Şimdi Aşktı Hayatın Özü / Tuğba Erlik

 

Ah ne kadar da çok tekrarlıyordu bu cümleyi aslında “artık tahammül edemiyorum” artık ilişkileri iyi gitmiyor ve tahammül edemiyordu.

Oysa ne kadar da hevesliydi, onsuz yaşayamam diye kendi kendine söylenirken. Evet çok sevmişti onu, çok alışmıştı ona, ama kişiler her zaman birbirine aynı deli rüzgarla esmiyordu, bazen keskin cam kırıkları dört bir yana saplanıp delik deşik ediyordu tarafları.

Gün geçtikçe bağırıp çağırmaya, gözdağı vermeye daha da bir alışıyordu insan. Bazen vahşi bir kedi gibi zarafetle ve sinsice, bazen de fokur fokur kaynayan bir çaydanlığın kapağının aniden açılıp tüm basıncın dışarı taşması gibi gizleyemeden alenice yapıyordu bunu.

Her sabahki gibi sıradan bir kahvaltı.

Bütün aile her sabah aynı saatte kahvaltı yaparlardı zaten, ailenin bir arada olduğu neredeyse tek öğündü. En azından sabahları bir arada olup birbirlerinin  yüzünü görmeleri, o günkü yapılacakların sohbetiydi paylaşacakları. Tek derdi aile bağlarının iyiden kopmamasıydı. Eşiyle arasındaki boşluk, artık elle tutulacak  kadar yoğun olmaya başladığında ne kadar zorlandığını fark etti. Çocukları büyümüş, üniversite hayatının yoğunluğu ve sosyalliği içinde akıp gidiyolardı.

Tam 20 yıl… O çok sevdiği adamla evlenen, şimdilerde aşk ve tutkunun adını unuttuğu, her şeyin sıradan alışkanlıklara döndüğü, sorumluluklarla dolu tekdüze bir hayatı olan bir kadın…

O, çok sert görünen kabuğunun altında, derinlerde, her zaman bir çocuk yaşatmıştı ki, dedim ya eşiyle arasındaki boşluk aslında elle tutulacak kadar yoğun da olsa, birikse de dertler taşmıyordu. Çocuk yanı, muzip bir arkadaştı her zaman ona, onu oyalıyor avutuyordu. Ama bazen de boşluktaydı, hatta boşluğa gebeydi. Sanki bu boşluk gün be gün daha da büyüyordu.

Yine o sıradan sabah kahvaltılarının birinde,ateşte  kaynayan çaydanlığı fark etti. Ocağın altını kıs, dedi kızına. Ondan başkası fark etmezdi zaten çaydanlığın taşacağını. Her seferinde su kaynıyor, taşmak üzereyken onun müdahalesiyle altı kısılıyordu. O fark etmese, su taşsa herkesin tepkisi nasıl olurdu? Bu sıradanlığa karşı direnmesi aslında alışkanlıklarından vazgeçemeyişiydi.

Derin bir sessizlik çöktü mutfak masasına. Bir anda müthiş bir endişe kapladı içini. Etrafındaki herkesin gizliden gizliye kendisine acıdığı şüphesine kapıldı. Öylesine büyüdü ki bu düşünce nefesi kesildi suspus oldu. Bugün olan biten her şeyde bir anormallik vardı. Ama işte onu asıl ele veren bu aralara serpiştirdiği suskunluklar, duraklamalardı.

Eşinin, yıllarca aşkın inceliklerine vakit bulamadığı bir dünyada, aşk daha büyük bir önem kazanmaktaydı onun hayatında. Çünkü aşk, hayatın asıl özü ve gayesiydi.

Bundan birkaç yıl önce biri düşmüştü gönlüne, çok yerler dolaşmış, çok baharlar geçirmiş, çok hikayeler toplamıştı ama bu kişide dili lâl olmuştu.

Bu güzel adamın hançer gibi bakışlarını iki yıl sinesinde taşımıştı. Onu gördüğünde deli bir rüzgar esmiş, sanki tabiat bile olacaklara şahitlik etmekten çekilmişti. Yüreği hızlı atmış, zira yeni bir şeyler görmeye başlamıştı. Yanlış yapmaktasın, diye mırıldanmıştı kendi kendine birçok kez. Birden istemsiz ve güvensizce irkildi kendi kendine. Bulduğu ruhunun eşi, canının dengiydi. Şimdi artık hayatına eklediği bir virgül ve koyacağı bir nokta vardı. Kim olursak olalım, dünyanın hangi yerinde yaşıyorsak yaşayalım, derinlerde bir yerde hepimizin bir eksiklik duygusu vardır. Onun da eksikliği aşktı. Niyeti kötü değildi, kelimeler dizildi boğazına, susmayı tercih etti. Ama onu düşünmekten de kendini alıkoyamıyordu. Çünkü adamın halinde, tavrında, bakışlarında, ne denli sıra dışı olduğunu gösteren, hissettiren o kadar çok şey vardı ki… İşte bu yüzden aklından bal gibi dökülen düşünceler ailesinin kulağına zehir gibi gelebilirdi.

Ama artık yaşamak istediği hayatın bu olmadığına karar verdi ve artık kapağı kapalı çaydanlıktaki kaynayan su, bir gün taşacaktı.

 

(Alışkanlıklar üzerine kurulmuş ve yine bu yüzden devam eden ilişkiler ölmeye mahkumdur .Mahkumiyet ağır bir yüktür, bu yükü taşımayın, kendinizi kaybetmeden kendinize sarılın.)

Yazarın diğer yazıları

1 Yorum Şimdi Aşktı Hayatın Özü / Tuğba Erlik

  1. Etkileyici, ilgi uyandırıcı bir yazı ve sıkılganlıgı yok edici şekilde dizayn edilmis. Bu hikayenin devamı da olmalı .

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.