Sadece bir düşten mi ibaretti gördüklerim? / Nalan Güven

Turkuaz yeşili denizi yararak içinden geçtik birlikte. Dönüşü olmadığını umursamayacak kadar emindik bu yolculuktan. Belki de bu yüzden korkutmuyordu bizi nereye gittiğimizi bilmemek… Rüzgâr değiyordu martıların kanatlarından yüzümüze… Gökyüzü avucumuzu değdirebileceğimiz kadar yakın, güneş yakmayacak kadar ılıktı… Sen bir şiir okuyordun, adı “Aşk” olan… Ben ağlıyordum mutluluktan… Yeryüzü ayaklarımızdan kayıp giderken sadece -biz- vardık bu âlemde…

Sonra ne mi oldu? Gözlerin kaldı geriye ve o bildik, kendinden emin bakışların… Bir de rüyada bile sorgusuz ardından gelen ben…

Düşlerin içinden hakikatlerin geçtiğini söylerdi anneannem. Her gecenin sabahı uzun uzun anlatırdım ona, uykuda gezip gördüklerimi. “Sus!” derdi sonra, “Sakın anlatma! Yoksa bir daha tekrar göremezsin aynı rüyayı.”

Ve büyüdüm ya da büyüdüğümü zannettim, kalabalıklar içinde bir başıma… Kimsenin bilmediği hayallerden, düşlerden bir dünya kurdum kendime. Belki biraz melankoli, biraz şizofren, biraz paranoyak… Ne yalnızlığımı söyledim, ne düşlerimi… Bir sen bildin… Söyleyemediğim birçoklarının içinden sadece bir kaçını öğrendin, gerisini ben bile unuttum…

Bir kelimeni sakladım içimde… Veda ettiğim bir günün sonunda, ta gözlerimin içine bakarak söylediğin tek bir sözü… Düşlerimin, hayallerimin kalbine alıp sakladım… Sustum… Bekledim… Dualar ettim…

Gün geldi ettiğim dualardan utandım… Sayısız kereler umudumu tükettim…

Gün geldi gelin tacı gibi bir bir açtı Lillium çiçeklerin, yeşerdi ağacın…

Gözlerinin ardındaki ışığı gördüm… Birer siyah elmas parıltısıyla aydınlattı yolumu.

Bütün aşk kitaplarını okudum… Tahir ile Zühre, Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mecnun…

Ben Züleyha mıydım bilmiyorum ama sen Yusuf oldun…

Işığım oldun, yolum oldun, sabrım oldun…

Artık içime çektiğim her koku senin çiçeklerin… Karanlığın son bulduğu her ışık senin gözlerin… Sırları bir bir dökülen aynamda gördüğüm yüz senin… Bundan böyle söze gerek yok anlatmak için sendeki beni… Düşlerim gerçeğin ta kendisi…

Dokunmadığı halde avuçlarımın içine sinmişse kokusu teninin; gitmen ayrılık değil, kavuşmak bundan böyle bana… Tıpkı mahşere bıraktığım gibi gelmeni, geceleri de beklerim aynı hasretle… Çünkü bilirim düşlerim varılacak son değil, seninle birlikte gerçeğe gidilen yoldur… Düşlerim başka bir âlemde seni bana kavuşturandır… Düşlerim yaşayamadığım aşktır…

 

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.


*