Türkiye’de Yerel Medya ve Demokrasi / Nevriye Yıldırım Bezmez

Çok eski bir sözcük olan ve karmaşık anlamlar içeren demokrasi, Yunanca’dan diğer dillere girmiş, ‘’halk’’ (demos)  ve yönetim (kratos) sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Tarih boyunca geçirdiği anlam karmaşalarından sonra bile modern anlamda iki temel görüş demokrasiye birbirinden farklı anlamlar yüklemiştir. Sosyalist gelenekte, halk iktidarını yani halkın çoğunluğunun çıkarlarının en önde olduğu ve bu çıkarların uygulamada çoğunluk tarafından gözetildiği ve denetlendiği bir sistemi, liberal gelenekte ise, temsilcilerin açık seçimi ve seçim ve siyasal savununun açıklığını sağlayan belli koşulları anlatmaktadır (Williams, 2006:116).  Tüm bu karmaşıklığa rağmen günümüzde demokrasi, tüm sınıfların, tüm ideolojilerin, iktidarın, muhalefetin, yöneten ve yönetilenlerin dilinden düşürmediği, savunduğu, arkasına saklandığı vazgeçilmez bir sözcük haline gelmiştir. Zaten artık bir yönetim sistemi olarak bilinmektedir. Modernleşmenin ve batılılaşmanın simge sözcüklerinden biridir. Bir sistem olarak demokrasi bir dizi yapıtaşından oluşan çok boyutlu bir fenomendir. Siyasal sistemler içerisinde meşrulaştırılmasında iletişime en çok ihtiyaç duyanı da demokrasidir .

Aşağıdaki üç temel unsur, demokrasi için vazgeçilmezdir:

  • Düşünce özgürlüğü (Basın-yayın özgürlüğü)
  • Hukuk Devleti (İnsan hakları, bağımsız yargı)
  • Siyasal katılım (Vatandaşların yönetime katılımı, serbest seçimler, partiler)

Bu üçlü düzen içerisinde medyanın serbest ve bağımsız olması, demokrasinin işlevi için en önemli şarttır. Kamuoyunu önce medya oluşturur (Bajohr, Walter. www.konrad.org.tr).

Basın, genel anlamda medya, parlamenter demokrasilerin vazgeçilmez bir yapı taşıdır ve basın özgürlüğü olgusu da yine demokratik ülkelerde ortaya konulmuş bir kavramdır. 17.yüzyıldan başlayarak yazılı basın alanında meydana gelen gelişmeler daha sonraları basının 4. Güç olarak kabul edilmesiyle sonuçlanmıştır (Gezgin, Suat. www.konrad.org.tr). Hatta ülkelerin ekonomik ve sosyal yapılarına bağlı olarak bu sıralamada ikinci veya birinci sıraya dahi yerleşebilmektedir. Rivers, Amerikan Medyasını ‘’ikinci hükümet’’ second government olarak tanımlamıştır (Rivers, 1982:213). Basın özgürlüğü olgusu da teknolojik gelişmelerle birlikte, yani radyo, televizyon, internet gibi medya araçlarının etki alanını genişletmesiyle, genel anlamda iletişim özgürlüğü kavramına dönüşmüştür.

Günümüzde demokratik sistemlerde medya çok önemli bir rol üstlenmektedir. Bu araştırmanın amacı yerel medya kavramını ve yerel medyanın demokrasi açısından önemini vurgulamak ve açıklamaktır. Bu incelemede yerel medyanın demokratik katılım ve temsiliyet anlamında konumu tarihsel süreç içinde araştırılmış ve değerlendirilmiştir.

YEREL MEDYANIN DEMOKRASİ AÇISINDAN ÖNEMİ

Medyanın kamusal görevlerinin başında haber verme görevi gelir. Modern demokrasilerde basının hiçbir engele uğramadan tüm yönleriyle haberleri nakledebilmesi özgürlükçü düzen açısından hayati bir öneme sahiptir (Demir, 2007:15). Her çeşit bilgiyi bireye ve topluluklara aktaran, bilgilendirme, bilinçlendirme, eğitme, yönlendirme, duyguları dile getirme, toplumsal ilişki kurma, eğlendirme ve uyarma gibi çok önemli görevleri üstlenen medyanın demokrasi içerisinde bu denli önemli bir yeri olması çok doğaldır. Demokratik toplumlarda bu derece önemli bir konumda olmak medyaya ayrıcalıklar sağlamakla beraber, birtakım sorumlulukları da yüklemektedir. Bu nedenledir ki medya çalışanlarının ve sahiplerinin  bu sorumluluğun bilincinde, eğitimli ve meslek ahlakına sahip bireyler olmaları beklenir.

