Meftun / Ayşegül Kocabıçak

Tam, bıçağım cehennem gibi güzelken, aklıma düşüyorsun. Ellerim arık… Ahmed Arif

“Kendimsin gibi anladım seni.” dedi kadın.

“Aynada kendimi gördüğüm gibi gördüm seni.” dedi adam.

Adamın gözleri geceydi, gecenin karanlığı sır. İkisi de kim olduklarını biliyorlardı, nereden geldiklerini, ne istediklerini.

Kim aşkın gücü karşısında nereye kadar dayanabilir ki? Kimin ne kadar sabredebileceğini kim bilebilir? Bir sevgi bitmiyorsa yaşanacaklara kim dur diyebilir?

Soyundular geçmişlerinden, soyundular düşünmek zorunda kaldıkları düşüncelerden.

Asıl “o an” dan soyunmaları gerektiğini fark ettiklerinde çoktan çıkarıvermişlerdi tüm bedenlerindeki “o an”ı.

Kendilerinden başka her şeyi bir içimlik tütünle sarıp dumanını havaya üflediler.

“En uzun gece bu gece ol-malı-sın.” dedi kadın.

“Sabah olmadan bunu anlayamayız.” dedi adam.

Bütün engellerin yıkılacağı bir gece hep vardır, zamanını sadece melekler bilir. Bitmeyen her sevginin o geceyi beklediğini anlatır büyükler -ki bilirsiniz onlar her bir şeyi bilir.

Bundandır ki bütün sevenler o uzun gecenin gelmesini dilerler.

Kapadı adam gözlerini, gece sırra gömüldü.

 “Ömrümsün!” dedi kadın.

 Duydu adam, açtı gözlerini; ışıltısından bir şimşek çaktı, gece sırdan ayrıldı.

“Peki!” dedi. Peki demek en çok ona yakışırdı.

“Bir daha hiç giyinmeyelim dünü, onları, başkalarını, sadece kendimizle hep çıplak kalalım” dedi adam. Sarıldılar…

Ayşegül Kocabıçak

3 Yorum Meftun / Ayşegül Kocabıçak

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.