Ümit Şener Ta; “Şiir benim konuşma şeklim. Acılarımı, mutluluğumu, özlemlerimi anlatma biçimim.”


 

Söyleşi: Mahmut Yıldırım

Ekran Resmi 2018-08-01 23.50.40Ağustos sayımızda, ikinci şiir kitabı Virginia Woolf’a Mektup ile okuru yeniden selamlayan Şair Ümit Şener Ta ile söyleştik.

Ümit Şener Ta neden yazıyor? Şiir anlayışı nedir? Küçük İskender’in “underground”ına inecek şiirler yazacak mı? Şiirde mana, imge ve dahası bu söyleşide.

Sizi sizden alacak bir şiir yolculuğuna hazırsanız haydi Son Gemi okurları yelkenler fora!

 

“Böcekçiler Çarşısı” kitabınızdan sonra ikinci şiir kitabınız “Virginia Woolf’a Mektup” ile yeniden okurları selamladınız. Son Gemi okurlarına kendinizden ve kitabınızdan bahseder misiniz?  Virginia Woolf’a Mektup’ta okuru neler bekliyor?

Hollanda doğumlu, Adana’da yetişmiş, İstanbul’da üniversiteye gitmiş ve şimdi Amerika’da yaşıyor. Birazcık gezgin, çocuk ruhlu ve hayalci. Hep uzaklarda olmuş o yüzden kendine Ta demiş. Çeviriler yapmış, dergi çıkartmış, fotoğraf çekmiş, sanata aşık birisi. “Virginia Woolf’a Mektup” bir mektupla başlıyor. Duygu yüklü ve bazen de düşündüren şiirlerin olduğu bir kitap. Felsefe ve psikolojiye de yer verdiğim şiirlerden oluşuyor. 

0001746969001-1Virginia Woolf’a yazılan mektubun sebebi nedir? Ve neden şiir mektup?

Mektup yazmayı seven birisiyim. Virginia Woolf çok sevdiğim yazarlardan birisi. 2017 yılında Türkiye’de bir yayınevi çok haksızlıklar yaptı kendisine. Hatta gazetelerde ve sosyal medyada çok yankı buldu. Ben de onun için bir mektup yazdım ve kitabın ismini ona adadım. Mektup bir anda yazıldı. Şiirsel bir mektup çıktı ortaya ve çok sevildi.

Serbest şiirde ve günümüz şiir dünyasında özellikle ülkemizde yoğun bir şairler geçidi var. Bu geçidin içerisinde sizin şiirleriniz daha farklı bir renk olarak karşımıza çıkıyor. Bunun sebebi sizce nedir?

Belki de uzak olduğum için şiirler diğer yazanlardan çok fazla etkilenmiyor. Aynı tencere içinde pişmeyen bir yemek gibi, farklı tatlar farklı imgeler kullanmaya çalışıyorum. Çeviri ile de uğraştığım için dünya şiirini daha çok fazla okuma ve takip etme şansım var. Bu da imgede zenginliğe yol açıyor.

Yosma şiiriniz ve Küçük İskender. Küçük İskender’in “underground”ına inecek şiirler gelecek mi sizden de?

Yosma şiiri, sevdiğim bir şair İskender’in iki dizesi ile başlıyor. Umarım kendisi çabuk iyileşip şiir yazmaya devam eder. Ben farklı tarzlar kullanmayı seviyorum. Bazen lirik bazen deneysel bazen de underground çıkabiliyor. O an dize nasıl başladıysa şiir de öyle bitiyor.

Sizin için şiir nedir? Şiir anlayışınızdan bahseder misiniz?

umit2Şiir benim konuşma şeklim. Acılarımı, mutluluğumu, özlemlerimi anlatma biçimim. Şiiri tanımlamak şiiri kısıtlamaktır demiştim bir yazımda. Kendini nasıl anlatabiliyorsan o şekilde yazmalısın. Bunun şiir olup olmadığına da zaman karar verecektir.

İlk şiirinizi ne zaman, nerede ve hangi duygularla yazdınız?

İlk şiirim bir öfke şiiriydi. Bir arkadaşıma çok kızıp yazdığım ve mesajlarla dolu bir şiirdi. Yıl 1997’ydi ve Gebze’de yazmıştım. Ben sorular sormayı, düşündürtmeyi ve şaşırtmayı seven bir insanım. Bu da şiirlerde epey var.

Hollanda’da doğdunuz. Lise ve üniversite eğitiminizi Türkiye’de tamamladınız. Uzun yıllardan beri Amerika’da yaşıyorsunuz. Yaşadığınız yerlerin edebiyatınıza katkısı neler oldu?

