üç şehir bir gök / İhsan Baran

Fatma N.’ye

Sürmene’den Ankara’ya giden bir ortanca

rengini saklar

adını bağışlar sadece balkonlara

 

ama siz, siz yine de

deniz görmüş bir çiçeği koydunuz balkona

ne denir ki

durdurur elbet ince gövdesiyle bir çiçek

bu büyük heyelanı

 

sordum soruşturdum, deniz kıyısına dolgu yapmak

-ağzını bantlamak

bağışlanmaz bir günah

bir şirk koşmaymış Phorkys’e

 

ne denir ki

kırmızı kaşmir atkıyı çıkarın bu kış

-uzanın boylu boyunca

bir yuvaya ihtiyacı olacak Çaçaların

 

sordum soruşturdum bulamadım bir cevap

hiç gömmesek olur mu?

sünnet yeri kapanmamış çocukları[1]

 

işte böyle insanlar, inadına mor inadına ebemkuşağı kırları

biçen

işte bu insanlar, kentlere kırmızı meydan kentlere gri tavan

döşeyen

 

ama siz, siz yine de

ayırmayın gözünüzü gökten

kalkan olsun bakışınız dut ağacımda büyüyen bu kuşa

hem gösterin vurulmadan uçabileceğini Diyarbakır’dan Ankara’ya

 

[1] Fakat Geldim, Fatma N.

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.