Anlatın anlatılmaya değen gerçeklerinizi, vicdanınızın terazisindeki gerçek, herkese yanlış bile gelse bunu dillendirin. Korkmayın sizden hiçbir farkı ve üstünlüğü olmayanlardan, kendiniz olun. Bilin ki yaşamak için doğdunuz ve geri kalan herkes sizinle aynıdır. Bilin ki her insan aynı zamandan prangaya bağlıdır ve ayakları o prangayı sürüklemekten yorulduğu zaman tıpkı doğduğu gibi bir zaman diliminde yitip gidecek.Aklınıza büyük büyük anlatılan adamları getirin, her biri diğerinden büyük yüzlerce adam ve hepsinin şu anda yeryüzünde olmadığını görün. İşte zamanın büyüklüğü tam da burada saklıdır. Herkesi yadedilesi bir anıya dönüştürüp, yavaş yavaş aynılaştırıp yok eder. Yok olana kadar iyi bir insan olarak yadedilmek ise insanın vicdan terazisinin adaletinden geçer…

Fotoğraf:kisaltt.com/CF18

BENZER KONULAR
YORUM YAZ

YAZARLAR