Farklı kültürlerle tanışmak dünyaya farklı gözlerle bakmak için güzel bir imkan. Her yeni kültür size yeni dünyalarla tanışma fırsatı veriyor. Bu da farklı imge birikimlerine neden oluyor. Şiir yazarken bu imgeler benim için önemli bir kaynak. Ayrıca her gittiğiniz yerde yabancı olmak ve ait olamama hissi de sizi etkiliyor.

Yazmak nefes almaktır bir yazar için. Onun için olmazsa olmazdır bir şeyler karalamak. Siz neden yazıyorsunuz?

Anlatmak için. Ben kendimi anlatıyorum. Acılarımı paylaşıyor, öfkemi yazıyorum. Bir nevi başka bir dünyada başka yaşamlarda var olmak gibi. Sıradan bir yaşam şekline alternatif bir yaşam şekli. Şiir ikinci bir dünya.

Eskiler, “Mana şairin karnındadır.” derler. İsmet Özel de “Şair karnında mana taşıyan adamdır ama aynı zamanda karnından konuşmayan adamdır.” der. Sizin için şiirde mana ne anlam ifade ediyor?

P_20180731_090037_1-01Ben yazarken mana benim için önemli. Karşımdakine derdimi anlatabilmek önemli. Bazen bunu kapalı kutular arkasında yapıyorsam da bu anlamı çözebilecek insanlar olduğuna inanıyorum. Bazen de kolay anlaşılır şiirler yazıyorum. Belli kuralları olmayan bir insanım. Bir şiiri okuyan kişinin gözlerine göre mana değişiyor.

Elinize ilk aldığınızdan bu yana hiç bırakamadığınız, sürekli okuduğunuz hangi şairler, yazarlar ve kitaplar var? Sizi hangi yönleriyle etkilediler?

Zeynep Köylü, Metin Altıok, Edip Cansever sevdiğim şairlerden bazıları. Kafka, Borges, Nietzsche’yi ve Virginia Woolf’u çok severim. Zeynep Köylü’nün doğallığını çok seviyorum. Edip’in sokaklarını. Metin Altıok’un yabancılığını. Kafka’nın ve Borges’deki mistik yaşamı ve Nietzsche’nin felsefesini. Virginia Woolf’un yalnızlığı ise beni çok etkiliyor.

Şiirleriniz İngilizce, Arnavutça, İspanyolcaya çevrilmiş. Bilmediğiniz dillere çevrilen şiirlerinizin bilen insanlara ulaşması nasıl bir duygu?

Farklı dillerde şiirin olması farklı dillerdeki okuyucuyla şiirlerini paylaşmak gerçekten güzel. Şiirlerinizi okuyan insanların sayısı çoğalıyor ve paylaşımlarınız artıyor. Şili’den birisi şiirinizi çok sevdim diyebiliyor ya da İngiltere’den birisi bizim dergimize şiir gönderebilir misiniz diyebiliyor. Bunları yaşamak gerçekten güzel.

Sizce şiirde imgenin yeri ne olmalıdır?

Ben imgeyi oldukça çok kullanan bir insanım. Nesneleri kendi anlamlarından çıkartıp başka yerlerde kullanmayı seviyorum. Böcekler, timsahlar ya da hayaletler görebilirsiniz şiirlerimde.

Şair olma yolunda ilerleyen gençlerimize tavsiyeleriniz nelerdir?

Bol bol okumaları. Okumaları ve imge hazinelerini güçlendirmeleri gerekiyor. Hayal güçlerini kayıp etmesinler. Olmaz diye bir kavram yok şiirde. Onlar yazsın mutlaka birisi beğenecektir.

Şiir kitabı ve yolculuğu üzerine benimle söyleşen Ümit Şener Ta hocama saygı ve sevgimle. İlkler güzeldir ama bu söyleşi sizi sizden alacak sevgili okur.

 

 

 

About Mahmut Yıldırım 15 Articles
11 Mart 1996 yılında İstanbul’da doğdum. Yeditepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı öğrencisiyim. Edebiyatın esrarengiz tadını aldıkça içinde kayboldum. Beni kendinde çifte kavurdu adeta. Bu sene bu tadın cümbüşünde kendimi aramak, bulmak, içimde biriken ne varsa duruşum ve kalemimle boşlukları doldurmak için bu yola gönül verdim. Günler geçiyor birer birer. Bense bu geçen zamanda elimden kalemimi, gönlümden edebiyat ve yazma sevgimi düşürmeyeceğim.

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.