Morca Gözüyle Sanat / Erkan Morca

 

Resim sanatında lirik yaklaşımlar, sanatçının içsel duygu ve düşünce dünyasının dışavurumu olarak ifade edilebilir. Lirizm, insan psikolojisini çok derinden etkilemektedir ve fantastik ve gerçek dışı yaklaşımlara açık olan bir ifade biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Çalışmalarım incelendiğinde, eserlerimin duygu ve düşünce dünyamdaki fırtınaların dışa vurumu ile ortaya çıktığı yapıtlar olduğu görülecektir. Bu durumda, resimlerimin oluşum sürecinde, dilediğimce özgür olmak, kullandığım malzemeyi bir araç olarak görmek amaçlarımdandır. Çalışmaların oluşum sürecinde kullandığım bütün malzemeler benim için birer araçtan ibarettir. Resimlerimi üretirken, gözlemlediğim reel gerçeklikten daha çok, benim iç dünyamdaki savaşı, çelişkileri ve gözlemlediğim doğayı, yeni bir yorumla çok renkli bir dil ile ifade etmeye çalıştım.

 

eee

Resim 1: LUDİZ SENFONİ, Tuval Üzerine Yağlı Boya, 140×180 cm

Çalışmalarımda yeni deneysel süreçler içerisine girerim. Deneysel yaklaşımların yanında bütün yapıtlarımda soyut renk lekelerinin üzerinde çizgisel dinamik etkiler oluştururum, duygularımı, düşüncelerimi ve soyut resim anlayışını – renk, leke, hareket, kompozisyon bilgilerini – kullanarak aktarmaya çalışırım.

Soyut resim, renk harmonisi ya da renk hakimiyeti olarak bilinmektedir. Çalışmalarımda büyük renk lekeleri ile bir bütünlük yakalama amacı içerisine girdim. Tuval yüzeyinde farklı renkleri bir noktada değil de birçok yerde kullanarak tuval üzerinde gözün odaklanmasından ziyade gözün gezinmesini sağlamayı amaçladım (Resim 1).

sss

Resim 2: YÜKSELİŞ, Tuval Üzerine Yağlı Boya, 140×180 cm

Bilinmeyen bir boyutta, bilinmeyen bir serüvene başlamak. Bu ifade çalışmalarımın başlangıç noktası oldu. Aynı zamanda bu lirik/soyut yaklaşım, neredeyse çılgınlığa varıncaya denk resmin devam etmesi, bilinmezlik dünyasının girdapları gibi de düşünülmesi gereken bir süreç olarak karşıma çıkmaktadır.

Çalışmalarımda kendi tarzımı arayarak soyut renk lekelerinin yanında sembolist bir yaklaşımla bazı nesnelere resimlerimde yer veririm. Bu nesneler sandalye, merdiven, uçak, ok işareti ve siluet halindeki insanlardır. (Resim 2), (Resim 3) .

www

Resim 3: NARKOLEPSİ, Tuval Üzerine Yağlı Boya, 140×180 cm

 Yine dış dünyada birebir gördüğümü değil, gördüklerimi iç dünyamda yoğurarak, düş dünyamda oluşturduğumu anlatırım. Gerçeklerin bende bıraktığı duyumların kendime tuval üzerine yansıması olarak da ifade edilebilir çalışmalarım.

Kullandığım renkler ağırlıklı olarak mor, kırmızı, turkuaz mavisi ve siyahtır.  Bu renkleri destekleyecek ara tonlar da kullanırım. Bu ara tonlar morun, kırmızının ve turkuazın tonlarıdır.

222

Resim 4: AKIL-RUH-DUYGU, Tuval Üzerine Yağlı Boya, 140×180 cm

Sonuç olarak, İnsanın doğadaki nesneleri kavrayabilmesi soyut bir yaklaşım olduğu gibi, nesnelerin varlığını bilmesi ve düşünme eğilimini gütmesi de soyuttur. Bu bağlamda insanın yaratmış olduğu sanat eserleri de yine soyuttur. Buna göre “ soyut” kavramı, insanın sadece bilme ve düşünme dünyasını değil, aynı zamanda yaratma ve sanat dünyasını da belirlemektedir. İster soyut olsun, isterse soyutlama, bu kavramların her ikisi de soyutu oluşturmaktadır.

 

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.