Ne Mi Okuyorum? / Zeynep Özdal

Okumak kimi insanların hayatında yalnızca mecburiyettir. Ama bazılarımız vardır ki kitaplar olmadan yaşayamazlar. Sayfaların içinde gizlenmiş dünyaları ziyaret etmek isterler. Her yeni kahramanla yeni bir duyguyu paylaşırlar. Bazılarını çok severler, bazılarından nefret ederler. Bazılarını zaman geçtikçe aileden biriymişçesine özlerler… Her şeye rağmen hayatlarında yeni hikayelere ve yeni karakterlere ayıracak zamanları ve sevgileri hep vardır.

Ama bazen… Arzuladığımız öyküler büyür, çoğalır, hazırladığımız listeler gönlümüze sığsa da kısacık ömrümüz yetmeyecek gibi gelir. Çünkü her yeni günde yenir bir kitap eklenir o listeye…

Bir zamanlar okuyucular her kitaba kalbini sonuna kadar açardı. Fakat yıllar içinde seçenekler düşünüldüğünden de arttı. Eskiden “Herkesin okuması gereken” klasikler varken şimdi listelerde yeni türler yer almaya başladı. Kitapların sayıları arttıkça ortaya bambaşka bir ihtiyaç çıktı.

“Tavsiyeler…”

Şimdi hepinizin bu yeni bir şey değil ki dediğinizi duyar gibiyim. Evet, belki değil… Ama bizim çocukluğumuzdakinden çok farklı olduğunu söyleyebilirim. Bu duruma gelmemizde şüphesiz internetin payı çok büyük… Eskiden öğretmenlerimizden alırdık tavsiyelerimizi… Ağabeylerimizin, ablalarımızın okudukları kitaplara heves eder, onları okurduk ta ki asıl istediğimizi bulup kendi seçimlerimizi yapacak olgunluğa gelene kadar. Ama görüyorum ki durum artık bundan çok farklı. Sosyal medyanın hayatımızdaki rolü kitap seçimlerimizi de bir o kadar etkiliyor. Yazılan yorumlar, paylaşılan fotoğraflar, kurulan fan kulüpleri sayesinde bazı kitaplar ister istemez bilinçaltımıza yerleşiyor ve onları okumak için dayanılmaz bir istek duyuyoruz. Bu eserlerin bazılarını gerçekten çok seviyoruz. Bazıları içinse bitirdiğimiz anda ona harcadığımız zaman için üzülüyoruz. Ve bu büyük dünyanın bir parçası olarak bizler de yorumlarımızı paylaşmak istiyoruz.

İşte ben de tam bu duygular yüzünden içimde tutamadığım düşüncelerimi paylaşmak istedim. Hiç tarzım olmamasına rağmen henüz bitirdiğim bir kitap hakkında birkaç cümle yazmanın bana iyi geleceğini düşünüm.

Gelelim tazecik yazarımız sevgili Okan Tanaçar’ın ilk gözdesi olan yepyeni bir romana…

Tanrıların Tapınağı EDEN…

Okan Bey henüz çiçeği burnunda bir yazar. Fantastik meraklısı biri olarak hiç düşünmeden kitabı aldığım gün okumaya başladım. Anlatımın sadeliği sayesinde farkında olmadan sayfalar su gibi akıp gitmişti. Kitabın kurgusundan, nasıl merak uyandırdığından ne kadar iyi olduğundan bahsetmek istesem de benim asıl vurgulamak istediğim şey bambaşka…

Romanın konusu…

Şimdiye kadar mitler üzerine pek çok kitap yazıldı, pek çok film yapıldı. Olimposlular, Asgardlılar, melez ırklar… Ama şimdiye kadar ne okuduklarımda ne de izlediklerimde böyle bir şölene rastlamadım. Yazar, MİT diyebileceğimiz her şeyi tek bir çatı altında toplamış. Bu çatının öğelerinin yalnızca mitolojik tanrılardan ibaret olduğunu düşünmeyin sakın. İçinde teolojik olgular ve biraz da aykırı ırklar mevcut. Hatta hikâye o kadar ustaca kurgulanmış ki okurken “Ya acaba gerçekten de böyle olabilir mi?” sorusunu sormadan edemiyorsunuz. Hatta bazen bu sadece kurgusal fantastik bir roman değil mi acaba diye sorarken buluyorsunuz kendinizi. Yani en azından ben öyle buldum J

Bu duyguları yaşamamda en büyük etken belki de zamanında aynı soruları sorup merak etmiş olmamdandır. Kişisel ilgimden dolayı mit ya da fantastik diye adlandırdığımız pek çok şeyin tarihini araştırmak benim için artık bir hobi olmuştu. Yunan tanrıları, şamanlar, vampirler, kurtadamlar, elfler, iblisler… Aklınıza ne gelirse… Ama her biri benim için ayrı birer dünyanın parçası gibiydi. Fakat tek bir ortak noktası vardı ki… Onu şimdi söylersem okumak isteyenlere büyük haksızlık yapmış olurum.

O yüzden daha fazla uzatmayarak son sözümü söylemeliyim…

Okan Bey, gerçekten sıra dışı bir eser ortaya çıkarmış. Yeni olmasından kaynaklanan ufak tefek eksiklikler olsa da kurgu ve hayal gücü açısından EDEN’in hiçbir eksiği yok bence.

Ve… Siz de Dünya’ya değişik bir bakış açısıyla bakmak istiyorsanız eğer… Bu kitabı mutlaka okumalısınız…

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.