Mânasız Mesnevî / Nima Yusefi (Çeviri: Turgut Say)

 

 

Bu mânasız mesnevî ne ayran ile yutulur

Ne de suyla

Her şey rüzgârda savrulur,

Zira ki bu hayat bir seraptır!

Bunu söyleyen sadece ben değilim

Bunu o Tebrizli ihtiyar da biliyor

O ki sabahın köründen gün batımına kadar

Sepetçi dükkanın eşiğinde oturur

Ve tavandan asılı- hiç satıldığını görmedeğim-sepetlere bakar

Arada bir de yolun karşısındaki erkek lisesinin

Yılgın müdürü olan bana;

Ben ki kaçırırım bakışlarımı ondan

Ve laf olsun diye bir iki küfür savururum hedefsizce okul hizmetlisine

 

Geçen hafta Tebrizli ihtiyar kesti yolumu

“Tanrı mı zengin yoksa sokağın başındaki kuyumcu mu?” diye sordu

“Ölüm anında hepimiz birer dilenciyiz,” dedim

Bağırdı ve kendinden geçti

Ambulans çağırdıysam da gelmedi

Bin bir bela ayılttım onu ve evine gönderdim

 

Bana, “birileri senin kozanı fena delmiş!” diyorsun

Yoksa hiç şiir yazar mıydım?

Hepsi aylaklıktan dostum,

Yoksa bu ihtiyar,” yalın ayak, Şam’a gideceğim,” diye neden tuttursun?

 

Akşam olunca ihtiyarı anımsarım

Kim bilir şimdi Kazvin’de mi yoksa başka bir kentte

Pasaport olmadan sınırdan geçilir mi?

Adamcağız adını hatırlarsa şaşarım!

Dönmesi için birşeyler yapmam şart

Sanmayın sepetçi onu arıyor

Sadece şiirimdeki boşluğu giderek artıyor

Diplomalı işsiz oğlumu

Peşine takıyorum ve ihtiyarın gönlünü alsın diye

Biraz da eline para sayıyorum!

 

Akşam vakti arıyor beni oğlan

Adam gibi adammışım, böyle buyurmuş meğer Tebrizli ihtiyar

Lakin verdiğim bu parayla kafa mı çekilir?

Boş ver diyorum oğlana bırak sınırdaki polisler

Onu sarhoş etmesini bilirler

Tebrizli ihtiyar oğluma;

“Boş ver! Sen en iyisi şoför arkasından bir yer ayırt bana,” diyor

 

Gecenin bir yarısı

Sepetçi dükkanın ölü ışıkları yanıyor

Sepetçi durmadan yeni sepetler yapıyor

İhtiyarın oturduğu yere bakıp duruyorum

Kim bilir otobüs şimdi nerelerden geçiyor?

Belki de oğlan sinirlenip indirmiş onu yolun ortasında…

 

Geceleyin odamın karanlığında

Düşünürüm kendi kendime

Belki de bu ihtiyar sadece bir bahane

Belki de her sabahın köründe

Sepetçi dükkanın eşiğine oturan

Ve tavandan asılı o sepetlere bakan kişi benim!

Bir de karşıdaki erkek lisesinin yorgun müdürü var

O ki nedense bakışlarını ayırmıyor bir türlü benden!

 

 

Fotoğraf: https://bit.ly/2DPzdU6

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.