rüzgâr arşivi / Gökhan Arslan

 

gün uyanmadan daha

güneş haylaz çocuklarını salmadan ortalığa

adaçayı topluyorsun

yağmuru törenlerle karşılayan bir yamaçta

sırtındaki heybeye kırlangıçlar girip çıkıyor

rüzgâr havalandırıyor hercai etekliğini

 

gövden, kayıp dillerden bir toz kütüphanesi

 

öpmek istiyorum seni

dalından damlalar sarkan bir ağacın altında

omuzlarında çalı çırpının izi

boynuna sinmiş toprak kokusuyla

ıslak otların üstünde sefere çıkmak tenini

atları ahırda bıraktım

dünyayı da uyuttum kuytuda

kuşandım harflerden yapılma zırhımı

ölümü bekliyorum karnına kurduğum çadırda

 

karıştırıyorum bazen hangi kitabı okuduğumu

elyazması sayfalar gibi açıldıkça bedenin

 

akıyorsun bir ırmağın yatağında

üzerinde çarşaf niyetine kuru yapraklar

altında ninnilerle büyüttüğün bir gökyüzü

açtım koynumu, ruhumu da teyelledim boşluğa

usul usul dökülürken saçların göğsüme

en gizli yerinde yaktım kamp ateşini

 

gövden, kayıp iklimlerden bir rüzgâr arşivi

 

 

 

Fotoğraf: https://bit.ly/2MtdQrv

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.