Öte / Onur Tuğrul Karabıçak

Ötelerden
Ötelenmiş birtakım sözlerin küfleri geliyor
Yorgun ve kokuşmuş,
Binbir çağın hüzmesi sızıyor aklıma
Bir beraat olsa gerek duyduğumuz.
Elektrik telleri gibi gergin
Hayat düşüyor üstümüze
Öyle
bir gölgenin hamiliğinde akıp akacak
Bütün bir kanın en dingin yerinde, daha sıcakken
Tâ ötelerden
Ötelenmiş birtakım insanların hüznüne vuran alevlerden
Bir çağrı gibi taşıdığım, göğsüme tebliğ gibi sinen
Bir devrim diye susan ve sustukça devinen
Bir isyanın çocuğu olmalıyım ben
Beni ancak bir aşk kotarır
Ölüm parlatır beni, üstümde küfler yıllardan beri
Tâ ötelerden beri susarak getirdiğim çıkınım
Ağır geliyor omzuma,
Belki açmak vakti mevzuyu hürriyete yeniden
Ötelerden
Ötelenmiş olmanın mağrurluğuyla kılıcımı
Bileyleyen bir şafağın gururuyla,
Devrimi üflüyorum dünyaya, dağılıyor baharat gibi
Doğurganlığı boşuna değil kadınların, kaburgaları çürümüş dünyanın
Tahammülü yok hobi olarak yaşamaya
Sonra neden
Ötelerden gelen bir çağrının sesine kulak vermeyen
İnsanlar uzun yaşıyor?
Bir gülüşün parlaklığına gizlenen nefret
Ruhu heba ederek koşulan ömrümüzün
Bir sancısı olsagerek.
Devrim bir dünyayı devirmekse eğer,
En başta kendimi devireceğim hem de
En ötelerden gelerek.

Fotoğraf: https://www.kisa.link/LkSR

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.