Serüven / Özlem Tüm

“Beni anlamanı beklemiyorum ama en azından anlamış gibi yapabilirsin.”

Artık sözler de yetmiyordu gidişimi anlatmaya.

“ Gittim ben, yokum.” diye haykırıyordu, bakışlarım oysa ki. Neden anlamıyordu ki?

Erol’dan gideli tam 5 ay olmuştu. İlkbaharın ilk salı sabahı Ankara uçağındaydım.

Yanıma oturan esmer genç, o güne kadar yüzleşmekten kaçtığım her şeyi bir bir döktü. Kalbim duracak sandım.  Uçak hiç havadan inmeseydi. Bir saatlik uçuş hiç bu kadar uzun ve keyifli gelmemişti.

Ben de istemezdim, gitmeyi. Evlendiğimiz gün, ömür boyu sürecek mutluluğa söz vermiştik. Ben tutamadım sözümü.

Ben gittim…

Evliliğimden, önce sevgim sonra saygım en son da kadınlığım gitmişti. Kör topal derler ya, öyleydik. Ama evlilikti işte. Akşamdan akşama görüşüyorduk. İkimiz de yorgun eve geliyorduk. O televizyon karşısında otururken uyur kalır, ben de bilgisayar başında rapor hazırlarken uyuklardım. Çoğu zaman vazifeden sevişirdik. Konuşamaz olmuştuk, sesimiz de çıkmazdı. Kimse bizden şikâyetçi değildi.

Ortak hayallerimiz hiç olmamış. Bulutların üstünde yürürken anladım, biz olamadığımızı.

Bulut yağmura dönüşür, yerde birikinti olur, yoldan geçen araba kaldırımda yürüyenlere sıçratır ya, sen kirlenirsin.

Tıpkı benim aşkım da yağmur tanesi gibiydi. Dingin, temiz ve masum.

Erol benim bulutumdu…. Beyaz bulutum… Mavinin içinde beni hep sarmalardı… Ben sarmalanmak ister miyim? Hiç sormadı.

İlkbaharda yeşerdim. Kalp atışımı fark ettim. Nisan yağmuru gibi sağanaktı duygularım. Esmer tende bir oldum. Ben oldum.

Gitmem gereken yer, her akşam görev gibi gittiğim ev değildi artık. Sarmalandığım güven yumağından sıyrıldım.

Gittim ben….

Anlaşılmak istemedim.

Yağmur tanesi gibi biriktim, doldum, taştım ve kaldırımdan geçenleri ıslatır gibi hem ben ıslandım hem Erol’u ıslattım.

 Evliliğimden gittim ben…

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.