Makinist / Muzaffer Candaner

O bir makinist. Baba mesleğini sürdürüyor. Sanat okulundan sonra bu işe yöneldi. O, “Uzayıp giden tren yolları”nda önce babası ile gitti geldi. Çıraklık yaptı. Sonra sertifikasını ve ehliyetini aldı. Lokomotifi ilk kullandığında babası da yanında idi. Ustasının gözlerindeki ilk ve son “gururu” o esnada gördü. Onu kısa bir müddet sonra kaybetti. Biraz daha yaşasaydı o gözlerdeki asıl gurur parıltısını o zaman görecekti; o meşum kazada yaptıklarından sonra. Çoğunlukla, “marşandiz” denilen yük trenlerini kullanıyor. İşini seviyor ve iyi yapıyor. Türkiye’nin hemen her yerindeki istasyonlarda bulundu. Buralardaki demiryolu çalışanlarınca hep saygıyla el üstünde tutuldu. Ona “Kahraman Usta” diyorlardı. Keza ismi de bu idi; o kaza sonrası sıfatı da bu oldu. Yer: Erzurum yakınları. Mevsim: Kış. Vakit: Geceyarısı. Dışarıda: Soğuk, kar ve tipi hâkim. Kahraman Usta, meslektaşlarının kullandığı yük treninde, Kurtalan’a gitmek üzere yolcu olarak bulunuyor. Kendisi, lokomotifin arkalarında uyurken vuku buluyor kaza. İçinde beş Mehmetçiğin bulunduğu bir araç ile tren, kontrolsüz hemzemin geçitte çarpışıyor. Kahraman Usta o sarsıntıda uyandı. Önce durumu kavramaya çalıştı. Lokomotifin içinde makinist yerde baygın halde yatıyordu. Baktı, nabzı atıyordu. Yardımcısının ayaklarının üzerine bazı metal parçalar düşmüştü. Yardımcıyı onlardan kurtarırken kendisinin iki ayağının üzerine de ağır cisimler düştü. Ayaklarının ezildiğini hisseti. Aşağı indi. Tren raydan çıkmıştı. Arka kısmına darbe alan askeri araç ise savrulmuş, çalışır durumda kara saplanmıştı. Mehmetçiklerin beşi de yaralı halde bulunuyordu. Önce kazayı yetkililere bildirdi. Sonra, Mehmetçikleri toparlayıp kamyonun arkasına yatırdı. Makinisti ve yardımcısını da sırtlayıp kamyonun arkasına taşıdı. Bu esnada ayaklarını hiç hissetmiyordu. Aracın direksiyonuna geçip saplandığı kardan kurtardı. Gidebildiği kadar süratle Erzurum Asker Hastanesi’ne girip yaralıların taşınmasına nezaret etti. Gerekebilir diye, kan verdi. Trenin yanına geri geldi. Biraz sonra kurtarma ekibi ulaştı. Treni onlara teslim edip kendisi hastaneye geri döndü. İşte doktora, mosmor olup kanı çekilmiş ayaklarını o zaman gösterdi. İki gün sonra Usta hariç diğerleri, Usta’ya minnet duygularını ifade ederek taburcu oldu. Usta, ayaklarının durumunu umursamadan; hepsini kurtarmış olmanın kıvancıyla sessizce yatıyordu. Usta’nın, kangren nedeniyle her iki ayak başparmağı kesildi. Ustaya, Demiryolları: Bir maaş ikramiye, Genel Kurmay: Üstün Hizmet Madalyası, arkadaşları da: “Kahraman” unvanını verdiler. Kahraman Usta, görüldüğü gibi, yeniden görevinin başında; “Uzayıp giden o tren yolları”nda seyrüsefere devam ediyor.

2 Yorum Makinist / Muzaffer Candaner

  1. Teşekkürler üstadım böyle güzel öykülerin devamı dileği ile eline emeğine sağlık saygılarımı sunuyorum seni seven candan bir dost.

  2. Teşekkürler üstadım böyle güzel öykülerin devamı dileği ile eline emeğine sağlık saygılarımı sunuyorum seni seven candan bir dost.

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.