Nefes / Sultan Şahin

     Görünmez fakat şaşmaz terazisinde tartıyor kendini …

     “ Nasılım ?”

     Dışarıdan bakan herkes, kendine göre tartıyor. Gerçi adı üstünde, dışarıdan. Kimse içine

girip de ne düşündüğünü bilemiyor fakat bilememeleri, hakkında karar vermelerini engellemiyor yine de.

     Mekânları anlatırken neden sıcak ve soğuk diye tanımlarız acaba?

     Soğuk hastane odası, sıcak bir yuva, nikah salonundaki duygu dolu sıcaklık, mahkeme salonunun soğukluğu diye devam eden.

     “Aile birliğinin bozulduğu sabit olduğundan davanın kabulüne…”

    Hâkimenin sözünü duyduğunda içindeki boşluk büyüdü. Nefesini  ne kadar zamandır tutuğunu fark etmedi ve boğulacak gibi olup yutkundu.

    “Sizi karı koca ilan ediyorum ,” derken nikah memuru, aynı nefesti alıp vermeyi unuttuğu. Yutkunmuştu orada da, dört yıllık arkadaşı, iki yıldır sevgilisi, beş aydır nişanlısı ve on saniyedir kocası onu alnından öptüğünde.

    Dönüp gözlerine baktı genç adamın. Ömür boyu hayat arkadaşı olacağını düşünerek yola çıktığı, sadece iki yıldır sürdürebildikleri evlilikleriyle sanki dolmuşla giderken durakta inecek var diye seslenmiş gibi hissetti kendini.

    Kendine sorduğu nasılım sorusunun cevabını, yine kendine verdi.

    “Yorgunum ama iyiyim  galiba…”

    Kol kırılır yen içinde kalır atasözüyle büyütülüp hayatında bu düsturu uyguladığından,  haliyle sorunsuz, zararsız, hatasız olduğunu zannediyordu herkes.

    /Hafif acılar konuşulabilir fakat derin acılar dilsizdir./ demiş Romalı düşünür Seneca.

    “Çorabını koltuğun üstüne fırlatıyor,” veya “ Banyoyu dağınık bırakıyor,” gibi durumları herkes birbirine anlatır da dost meclislerinde, daha derin izler bırakan sözleri, bakışları, davranışları anlatamaz kimselere.

     Evdeki sancıların hepsinin sebebini, kocasında bulmuyordu tabii ki genç kadın. Karşılıklıydı bu sancıların sebebi. Sevgiliyken buluştuklarında yedikleri simit çay ikilisiyle saatlerce süren sohbetlerin yerini, evliliğin ilerleyen zamanlarında mükellef denilecek sofrada, çatal bıçak seslerine bırakması tek taraflı olamazdı zaten… Önce hangisiydi susan?.. Şimdi fark eder mi?

    Yaşıtları flörte devam ederken onlar okul biter bitmez kendilerini bulmuşlardı evliliğin içinde. Dünyanın içine girdikçe istekleri ve beklentileri çoğalmıştı ikisinin de.

    Şimdi soğuk bir mahkeme salonunda, verdikleri kararın arkasında durup, birbirlerine güzel bir hayat diliyorlardı gözleriyle. Kırsalar da birbirlerini, dökmemişlerdi ulu ortaya.

    Bir yerde kaynamış ki, kırılıyordu iki insan.

    Şarkıda da geçtiği  gibi;

Neydi bir arada tutan şey ikimizi? Birleştiren neydi ellerimizi?

17 Yorum Nefes / Sultan Şahin

  1. öykünüzdeki karakterin duygularını, ruh halini okuyucuya hissettiren betimlemeleriniz çok etkileyici olmuş. Kaleminize sağlık Sultan Hanım

  2. Süper olmuş Sevgili Sultan kalemine yüreğine sağlık… Betimlemeler bir harika. Böyle güzel öykülerin devamını da bekliyoruz inşallah

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.


*