Deneyimlerin, düşüncelerin, tepkilerin, duyguların paylaşılmasını sağlayan medya, bireyler arasındaki iletişimin temelidir. İletişim kuran karşısındakini (izleyici, dinleyici yada okuyucu) istediği biçimde etkileyebilir. Kişi de bunları algılayıp yorumladıktan sonra yanıt verir, yani belirli bir tepki gösterir. Bu iletişim kişinin kendisini tanımasına da yardımcı olur. İletişim kurarken kişi kendi inançlarını, duygularını daha iyi çözümleyebilir. Dinleyerek, izleyerek ve okuyarak kazandığı bilgilerle de seçim yapma olanağı doğar. Bu iletişim olağanüstü durumlarda, siyasal ya da toplumsal değişim dönemlerinde daha da önem kazanır. Toplumun yapısında sürekliliği sağlayan da, değişimi yaratan da iletişimdir. Kısacası, günümüzde kitle iletişim araçları günlük yaşam pratiklerine daha fazla nüfuz etmekte, tüm toplumsal ilişkileri etkilemekte ve yönlendirmektedir. Bu durum sonucunda, bir olgu olarak, çağdaş toplumlarda bireylerin maddi varoluşlarının simgesel ilişkileri (ideolojiler), büyük ölçüde medyanın oluşturduğu bir yapı içinde üretilmekte ve ideolojik duruşlar belirlenmektedir (Kaya, 2009:9-26).

Demokrasi toplumlara tepeden inme uygulanacak bir sistem değildir. Toplumun en küçük biriminden en geniş birimine kadar yani bireylerden devlet yapısına kadar her kademede uygulanması ve sindirilmesi gerekmektedir. Yazılı olarak kanunlarda olması da yetmez, işlevsellik kazandırılmalıdır. Başka bir deyişle demokrasinin ayrıntılarda uygulanabilir olmasını sağlamak gerekir, aksi halde genelde de işletilemez. Bu nedenle yerel gazetecilik, yerel basın, yerel radyo ve televizyon, kısacası yerel medya çok önemlidir.

Yerel medya, bulunduğu ilin, bölgenin, yörenin geleneklerini, göreneklerini, alışkanlıklarını, kültürünü, sorunlarını, güzelliklerini, taleplerini, kendi dili, lehçesi, aksanı ve espri anlayışı ile sunmakta ve bölgesinin gözü, kulağı ve sesi olmaktadır. Halkı ile diğerleri arasındaki iletişimi sağlamaktadır. Kişiler yaşadığı çevreye, kültüre ve topluluğa bağlılık, yakınlık ve ortaklık duygusu ile yaşamaktadır. Yerel medya aynı zamanda kişilerin bölgelerindeki tek başvuru kaynağıdır. Bu anlamda yerel medyanın bir diğer önemli kamusal sorumluluğunun eğitim olduğu açıktır. Bu nedenle  yerel medyanın içinde barındırdığı güç ve potansiyel özellikle demokrasi  açısından dikkat çekicidir.

Özellikle son yıllarda yaygın medyanın ticarileşmesiyle birlikte demokrasi kavramında yerel medya konusu yeniden gündeme gelmiştir. Demokrasinin yerelleşmesi ve yaygınlaşması, tabana yayılmasına yönelik olarak yapılan tartışmalar ve kavramlaştırma çabalarının içerisine yerel medya da oturtulmuştur. Genel olarak söylenen, yerel medyanın demokrasinin kurumsallaşıp kökleşmesine ve yurttaşlık bilincinin artmasına yardımcı olacağı yönündedir (Belovacıklı, Mete, byem.gov.tr).

Yerel gazeteciler insanları harekete geçirirler, çünkü onlar insanların yakın çevrelerinde olan biten hakkında, yaşadıkları hakkında, bildikleri ve bir kategoriye koyabildikleri şeyler hakkında haber yaparlar. Demokrasi küçük çevrede öğrenilir. Özgür ve bağımsız yerel medya bunun için vazgeçilmez şarttır ve yerel gazeteciler de aynen politikanın en yüksek liglerinde oynayan gazeteciler gibi iyi eğitim almış ve meslek ahlakına sahip olmak zorundadırlar (Bajohr, Walter. www.konrad.org.tr).

Yerel medya; demokratik yaşam ve eğitim açısından büyük öneme sahiptir.  Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal yapıda yerel medyaya önemli görevler düşmektedir. Fakat ekonomik ve siyasal nedenlerden dolayı yerel medyanın buna cevap verememesi veya verdirilmemesi ülke açısından problemlerin çözümündeki  anahtar rolünü yerine getirememesine yol açmaktadır.

