Sabaha Çıkarken / Ömer Alkan

 

 

biz ölmelerden çekildik ya hani

raylara mukabil

biz ölmelerden döndük geri

gecenin sürati misali

yaylana yaylana

ve kurşun kovanlarını eve getirdik

anahtarlar arasından doğru olanı

ille de son keresinde kilide geçirdik

çünkü ev çolak

çünkü ev kokusunu unutmuş

soğuk, fesleğeni menekşeyi kurutmuş

odalar bir yana ama

mutfakta çıkan sesin günahı olmazmış

size diyorum evdekiler, ey ahali

tabak çanak çınlamalı

iştahımız kabarmalı!

 

o zaman

gecenin çorbasına

ardına kahvesine

şerefe…

 

zaman artık daha bir gece

çorbayı kasede bıraktık öylece

kahveyi çeker can damarımız

göz gözü görmez odalarda

ayağımız demlenir bir o yana

bir bu yana

mekik dokurduk istemsiz

dedim ya

biz ölmelerden çekildik, kadın ne ki…

tenine yanaşacak olurduk

ve her keresinde

yenildiğimizle kalırdık

kime mi yenildik?

kime demek…

 

karanlıktı göremedik

 

sabaha dek uyanık bu çarşamba

sabaha dek elde kahveyle hasbıhal eder de

nefesler iki tek atar efkarı hasebince

ama bırakır ortaya ofunu koca bir keresinde

off…

kime mi bırakır?

kime demek…

 

teni gece kadar yanıktı

göremedik

 

yalnız evlerde çoğul olmayı ne de çok denedik

 

bir ölüm sonrasıydı ve biz

yine kahveyi amacının dışında kullandık

sabah geliyor uykudan kuleleri yıkarak

Umut ağlar birazdan, ben buradayım der

benim çocuğum o, senin çocuğun veya komşunun çocuğu

bu Umut kimin çocuğu?

kimin..

 

tanıtayım

Umut

bu modern çağın

sabahına çalan guguk kuşu

uyandırır ve kaçar

biz onu daha göremedik

 

 

 

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.