garip
garip
garip

Şiiri (S/Y)oldan Çıkarmak!/ Furkan Çirkin

01 Eylül 2019 0
reklam

Seyhan Erözçelik ilk kitap şiir ödülünde, bu yıl ödül ikinci kitaba verilmiş. Çok mu önemli? -Bence değil(di). Buradaki amaç genç şiiri görünür kılmak olduğu için eğer nitelik olarak ödül gerçekten iyi bir şiir kitabına verilmişse bir özür veya makul bir açıklamayla bu durum izah edilmeye çalışılabilirdi. Kaldı ki eleştirilerde bulunanlar da kendi açılarından sonuna kadar haklıyken… Ortada bir ödül şartnamesi mevcut ve burada açıkça ‘‘ödül ilk kitaba verilir’’ deniyor. Öyle ‘‘ilk kitap niteliğinde sayılabilecek bir kitaba verilir’’ ya da ‘‘ilk kitapmış gibi olan bir kitaba verilir’’ falan denmiyor. Ki dense bile eleştiriler yine de gelebilirdi.

Olaya iki perspektiften bakılabilir. İlk olarak; şiir, muhalif duruşun kalesidir. Bu mecrada kurallar sadece genel şablonu çizmek için vardır. İlk kitap ödülünün amacı da bu ödülün genç şairlere, yeni kitap çıkaran şairlere verilmesidir. Bu açıdan jüri (ki ben jürinin tamamının da bundan sorumlu olduğunu sanmıyorum) eğer çok gerekli gördüyse, ortada ilk kitap olmamasına rağmen çok iyi bir genç şiir mevcut diye kanaat getirdiyse bir özür yazısıyla veya makul bir açıklamayla bu durumu izah edebilirdi. Bence hiç de sorun değil. Örneğin dergilerde yayınlanmış şiirlerin tekrar yayınlanmaması kuralı da genel bir şablon çizip bir amaca hizmet etmektedir. Aynı okur kitlesine ya da benzer okur kitlesine başka dergi adları altında aynı şeylerin sunulup durmaması önemli bir neden. Benzer bir durumu henüz bu hafta ben de yaşadım. Yelkensiz’in yeni sayısı için gelen şiirlerden bir tanesi önceden bir fanzinde yayınlanmıştı. Arkadaşım da haklı olarak, şiir iyi ama bunu yayınlamayalım eleştirisi getirdi. Benim söylediğimse bunun pek de önemli olmadığıydı. ‘‘Etik meselesi, kural kuraldır’’ falan deyip yayınlanmış bir şiiri tekrar asla yayınlayamayız, dememekti. (‘‘Kaldı ki şiir gönderirken daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış olmalı’’ diye bir kural da konulmamıştı.) Zira o fanzinde okuyanlarla burada okuyacak olanların neredeyse tamamı farklı kişiler olacak. Yelkensiz’de bekâret takıntısı yok! Yine mesela bir başkası, bir şiirini matbu herhangi bir dergide yayınlamamış ama tüm sosyal medya hesaplarından ve tüm sanal mecralardan görmeyen kimse kalmayana dek paylaşmış olabilir. Daha önce yayınlanmamış bu bakire şiiri derginize alabilirsiniz çok rahat bir şekilde. Cemal Süreya’nın Nü şiirindeki ‘‘Önü Kapalıçarşı/ Arkası Mısırçarşısı’’ mübarek. Sonuç olarak; jürinin kendi koyduğu kuralı çiğnemesi durumu, ilk perspektiften bakılarak maruz görülebilir.

Diğer perspektiften bakıldığında ise; bir şartname yayınlıyorsun ve artık o senin tekelinden çıkıyor. Örneğin; Varlık dergisi gençlik ödülleri verilirken otuz yaş sınırı şart koşulmaktadır. Otuz beş yaşındaki birine bu ödülün verilmesi ne kadar mantıklı bir şekilde izah edilebilir. Bu açıdan bakıldığında, mevcut olaya getirilen eleştiriler tamamen haklıdır. Dolayısıyla yapılan açıklamalar da bu eleştirileri getirenlerin haklı olduklarını kabul edip durumu izah etmek üzerine olmalıydı.

Sonuç olarak; olaya iki perspektiften de bakılabilir. İkisini de anlayabilirim. Ama mafya üslubunu asla… Yok ‘‘it ürür kervan yürür’’ yok ‘‘arkasından yüz itin havlamadığı kurda kurt denmez’’ falan… Ne o! Şiiri (s/y)oldan çıkarıp ülkü ocaklarına tescillemeye çalışıyorsunuz da haberimiz mi yok!

BENZER KONULAR
YORUM YAZ

YAZARLAR