MEDYANIN DEMOKRATİK İŞLEVLERİYLE İLGİLİ SORUNLAR

Öncelikle vurgulanması gereken husus Türkiye’de basının ortaya çıkışının “Batı”dan farklı bir seyir takip ettiğidir. Batı Avrupa’da toplumsal ve ekonomik gelişmelerin neticesi olarak ortaya çıkan basın, Türkiye’de yukarıdan, yönetenlerin talebiyle ve siyasal gücünün etkisinin daha baskın olduğu bir yapı olarak teşekkül etmiştir (Demir, 2007:3).

Aslında her dönemde iktidar konumundakiler, kendi hareket alanlarını kısıtladığı düşüncesiyle, basın özgürlüğü kavramına tereddütle bakmışlardır (Gezgin, www.konrad.org.tr). Bu nedenle de sıklıkla sansür uygulamaktan kaçınmamışlardır. Sansür genellikle iletişim araçları tarafından üretilip dağıtılan bilgiyi bastırma ve çarpıtma süreci olarak anlaşılmakla birlikte, gerçekte bu süreç hem özendirme, hem de yasaklama biçiminde olabilir. Sansürcü kişi ya da kuruluşlar, belli bilgilerin kamuya yayılmasını isteyebilirler. Bu sansürün ‘’olumlu’’ yani özendirici yönüdür. Sansürün olumsuz yönü ise, bazı bilgilerin yasaklanması ya da çarpıtılması sürecini içerir (Mutlu, 2008:248).

Başlangıçtan bu yana medyanın üzerindeki siyasal baskıları dört dönem halinde incelemek mümkündür:

KAYNAKÇA

Belovacıklı, Mete,byegm.gov.tr

Bulut,S. 2009, Sermayenin Medyası Medyanın Sermayesi, Ütopya Yayınları, Ankara

Demir,V. 2007, Türkiye’de Medya Siyaset İlişkisi, Beta Yayınları, İstanbul

Erinç,O. 2007, Türkiye’de Yerel Basın, İstanbul Üniversitesi Yayınları, İstanbul

Girgin,A. 2009, Türkiye’de Yerel Basın, DER Yayınları, İstanbul

Gezgin,S. 2007, Türkiye’de Yerel Basın, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, İstanbul

Kaya,R. 2009, İktidar Yumağı Medya-Sermaye-Devlet, İmge Kitapevi, İstanbul

Koloğlu,O. 1985, Osmanlı Basını: İçeriği ve Rejimi,Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi 1.Cilt,İletişim Yayınları, İstanbul

Mutlu, E. 2008, İletişim Sözlüğü, Ayraç Yayınları, Ankara

Rivers,W.L. 1982, The Other Government: Power and the Washington Media, Universe Books, New York

Topuz,H. 2003, Türk Basın Tarihi, Remzi Kitapevi, İstanbul

Tökin, Füruzan Hüsrev, 1963, Basın Ansiklopedisi, Kulen Yayınevi, İstanbul

Williams,R.2006, Anahtar Sözcükler, iletişim Yayınları, İstanbul

www.konrad.org.tr/medya%20mercek/20bajohr

 http://www.ratem.org

www.konrad.org.tr/medya%20mercek/19gezgin

1 Yorum Türkiye’de Yerel Medya ve Demokrasi / Nevriye Yıldırım Bezmez

  1. Merhaba…yazınızı okudum nevriye hanım..kaleminize sağlık..
    fakat bence demokrasi, özgürlük, bağımsızlık vb bunun gibi kavramlar ancak çok gelişmiş toplumlarda konu olabilir..bugün bile bir elin parmak sayısını geçmeyecek ülkeler için geçerli diye düşünüyorum..sağlıklı bireyler bunu yasar ve yaşatır..
    gelelim türkiyeye bizim için handikap çok ….mesela düşünce yapımız..herkesin düşünce yapısı birbirine ters yani ortak noktada buluşmak imkansız..eğitim seviyesinin düşük olmasi da bir etken tabiki..ki bizler en basiti trafikte bile birbirimize saygısız davranan kişilerin oluşturdugu bir toplumuz. ..yani işin özü biz demokratik bir ülke durumuna henüz gelemedik…
    asıl konu medyaya gelelim…sadece birkaç grubun tekelinde bulunuyor maalesef ve ayrıca bunların tarihine baktığımızda yahudi menşeili olduğunu görürüz bu yüzden sansür uygulaması olması zaten gerekli bir durum. .düşünce ve basın özgürlüğü adı altında kişi ve kurumlara seviyesizce belaltı vuruşlar yapılıyor..Bu durum avrupa ülkelerinde bile mevcut ve avrupada ki önlemler bizimkinden daha katı..uzun lafın kısası toplum olarak bence henüz daha demokrasi ve basın özgürlügüne hazır değiliz….saygılar. ..

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.