Trende… (2) / Muzaffer Candaner

İLK BÖLÜMDEN:

Gazeteci Yüksel Çetin, Gazeteciler Birliğince düzenlenecek törende ödül almak üzere, Toros Ekspresi ile Adana’dan İstanbul’a gidiyordu…

O güzel kadın Sevgi Sungur ile trende tanıştı… Duruşunu, tavrını beğendi…  Maceralı yolculuktaki uzun sohbetlerinden duyduğu haz ile Sevgi Hanım’dan hoşlandığını hissetmeye başlamıştı.

 

İKİNCİ BÖLÜM:

Tren, sabahın erken saatlerinde Haydarpaşa Garına girdi…  Yüksel Bey ile Sevgi Hanım Perona birlikte indiler.

Sevgi Hanım’a  ‘nereye gideceğini’  sorarken onun el salladığı tarafa baktı;  iri kıyım, yakışıklı birinin kendilerine doğru yaklaşmaya başladığını gördü…  ‘Sanırım vücut şampiyonu’  diye düşündü.

Sevgi Sungur koştu, adamın boynuna atladı, elinden tutup getirdi, Yüksel Bey ile tanıştırdı:

-“Nişanlım Cevdet…  Kendisi, spor salonları zinciri işletmecisi”

Böylece, İstanbul’daki ilk dakikasında ilk şok sürprizi yaşayan Yüksel Çetin;  Cevdet Bey ile tokalaşırken, iç sesi futbol tabiriyle  ‘Yine mi ofsayt!’  diye feryat etmekteydi.

 

-“Sizi mutlaka ablamla tanıştıracağız…  Akşam yemeğine bize davetlisiniz.  Telefonlaşalım, sizi aldıracağız”  diyen Sevgi Hanım ve nişanlısı gardan ayrıldılar.

 

Yüksel Çetin, kafasında  ‘MUTLAKA TANIŞMASI GEREKEN ABLA’  figürüyle birlikte; törenin yapılacağı Kadıköy’e yollandı.

Arkadaşlarıyla buluştu, hasret giderdi…  Şakaların uçuştuğu, neşeli ve samimi ortamdan memnuniyet duydu…  Muhabirlikten yetişmiş arkadaşlarından Sungur Ailesi hakkında; Azeri kökenli ve petrol zengini oldukları, babanın vefatından sonra o sınırsız servetin iki kız kardeşe kaldığı,  onların da Bakü’den İstanbul’a göç ettikleri, ailede patronun cemiyetçi abla Sevda Sungur olduğu istihbaratlarını aldı.   

Öğleden sonra tören gerçekleştirildi…  Konuşmalar yapıldı…  Bildiriler sunuldu…  Ödülünü aldı… Kutlamaları müteakip tören sonlanırken Sevgi Sungur aradı…  Kendisinin nereden alınacağı kararlaştırıldı.

 

Resmi kıyafetli, şapkalı şoför geldi…  Siyah renkli, dev gibi bir Jeep ile Polonezköy’e gidildi…  Hizmetkârlar onu oralara özgün yapıdaki koca bir çiftlik evinin salonuna aldılar.  Salondaki küçük kız kardeş Sevgi ve damat adayı Cevdet onu  “Hoş geldiniz”  diyerek karşıladılar…  Biraz sohbetten sonra, merakını yenemeyip, tam  ‘Ablanız nerede?’ diye soracakken; bir muhteşem varlık iç merdivenlerden manken edasıyla salına-salına inmeye başladı… Geldi, kardeş Sevgi’nin yanında, Yüksel Bey’in karşısında durdu, o da ‘Hoş geldiniz’  diyerek elini uzattı…  Yüksel Bey o eli kibar bir tavırla öptü.  

Görüldü ki:  Küçük kız kardeş Sevgi, bir yıldızdı…  Abla Sevda ise Kutup Yıldızı.

Seremoni tamamlandı…  Yemeğe geçildi…  Gazeteciler Birliği’ndeki tören hakkında sorular soruldu…  Yüksel Bey bunları cevapladı.

 

Sonra, Sevda Sungur, kesintisiz şu konuşmayı yaptı:

-“Biz sizi tanıyoruz Yüksel Bey…  Sanırım siz de buraya gelmeden hakkımızda gereken bilgileri almışsınızdır.  Sevgi’yi Adana’ya, sizi buraya bizzat davet etmesi için ben gönderdim. Büronuza gelmiş, İstanbul’a hareketinizi öğrenince o trene yetişmiş. Yani trendeki karşılaşmanız bir rastlantı değildi…  Özellikle seçilmiştiniz.  Şimdi buradasınız.

Bizim, çiftliğin batı ucunda, faal durumda bir matbaamız ve Sevgi’nin yönetiminde modern bir yayınevimiz var.  Bahsettiğim tesislerde  ‘DEKLARE EDECEĞİM POLİTİKALARI ÖN PLANA ALACAK’ mükemmel bir günlük gazete çıkarmayı istiyorum. Bu projenin gerçekleşmesi için sizi buraya CEO olarak atayacağım… Siz de Başyazar olarak  ‘BENİM KİŞİSEL GÖRÜŞLERİMİN DE YANSITILDIĞI’  bir köşeyi kullanacaksınız.

Her türlü yetkiyle donatılacak, istediğiniz miktarlı bütçeye sahip olacak, fikirlerime muhalefet etmeyecek kişilerden oluşacak dilediğiniz gibi kadro kurabileceksiniz. Zamanla Türkiye’nin en yüksek tirajını yakalayacak…  Milletvekili maaşı, artı pirimle taltif edileceksiniz”

 

Bu konuşma ile birlikte yemek de bitmişti…  Sevda Hanım masadan kalktı… Yüksel Bey’e hitaben:

-“Yorgunsunuzdur…  Misafirimizsiniz…  Dinleniniz. Cevabınızı yarın sabah verirsiniz”  Dedi. İç merdivenlere doğru yürümekte iken; Yüksel Çetin onu şu sözleriyle durdurdu:

-“Bir dakika Sevda Hanım…  Dinlemek lütfunda bulunursanız, ben cevabımı şimdi vermek istiyorum!”

 

DEVAM EDECEK (3 cü ve son bölüm gelecek sayıda)   

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.


*