Sessiz Aşk / Cavit Arslan

Murat odasındaki takvime baktı. Aslı’yı görüp ona âşık olmasının üzerinden on ay sekiz gün geçmişti. Onu her görüşünde söylemek istedikleri içinde sıkışıp kalıyordu. Onunlayken kalbi yerinden çıkarcasına çarpıyor; yanında saatler, saniyelik anlar gibi geçiyordu. Göremediği her an her dakika onu düşünüyordu. Artık zamanı gelmişti. Aradığı, son nefesine kadar yanında olacağı, elini hiç bırakmak istemeyeceği kişiyi bulmuştu. Evlilik teklifi, birlikteliği sonsuza taşıyacaktı.

Nasıl teklif edeceğini düşündüğünde damağı kurudu, dili bir anda düğüm düğüm oldu. Onunla sıradan bir konuşma bile imkânsız iken evlilik teklif etmek bir hayli zorlayacaktı. Bu anı ölümsüzleştirmek istiyordu. Aklına güzel bir fikir geldi. İçindeki heyecan Murat’ı odasının içerisinde oradan oraya savurdu. Ruhundaki savrulma durulduğunda, “Şimdi hazırlık zamanı” dedi.

Aslı, sabaha her zamanki rutininde başladı. Hazırlanıp otobüse yetişmek için her zamanki saatinde yola çıktı. Apartmanın kapısına yaklaşırken kapıcının bakışlarını ve gülümsemesini fark etti. Kapıyı açan kapıcı:

“Murat’la evlenir misin?” diye sordu. Aslı afallamıştı.

“Efendim, anlamadım.” dedi. Kapıcı, çoktan arkasını dönüp gitmiş, Aslı şaşkınlığıyla kalakalmıştı. “Hayırdır inşallah!” diyerek apartmanın kapısından çıktı. Yolun karşısına geçti, kahvaltılık böreğini almak için fırına girdi.

“İki börek lütfen.”

Bu kez, dükkân sahibi paketi uzatırken, “Murat’la evlenir misin?” diye sordu. Fırıncının yüzünde kocaman bir gülümseme vardı. Aslı, bir şeyler olduğunu anladı. Gülümseyerek dükkândan çıktı. Yüzündeki gülümsemeyle yürürken neler olduğunu düşünüyordu. Bu kez yolunu, elinde bir buket çiçekle, çiçekçi kesti:

“Murat’la evlenir misin?”

Aslı’nın gülümseyişi büyüdü. Çiçekleri aldı. Kokladı. Neler olduğunu sezmiş, sırada kimlerin olduğunu merak ediyordu. Beklediği otobüse binerken şoför soruyu yineledi. Aslı artık soruları duymamaya kendi iç heyecanında sarhoş olmaya başladı.

Otobüs çalıştığı şirketin önünde durdu. İndiğinde bu kez karşısında annesini gördü. Annesi de kendi mutluluğu içinde soruyu yineledi. Annesini öptü. Şirket binasına girerken arkasından annesi geliyordu. Şirketteki tüm arkadaşları girişte toplanmıştı. Tüm gözler onun üzerindeydi. Topluluğun içinden birisi geri saydı: Üç, iki, bir. Arkadaşları bir ağızdan;

“Murat’la evlenir misin?” diye bağırdılar. Topluluk, yavaş yavaş ikiye ayrıldı ve aralarından kendine yaklaşan Murat’ı gördü. Elinde küçük bir kutu vardı. Aslı’nın yüzü hem sevinçten hem de tüm gözlerin üzerinde olmasından kıpkırmızı oldu, bu çok hoş bir duyguydu.

Murat iyice yaklaştı işaret diliyle “Benimle evlenir misin?” diye sordu.  Üç yaşında konuşma yeteneğini kaybetmişti. Sesini duyurabilse, avazı çıktığı kadar onu çok sevdiğini haykıracaktı. Tüm dünyaya onunla evlenmek istediğini duyuracaktı. Aslı, işaret dili ile Murat’a “Evet” dedi. Zaman durmuş, şimdi onları izliyordu. Dünya sanki ayaklarının altından kayıyordu. Kutudan çıkardığı yüzüğü parmaklarına takıp sarıldığında etraflarındaki herkes ellerini havaya kaldırıp sallayarak bu mutluluğa sessiz bir alkış tutuyordu.  

1 Yorum Sessiz Aşk / Cavit Arslan

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.