VE 2 / Yusuf Araf

ve
soğuğun adındaki sancıyı tatmaya geldim
sen geçerken çelik levhaların önünden
nasıl kan ağlayan esnafın yüzü
bereket görmüş gibi neşeyle tarumar oluyor
işte benim de ellerimde çokça kurak tarla varken
ezelden beri yağmayan bir yağmur
mahsulüme düşüyor

ve
içimde bir çiçek
ilk defa kendi dilinde merhaba diyor dünyaya
gözünü açan bitkinin dilinde
hiçbir tat misafir değil artık
yani hepsi sen gibi
tapusuyla içimde

ve
sokağın namlusu
alnımda bir soğukluk ile duruyorken
çocukluğumdan beri taşıdığım
bu çiziklerin alnıma yakışmadığını sayıklıyor ağzın
o ağız ki
bana seni kıymetli kılan kutsal toprak

ve
ben onca isim arasında
yalnızca seni hatırlıyorum
onca izin ardından
yarama iyi gelen sadece senin tenindeki
kuru bir öpücük

ve
soğuğun adındaki sancıyı tatmaya geldim
ben giderken bu şehirden usulca
yaptığım bütün haytalıkların tek bir açıklaması vardı
çünkü seni sevdim
çünkü sanaydı kestiğim son biletim
çünkü sen bana
yalnızlıktan ve acıdan bileklerini kesenlerden
olmayı değil
hasretlikten ve sevgiden bilet kesenlerden
olmayı uygun buldun

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.