Yolculuk / Emre Ay

kimliği çıkartılmış bir hüzünüm

yüzümde yapma çiçekler

gövdemde miras boşluk

tanıştığımıza şimdiden üzgünüm

 

taşı yutan bir su gibi

yüzeyde yeniliyorum kendimi

içimi kaldırmıyor artık ince yerlerim

kırılmış diş olarak sözcüklerim

önce beni kesiyor

 

barut sinmiş kelimeler serildi önüme

silahsız ağzımla geldim diye

demiri dövmeye benzemiyor

durmadan tekrarladıklarınız

orman kucağı ateş

yol kenarı bahar da değil yalnız

 

kahverengi düşünceler

mor iz bırakıyor tırnak kenarında

bir lavanta bahçesi değil elimde açan

yorgun heyecan çürük sevinç lekesi bu

bir ormanı düşleyerek geçmişti hayatım oysa

 

gökdelen samimiyeti dudağınızdaki duruş

yakışı yalnızca soğukluğundan

bu yüzden yaklaştı ağzım dinç susuşlara

yakıştı et değmemiş kaldırımlara

 

askıda bırakılmış soluğunuz

çerçevelerde kalmış sıcaklığınız

odalar dağınıklığı hüznünüz her yerde

içinizden hariç

bari birini bırakmasaydınız bana

 

yerden sıçrayışla süzüyorum göğü

kuşları taklidim anca bu kadar

beni uçuracak kanat yok ki sizde biliyorum

ama yerimden oynatacak söz çok

koşturmuyor bile etime diktiğiniz sancılar

kalbim heveslisi oldu düşmelerin

 

kütükten kaldırılmış bir hüzünüm

üstümde yapma çiçekler

gövdemde miras boşluk

taşındığıma şimdiden mutluyum

 

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.