Sonbahar / Fatma Nur Zunluoğlu

Ahh sonbahar. Vedalarla yüklüsün. Sen benim kalemimi çürütürsün. Yaralı ellerime derman bulduğumda çürüyen kalemim yazmama fırsat vermezken mısralarım kayboldu. Ahh sonbahar. Benim bitmek bilmeyen gurbetim. Aşkı koca bir kor gibi koyuyorsun yüreğime. Fakat susmak yara oldu içime. Kabuğuyla oynadım durdum, değiştirdiğim kelimelerimle. Acı hissedilmek isterdi. Bir kalbim olduğunu hissettiğimde onulmaz bir yaram olduğunu da hissediyordum.
Bazı duyguların tarifi hiç olmadı. Bazı duyguları şimdi hangi kelimelere yüklesek yalan oluyor. Tarifini edemediğim hislerime şimdi ne söylesem tesir etmiyor. Ne korkunç birikimdi şu kelimeler. Yaramı saramıyordum ve bu da bir yaraydı. Üzerimde garip bir yorgunluk vardı. Belirsiz bir bakış. Gün geçtikçe daraldığından habersiz inatla yürümeye devam eden bir dünya. Yoluma taş koyar gibi hayallerimi eğip büken yolculuklar. Ve hakikat..
Ahh sonbahar. Yürüyorum uçsuz bucaksız. Önümde sapsarı yapraklar. Hayran kalıp elime aldığım her kuru parçası çatırdamaya mahkûm. Gözlerimi alan güzelliği ayaklarımın altında çiğnenip gidiyor zamanla. Aylarca sıkı sıkıya sarıldığı dallarına tek celsede veda ediyor yapraklar. Ya da vazgeçmek aklının ucundan bile geçmezken bir rüzgâr uğultusu koparıyor onu yuvasından. Nasıl bir mevsimsin ki dindiremediğim tüm fırtınaların adı oluveriyorsun. Sana saklıyorum ruhumu. Düşlerimi sende kuruyorum. Gözlerim seni arıyor. Bulamadığı her sessizliğin arkasına puslu camlara yazar gibi senden bir şeyler bırakıyor. Cevabını veremediğim tüm sorularıma cevapsın şimdi. Öyle gizli, öyle aşikar.

 

 

2 Yorum Sonbahar / Fatma Nur Zunluoğlu

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.