Neden Yazılıyor Bu Şiirler / Tutku Taşkınoğlu

tutku d

Yazmaya nasıl karar verdiğimi çok net hatırlıyorum; yalnızdım, bir boşlukta hissediyordum ve acaba bu boşluğu neyle doldurabilirim diye düşünüp duruyordum. Kitap okumak, televizyon izlemek ve arkadaşlarımla vakit geçirmek! Evet, çok güzel vakit öldürtüyordu bana ama boş, anlamsız ve gereksiz hissediyordum kendimi.

Yazmaya karar verdiğimde bunun nedeni, kendimi tanıma isteğiydi. İçimden çıkmak isteyen Tutku’ya izin vermek için denemek istiyordum. Birbirimizi daha iyi tanımak için buna ihtiyacımız vardı. Sadece güzel şeyler düşünmüyordum, beynimin kıvrımlarında birbiri ile kavga eden şeytanlar ve melekler vardı. Yazarak onları dillendirmek istiyordum. Neyse dertleri, kâğıdın üstünde paylaşsınlar kozlarını; yani yazmamın asıl nedeni içimdekileri anlatabilmekti.İçimden gelen her ne ise belki beni mutlu etmeyecekti ama gerçek şuydu: Beni büyütecekti!

Ve bir gün sözcüklerin tadını, başka bir deyişle, sözcüklerin tınılarını bulduğumda kalemimin ucundan (Yalan aslında, klavyeydi bana bunu yaptıran.) akıverdiler kağıda. Elbette bunu ilk yapan ben değildim ve son da olmayacaktım. Gördüğümü ve hissettiklerimi basit bir şekilde anlattığım; eğrisiyle, doğrusuyla, yanlışıyla benim olan yüzlerce cümle, satır, öykü. Açıkçası başta çok korktum; dile kolay, dört yıl kendi kendime karaladım durdum. Derler ya, her yazdığım çocuğum gibi! Hakikaten öyle hissediyor insan, tek bir bağlaç çıkarsam canını yaktığımı hissettiğim yüzlerce kelime vardı önümde ve onları paylaşmaya korkuyordum zarar verecek birileri diye!

Biraz da tembellik ediyordum aslında; az yazıyordum, yazmayı her şeyin üstüne koymuş değildim, “Onsuz yaşayamam değil ama onunla daha güzel yaşarım!” en doğru cümle galiba. Ama yazmadığım her gün için kendime kızıyordum.

Ve başka bir gün, tam 4 yıl sonra, paylaşmaya karar verdim yazdıklarımı. Nasıl keyif aldığımı tarif bile edemem.Yazmayı sevdiğim bir gerçek, inkâr edemeyeceğim. Ama aslında yazmayı bana daha da çok sevdiren, onu paylaşmam ve onun sayesinde insanlarla daha rahat ilişki kurduğumu fark etmem oldu.

İyi yazmak (Yazar olmak değil, böyle bir iddiam yok.) bu değil miydi?  Yazdıklarımın her kelimesinde kendini bulan biri varsa bir yerlerde, sadece bir kişinin aklına ufak bir anı getirebiliyorsam ne ala.

Söyledim ya, yazmak benim kendimi bulma yolcuğum: Ben kimim? Ne istiyorum? Ve gördüm ki bu yolculukta yanımda birilerinin varlığını hissetmek iyi geliyor bana. İnsan sevilmekten çok anlaşılmayı istiyor. Şimdi beni okuyanlarla öğreniyorum her şeyi; birbirimizi yargılamadan, biz kimiz, ne istiyoruz?..

Beni ben yapan her şeyi yazmalıyım, o zaman okunduğunda okuyan kendinden bir şey bulabilir.”Hey! Burada senin gibi biri var!” demek istiyorum onlara, aynı şeyleri yaşıyor, benzer şeylere üzülüyorum. Farklı bir coğrafyada, aynı şeylere gülüyorum. Siz de bana gülümseyin istiyorum. Karaladıklarımı okuduğunuzda, “Hakikaten ne kadar doğru, ben de hep düşünüyorum bunu.” deyin. “Ben de böyle bir duruma düşmüştüm, ne üzülmüştüm!” diye düşünüp bunu hatırlattığım için bana gülümseyin, istiyorum.

Dünyanın diğer ucunda, sevdiğinden ayrılan birine “Ben de ayrıldım bir zamanlar ama ayaktayım! Sen de olacaksın!” sözü vermek, eşinden dayak yiyen kadına, “Bunu sana yapamaz, yanındayım!” diye haykırmak, kendini aykırı gören birine “Yalnız değilsin!” diyebilmek istiyorum.

İşte bunu başardığımı düşündüğümde kendimi buluyorum; ben varım, buradayım ve yalnız değilim. Beni anlayanlar var ve hatta belki de benim anlatma biçimimi de seviyorlar zaman zaman, diye seviniyorum.

“Sadede gel! Ne diyorsun?” dediğinizi duyar gibiyim. Evet dostlarım, uzatmayalım. Diyorum ki: Yazmak tek başına tadını çıkaramadığım, paylaşmaktan keyif aldığım bir tatlı ve tadı muhteşem. İyi ki varsınız!

1 Yorum Neden Yazılıyor Bu Şiirler / Tutku Taşkınoğlu

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.