Kumru ile Güvercin / Devrim Horlu

kumru yoruldu
çiçek satan esmer bir kadının ağzına baktım ben o yorulurken

çocuklar cilalı ayakkabılarıyla bayram sabahlarına uyandı
dağda bir tavşan gölgesi kaydı
altında karınca saklayan kayanın üzerinden
yeni bir oyun görmüş gibi alkış alkış oldu kanatları
cami avlusunda yemlenen güvercinlerin

kumru düştü
yüzünü duvara dönüp mendil satan bir ağma oldum ben o düşerken
yaşım kırkın üzerindeydi
utanıyordum

tüm sabahları iç cebimde
çiçekli işlemesiyle
tetikte bekleyen mendilimde saklıyordum
yeni bir kaya daha çiziyordum yuvasına gölge biriktiren karıncalara
cami avlularında musalla taşları ve güvercinler oluyordum

kumru uçmayı yeni söküyor
düşecek
ellerim gözümü ihtiyar bir ağmanın mendiliyle silecek

yine uyanıp gerinecek dünya
yine birikecek ağızlar karınca dualarında
yine yorulacak yürek sabah okunan salalarda

kumru uçmayı yeni söküyor
yorulacak
ben bekleyip acıkacağım
karnımı okkalı bir çingene küfürü ile doyuracağım

yine burada bayram şekeri toplayan çocuklar gibi güzel
yine burada yuvasına aşina karıncalar kadar mahir
Yine burada cami avlusunda biriken kuşlar gibi cevvâl olacağım

kumru uçmayı yeni söküyor
yıllar boyu göğüs kafesinde bugünü bekliyor
esmer bir çingeneden bir demet çiçek alıp sana geliyorum ben

sen beni öpüp kokluyorsun
kumru tüm göğü ezbere bilir gibi
süzülüp de göneniyor

kumru uçmayı sende öğreniyor

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.