garip
garip
garip

vav/ Ilgın Özdemir

reklam
01 Kasım 2019 0

dünyanın bacakları arasından düşüyorum toprak denen yuvama…

doğmadan,
yaşamadan,
üzülmeden,
ağlamadan düşüyorum mezarıma…

bebeğim ben hâlâ,
solumadan havayı,
ağlamadan sevgiliye,
gülmeden sevgiliyle,
dizlerim ağzımda,
tekerrür paçavraları suratımda,
bir vav’dan bir elif’e,
bilemeden,
ben olamadan gidiyorum.

düşüyorum
doğmadan,
nefret etmeden,
sevmeden,
sevilmeden,
henüz insan bile olmadan…
düşüyorum
bir yokluktan diğerine,
anamın bacakları arasından…

ben’den muaf zamirler sahnesinde edilgen bir çocuk,
ölüm,
tohumu gözlerime ekilmiş bir çiçek,
bakamadan gözlerime,
kırgın ve üzgünce gidiyorum,
sessizce içime ağlıyorum,
gözyaşımdan bir karanlıkta boğuluyorum…

insan olmanın sızısını çekmeden,
acıtmadan,
acımadan
prangasız,
numarasız,
isimsiz,
sansız,
namsız düş bahçesinde,
kendini kandırmanın cinayet bozuğu sahnesinde,
ölüme kandırılıyorum…

eritildiğim topraktan ocağıma,
cenin değil,
gözü kalbinde vav gibi gidiyorum…

“…doğmadan ölenlerden af diliyorum…”

BENZER KONULAR
YORUM YAZ

YAZARLAR
Hüseyin Opruklu
Bilgi yok.