Orçun Ünal’ın “Bu Ben Değilim” Adlı Kitabından 16 Alıntı / Münire Çalışkan Tuğ

 

1. Hiçbir şey ötekinden ayrı düşünülemez. Dünyayı bölen, sınıflandıran, indirgeyen, düzenleyen, dizgeleyen parçalanmış zihnimizdir. Kendisi parçalandığı için dünyayı da kendisi gibi zanneder, öyle görür, öyle kavrar. Halbuki bu dünyada her şey iç içe geçmiştir. Kaotiktir, dağınıktır, rastlantısaldır ama asla kopuk değildir. İşte bu yüzden düşlerin fiziği vardır, fiziğin de düşleri.

2. İnsan dediğin, izdiham, istila ve linç demektir. Tıpkı kötü anılar gibi. Onlar da aklımızı istila ediyor, bugünümüzü öldürene kadar darbeliyorlardı.

3. Aile fertleri ile eski dostlar geçmişi gösteren kirli birer aynaydı. Onlarda taze, temiz bir şey görmek mümkün değildi.

4. Niye çoğaltmak ister insan kendini fotoğraflarda, aynalarda, heykellerde, eserlerde? Çoğaltmaya değer ne vardır insanda? Çoğaltırken çoğalacağına bölünür azalır mı aksine? Nasıl toplar kendini tekrar, nasıl bulur dört yana dağılmış parçalarını?

5. Hayat bir defterdir. Boş sayfalar bittiğinde yazmak da biter, okumak başlar.

6. Tam burada başlıyoruz. Halbuki hiçbir şey gerçekten başlamaz, biliyorsun. Her şey başka bir şeyin devamıdır. Bir diğerinden doğmayan hiçbir şey yoktur. Kendinden doğan ve varlığını sürdüren tek şey, sessizlik ile boşluktur. Evet, sessizlik ve boşluk tektir, en azından kâğıt üzerinde.

7. Çünkü geri dönenler, hiçbir yere gidemeyenlerin umududur.

8. Hiçbir rengi, kokusu ya da tadı yok bilinmezin. Yalnızca bir dokusu var; pütür pütür, soğuk, huzursuzluk verici. Ha unutmadan, bir sesi de var; hiç durmadan susuyor.

9. İnsanın sevgisi de inancı da umudu da kendinden önce ölüyor. Geriye zalim, kayıtsız, kupkuru bir müsvedde kalıyor.

10. Bu yaşa gelince anlıyorum ki özgürlük elimizdeki imkanlar değil, önümüzdeki olasılıkların zenginliğiymiş.

11. Her kelime, kâğıda yatırılabilirse sakinleşen vahşi bir hayvan. Kâğıtlarım hayvanat bahçesi.

12. Susmak, başkalarına körelip kendine bilenmek galiba en çok. O kadar sustum ki her konuştuğumda kendimi kesiyorum şimdi. Paramparça, delik deşik, bölük pörçük oldum. Kesiklerimden ışıltılı bir öz sızıyor. Bacaklarımdan aşağıya akıp ayaklarımı ıslatıyor, oradan toprağa karışıp kayboluyor.

13. Dilimin ucuna yapışıp kurumuş heceler tükürüyorum. Sana herkesin yalan bildiği gerçekler sunuyorum, herkesin gülüp geçtiği ciddiyetler. Aramızda beyaz bir kâğıt: metrelerce, kilometrelerce bir yol.  Aramızda bembeyaz bir sessizlik. Ben yazdıkça kararıyor beyaz. Ben yazdıkça kirleniyor sessizlik. Ben yazdıkça susuyorum.

14. Samimi bir azimle yürünürse dünya bitermiş, bunu anladım. Yürümekle bitmeyen, insanın kendi mesafeleriymiş.

15. Başkaları cehennemiyse insanın, kendisi de hapishanesiymiş meğer.

16. Bugün varılan yer, yarın yola çıkılacak olandır.

                                                  

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.