Sevtap Ayyıldız: “Bu hayata katlanmanın yollarından biri yazmak. Önce kendim için yazıyorum. Çocukken, gençliğimde günlük tutardım. Şimdi ise öykü yazıyorum. Yazmak bir tür rahatlama sağlıyor, içini boşaltıyor insan. Yani ruh sağlığıma iyi geldiğini düşünüyorum.”

Söyleşi : Türkan Gültekin

 

Yazar Sevtap Ayyıldız’la yazmak ve yazarlık üzerine konuştuk.

 

Kısaca kimdir Sevtap Ayyıldız?

Öğrencilerime ilk derste kendilerine “ben kimim” diye sormalarını isterim. Zor bir soru. Şimdi kendime soruyorum ve aklıma ilk gelen insan olmanın bilincine varmaya çalışan herhangi biri oluyor. Ya da şöyle söyleyeyim, içinde her zaman yazma isteği olan fakat fırsat buldukça yazabilen, anne ve felsefe öğretmeni, öykücü.

En çok hangi yazarları okuyorsunuz?Kimlerden etkileniyorsunuz?

Yaşar Kemal, Sevgi Soysal ve Sait Faik’in yeri ayrı. Onların dışında severek, beğenerek okuduğum öyle çok öykücü var ki. En son okuduklarımdan Murat Özyaşar’ın Sarı Kahkaha’sı müthişti ve herkese  öneririm.

Hangi tür kitapları okumaktan hoşlanıyorsunuz? (Kitap seçerken belirli bir tarzınız var mı? Kişinin bir tarzı olmalı mı? Yoksa her türden kitabı okumak mı gerekir?)

Benim yazarlarım vardır. Romanda da öyküde de onları takip etmeyi seviyorum. Mesela Ahmet Büke ne yazsa okurum ya da M. Vargas Llosa. Seçimlerimiz tarzımızı belirliyor sanırım. Mesela polisiye bana göre değil. Okuduğumda tat bırakmıyor kesinlikle.

Karakter oluşturmak için çok insan tanımak gerekiyor mu? İki kitabınızda da anlattığınız karakterleri tanıyor musunuz, gözleme mi dayalıdır anlatımınız?

Gerekmiyor bence. Evden çıkmadan da yazılabilir. Gözlemlediğim hatta peşinden gittiğim karakterlerim de oldu tamamen hayal ürünü karekterlerim de. Özellikle şunu yazacağım diye gözlemlemedim ama bazen bir ayrıntı farkına varmadan takılı kalır hafızama ve o ayrıntı ilk cümleyi yazdırır. Sonra devamı gelir.

N’için yazıyorsunuz?

Bu hayata katlanmanın yollarından biri yazmak. Önce kendim için yazıyorum. Çocukken, gençliğimde günlük tutardım. Şimdi ise öykü yazıyorum. Yazmak bir tür rahatlama sağlıyor, içini boşaltıyor insan. Yani ruh sağlığıma iyi geldiğini düşünüyorum.

Bir kitabın başarılı olabilmesi için sizce olmazsa olmaz koşul nedir?

Başarılı derken çok satması kastediliyorsa orada kriterler belirlidir çoğunlukla. Oysa çok satanlar ya da popüler olan kitaplar edebi anlamda iyi olmuyor her zaman. Başarılı bir metin okuyucusuyla samimi bir bağ kurabilen metindir bana göre.

Yazarlık öğrenilecek bir şey midir? Eğer öyleyse siz nasıl öğrendiniz?.

Öğrenilir mi bilmiyorum ama çalışmak gerek. Yetenek ve çalışmak bir de iyi bir okur olmak. Bazen bir öyküyü defalarca yazmak gerekir. Bir cümle yazılır, silinir, yazılır, silinir. Bazen de ilk yazımda olmuştur öykü.

Kendinizi yazmak için şartlandırır mısınız? “Günde şu kadar yazmalıyım” gibi; yoksa fikirleriniz geliştikçe mi yazarsınız?

Disiplinli bir yazar değilim. Günde  şu kadar yazmalıyım diye kurallarım olmadı hiç. Bir oturuşta kaba taslak bitirdiğim de oldu, aylarca bitiremediğim öyküm de oldu.

Yazarken çektiğiniz zorluklar nelerdir?

Öncelikle zaman ve mekan. İki çocuk annesi olarak önceliğim hep çocuklarım oldu. Sabah erken kalkıp okula yani işe gitme durumu var bir de. Ayrıca bana ait ne çalışma odası ne de masam var. Çantamda sürekli bir not defteri ile dolaşıyorum. Cümleler beni bulduğunda onları yazabilmek için.

Yeni yazarlar ilk kitaplarını büyük bir yayınevinden bastırabilir mi? Yoksa küçük yayınevlerini mi denemeliler?

Bastırabilirler bence. Cesur olmak gerekir.

Üzerinde çalıştığınız yeni bir kitabınız var mı? Varsa hakkında bilgi verebilir misiniz?
Yeni bir öykü dosyası var. Yıl sonuna bitirmeyi istiyorum.


Türk yazarlar içerisinde bu kişinin eserleri beni yazar olmak için çok iştahlandırdı diyebileceğiniz bir yazar var mı?

Benim çocukluğumda Kemalettin Tuğcu’nun kitapları çok popülerdi. Bense hiç sevmemiştim o kitapları ve oradaki acıyı. Samed Behrengi, Enid Blyton okurdum. Onlara özenmiş olabilirim.
Bir yazar için zaman ne demektir?

Yazamadığım zaman geçmek bilmeyen bir şey, yazdığım zaman ise su gibi akıp giden şey.


Yazılarınızı yazarken hayalgücü sınırlarını zorladığınızı hissedip bunun toplumsal yargılarla ters düşebileceğini hissettiğiniz oldu mu? Eğer hissettiyseniz sildiniz mi yazdıklarınızı?

Olmadı.
Kitaplarınızda yazmaya başlamadan önce bir toplumsal mesaj düşüncesi ile mi başlarsınız yoksa bu yazarken şekillenebilecek bir durum mudur?

Hayır, toplumsal mesaj vermek amacıyla başlamam. Kendimi mesaj vermek zorunda hissetmem genellikle.

 

 

1 Yorum Sevtap Ayyıldız: “Bu hayata katlanmanın yollarından biri yazmak. Önce kendim için yazıyorum. Çocukken, gençliğimde günlük tutardım. Şimdi ise öykü yazıyorum. Yazmak bir tür rahatlama sağlıyor, içini boşaltıyor insan. Yani ruh sağlığıma iyi geldiğini düşünüyorum.”

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.