Rukiye’ye Mektuplar / Ferhat Nitin

 

 

I.

Bir senin hâlâ yerin,

dağınıklığım

toparla masayla notları

Düzen içinde bir rüya gibi hissedip

nasıl hiçbir zaman unutmaz unutturmaz yüzün

Daha evvelleri yıkanmış gölgelerde görmek

Şiir tadında yaşamak güzelliğini

Ya da ‘siyah’ da aranan ‘serin’ bir dizenin

Lazım bu ülkeye sığmayan uzun uzun betimlemeler

Dilde sevil fotoğrafçı değil gönül

Saklı kalmanın portresiydi yüzün.

 

II.

Biliyorum artık ardın sıra gelen kelimelerin içimde gülüşlerini

Hayâsız birkaç fotoğrafın duvardan duvara süzüşlerini

Kırarak dökerek değil

zamanı gelince cebinden

Usulca fısıldamak derin kuytularda

Kağıt mendil değil ama bu gönül

Seferi sayılmanın aslıydı yüzün

 

III.

Bir park köşesinde düşlerimiz

Yanı başında geliyor sofraya doğrayarak

Ve uzun yamandır zaman

Titremesin ellerin

Buruşuk biri sözden de değil hani

Sevda bu sokak sokak aydınlatan geceyi

Ama yalanlara sıkışmış da değil bu gönül

Akşama uğrak tan kızıllığıydı yüzün

Bir söz içinde sevda eriyip yitmeden

Ardın sıra düşlere sarmalanıp

Günü aydın  çiçeklere kanıp gitmeden

Yürek lazım gerekir

Ah tenha yerlerinde kalbimin

Neresindeyim

Yüzüm gözüm senin

Ben senin içindeyim

 

IV.

Zaten olacağı buydu sanırım

Her selama muhtaç değil bu gönül

Yağmura hasret topraktı yüzün.

 

 

Fotoğraf: http://bit.ly/2QgCuNK

 

 

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.