garip
garip
garip

Kül ve Kul / Gökhan Gacaroğlu

reklam
01 Eylül 2017 0

İpliği sökülen anıların matemiyle hesaba çekildiği,

Kırık dökük zerresinin sivri uçlu batığında,

Gölgesi suya eğilen yatık kaşlarının dilsizliği,

Kan kusan kulların feveran eden ufkunun küllerinde.

 

Kan çanağına dönmüş yüzüyle ötelerime eğilmişse de,

Henüz razı değil oysa toprak ana ölümü kabule,

Bitmişliğin göz ucuyla daireler çizdiği can pazarlarında,

Rüzgarında külleriyle dans eden bir kulun kirpikleriyle.

 

Yağmurun başakları dövdüğü hırçınlığıyla,

Şüphesini köze çeviren sesinin yankısında buharlaşan,

Bahanesiyle köklerini kuruttuğu sığıntılığı,

Darağacına oturtulan kulların zehrine ulanmış külünde.

 

Hatırladıkça çiğ bir tat verdiren acının doruklarında,

Ensemizde soluğuyla kabaran zamanın döktüğü çiçekken,

Cevap arıyorum yine de bir soruya,

Hangi cenneti satın alıyordu acaba bir dönemin ahmakları,

Ham kulluğunda cehennem külü olmalara kaçış kapısında.

 

BENZER KONULAR
YORUM YAZ

YAZARLAR
Hüseyin Opruklu
Bilgi yok.