ümraniye escortkadıköy escortataşehir escort

sakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escort

Rastlamak Bir Kış Günü / Goncagül Yılmaz

01 Mayıs 2019 3

Süleymaniye sokaklarına kar yağdı. Soğuk taşlarla ince ince örülmüş duvarın dibinde bir kız! Saçları uzun ve dağınık. Yüzü ince ve yorgun. Bir çocuk için fazla hüzünlü. Bir genç için fazla masum. Kalbinde ağırlığınca bir sancı, dudağında yalvaran bir dua:

”Allah’ım bana acı! Sana bu şehrin tüm camilerinden yalvarabilirim. Her sabahomzuma konan o güzel kuşu bulmama yardım et.”

Bir ağıt gibidir duasının melodisi:

”Kuşumun tüyleri biraz beyaz biraz griydi.

Kafası küçük gagası keskindi.

Kanatları renkli kuyruğu uzundu.

Omzumda bana neşenin şarkısını okurdu.

Allah’ım onu bana geri ver.”

Taş sokakta kısık sesi yankılanadursun, ona bir cevap veren aldırış eden yok.

Yalpalayarak ilerledi. Camii avlusu ile sokağı birleştiren kapının eşiğinde duran bir adam ona gülümsedi Kız küçük yüzü, bükük dudağıyla adamın yüzüne baktı. Dilenir gibi. Baygın, yorgun, gurursuz.

Adam sakin bir sesle:

“Ne kuşu bu? Nerede kaybettin?”

“Her sabah omzuma konan bir kuşum vardı. Kaç sabahtır gelmiyor. Kayboldu.”

“Belki göç etmiştir. Bahara yeniden gelir.”

“Odamda yeri sıcaktı. Bazen odama girerdi.”

“Doğası gereği gitmiştir. Yaşamak için! Gelecektir.”

“Bana neşenin şarkısını söylerdi.”

“Kuş şarkı mı söylerdi? Ötmek denir ona. Kaç yaşındasın sen?”

“Biliyorum. Neşeyle öterdi. Demek istediğim buydu.”

“Belki de acı acı inliyordu. Kulağına hoş gelmiştir. Nereden anladın neşeli olduğunu?”

“Konuşurduk.”

“Konuşurdunuz?”

“Kuşların dilini çözebildiğim için konuşurduk. Bana deliymişim gibi bakma. Yardım etmeyeceksen de oyalama! Tüyleri gri ve beyaz bir kuş görürsen bana haber ver.Buranın iki arka sokağında kalıyorum. Otoparkın bitimindeki ahşap evde.”

“Kim diyeceğim, kapıyı çaldığımda, kuş omzumda evinizin önüne geldiğimde, annen kapıyı açtığında kimi soracağım?”

“Annem yok.”

“Baban açtığında. Evden biri işte.”

“Ben bir garip dedeye bakıyorum. Onun kulakları duymuyor. Kapıyı hep ben açarım.”

“Kuşun en belirgin özelliği nedir?”

“Ötüşü.”

“Nasıl ayırt edeceğim?”

“Neşeyle öter. Sabah saatlerinde. Sen bu camide mi çalışıyorsun? İmam mısın?”

“Hayır. Ben hayrına gelirim. Namaz saatlerinden bir saat önce gelmeye çalışır bahçedeki çöpleri temizlerim.”

“Neden?”

“Bilmem. İyi hissederim. İşim gücüm rast gitsin diye belki de!”

“Ben de sana yardıma gelirsem Allah bana acır da kuşumu bulmama yardım edermi?”

“Sanmıyorum. Bana sorarsan kuşun sıcak bir ülkede neşeli türküler söylüyordur. Göçetti. Ölmemek için ya da daha iyi yaşamak için gitti. Yine gelecektir. Bir bahar sabahı daha güneş tam doğmadan belki. Camında öter!”

“Omzuma konar.”

“Neşeyle öter. Ağlıyor musun?”

Adamın içi titredi. Kız yanağından süzülen yaşlardan utandı. Öfkeyle arkasını döndü:

“Ben gidiyorum. Onu bulacağım. Sana kolay gelsin.”

Giderken ellerini yukarı kaldırdı. Allah tepesindeki gri buluttaymış gibi ciddi ciddi bağırdı.

”Allah’ım yaşamak için uzağa gitmeyi gerekli kılacağına neden buraları da yaşanılır kılmadın?”

Kız söylene söylene kaybolurken kar, ağır ağır yağmaya devam ediyordu.

Fotoğraf:https://short-url.link/O6r



BENZER KONULAR
YORUM YAZ

Avatar
Ege Küçükkiper

Maddiyat ile maneviyatın şekillendirdiği bir çocukla, bir yetişkinin gözünden hayat… Çocuk daha hayatın başında, bilinmezlik, onu umuda taşıyor. Adam ise hayatı kendince tanımış. Kesinliğin verdiği bir sığlık içerisinde. O sebeple konuştukları dil farklı ve bu dil, diyaloglar yoluyla çok güzel biçimlendirilmiş. Ayrıca Çocuk maddi bir varlığa ulaşmak için maneviyattan, Adam ise manevi bir haz beklentisiyle, maddi varlıklardan medet umuyor. Zıtlıklar üzerine kurulu, akıcı ve günümüze mesajı olan bir öykü. Bana Orhan Kemal’i hatırlattı… Yazarı severek takip ediyorum…

Avatar
Leyla direkçi

Bir kuş ile bir gün yolu kesişen küçük bir kız çocuğu hayatında tattığı ilk gerçek mutluluğunu bir büyüğe anlatma çabasında. Yolları bu defa bir kuş sayesinde kesişen bu adam ve kızın mutluluğu küçük şeylerde yani beyaz bir kuşta veya bir cami avlusunu temizlemekte olması çarpıcı bir benzerlik bence diyalog bu benzerlik sayesinde ilerliyor ve bu öyküyü bır çırpıda okumamızı sağlıyor. Yazarın ellerine sağlık.

Avatar
Resmiye kuru

Güzel bir hikaye hepimizin ‘kuş ‘gibi beklediği birileri yada bir hikayeleri var hayatta …umudumuz olduğu sürece beklemek daha da anlamlasiyor. Bizi umutsuzluğa iten her ne varsa hayatimizda göçmen kuşlar gibi göçüp gitsin uzaklara..