Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın* / Sevda Müjgan

Jeanette Winterson’un yaşamöyküsü (Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın*, Sel Yayıncılık, 3. Baskı, 2017) birden çok alt başlık altında okunabilir.

Jeanette, doğumundan sonra (6. haftası ile 6. ayı arasında) evlatlık verilir. Yakışıklı bir madenciden hamile kalan annesi, dokuma tezgâhlarında çalışan 17 yaşında bir işçidir. Bebeğinin sorumluluğunu yüklenemez, onu terk eder. Sonrasında “evlatlık olmak” Jeanette’in yaşayacağı travmaların öncelikli unsuru olarak kendisini gösterecektir.

Onu evlat edinen babası İşçi John ve Muhasebeci Constance (Jeanette geldikten sonra evin dışında çalışmayacaktır.) Her ikisi de İsa’yı bulduktan sonra katı İncil yanlısı, tutucu Protestanlara dönüşmüşlerdir. Constance, çocuk sahibi olamamıştır ancak Tanrı’nın ona bir çocuk bulacağından emindir. Oysa “şeytan” onları yanlış beşiğe yönlendirdiği için (Bu, Jeanette’in beşiğidir.) “cennete, ölmüşlere, doğaya yapılan bir kabahat” olan bir bebeği kucağında bulur. Sonrasında ruhuna şeytan girdiğine ilişkin yeni kanıtlar bulmak için sürekli kızını gözleyecektir.

Burada “Evlatlık Olmak” alt başlığının yanına “Dinin İnsan Yaşamına Egemenliği”ni de eklemek gerekecektir.

Ruhu ve bedeni örselenerek büyüyen Jeanette, kitapların kapılarından içeriye girmeye başladığında onu başka başka yerlere uçuran sihirli bir halıya bindiğini varsayar. Üstelik annesi, kızının elinin “tehlikeli” bulduğu kitaplara değmesini istemediği için gizli gizli okumaktan başka seçeneği de yoktur. Adaletsiz, haksız, bilinemez, denetim dışı bir dünyada kurguya ve öykülerin iyileştirici gücüne tutunur. Şiir, bir kurtarma halatı; kitaplar ise sal olur, onu kurtarır. Annesinin gizli gizli yatağının altında biriktirdiği kitapları ateşe verdiği gün (yaralandığı, çok önemli bir parçasının yok edildiği o gün) ise kendi kitaplarını yazmaya karar verir. Çıkış yolunu yazarak bulacaktır.

Burada alt başlığımız “Kitaplarla/Edebiyatla Var Olmak/Kurtulmak” olacaktır.

Jeanette, kilisede bir dua toplantısından sonra onu öpen, kendisinden yaşça büyük bir kıza (Helen’e) âşık olduğunda on beş yaşındadır ve annesi, durumu anlamakta gecikmez. Sıradan bir pazar ayininde papaz, cemaatten iki kişinin iğrenç bir günah işlediğini söylediğinde Helen ağlayarak kiliseden kaçarken Jeanette, “şeytan çıkarma ayini”nin öznesi olmak durumunda kalır. Perdeleri kapalı soğuk bir salonda üç gün aç bırakılır, uyumasına izin verilmez, bu çilenin sonunda hâlâ inat ettiği gerekçesiyle defalarca dövülür. Üstelik vakıf/kilise görevlilerinden biri tarafından bir erkekle öpüşmenin bir kızla öpüşmekten daha iyi olduğunu kanıtlamak amacıyla istismara uğrar ve bayılır. Bu olaydan sonra Helen ona sırtını döner,  böylece ilk aşk kırıklığını yaşayan Jeanette, on altı yaşında yeniden âşık olduğunda bu kez annesinin onu evden kovmasına kalmadan eşyalarını toplar ve ne yapacağı konusunda hiçbir düşüncesi olmadan evi terk eder. Kitaplardan ve aşktan oluşan dünyasında ilk kez “seviliyor” olduğunu düşündüğü için kendisini özgür ve mutlu hissetmektedir.

Bu kez alt başlığımız “Büyük Günah: Kendi Cinsine Âşık Olmak” olacaktır.

Evlat edinildikten sonra misyoner olmak üzere yetiştirilen Jeanette Winterson’un yaşamı umulandan bambaşka bir yola girer. 16 yaşında evden ayrılıp bir arabada yaşamaya başlar, pazar yerinde çalışıp geçimini sağlamaya çalışırken bir yandan da öğrenimini sürdürür. Okulda ya da pazar yerinde değilse Accrington Halk Kütüphanesindedir çünkü İngiliz Edebiyatı’nı A’dan Z’ye kadar okuma kararlılığındadır.

Jeanette Winterson, Oxford Üniversitesi İngilizce Bölümünden mezun olur. İlk romanı 25 yaşındayken yayımlanır ve “En İyi İlk Roman” dalında ödüle layık görülür. Sonrasında yolu açıktır.

Onun yaşamı, kendini var etme/yaratma savaşımıdır. En büyük desteği/dayanağı ise kitaplar/edebiyattır. “Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın*”da bize bu savaşımı içten, yürekli ve dürüstçe anlatan Jeanette Winterson’un öyküsünün tüm kadınların güçlerini ayrımsamalarına katkıda bulunmasını dileyerek sözü yazara bırakıyoruz: “Hep her şeyi dönüştürebilmek için gereksindiğimiz şeyin –mucizenin- başka bir yerde olduğunu düşünürüz. Oysa genellikle yanı başımızdadır. Bazen de o biziz, kendimiz.” (s. 37)

1 Yorum Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın* / Sevda Müjgan

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.