Kış / Adem Kaya

 

 

  1. Ardında, bir kuş hayaleti, göç yüzlerin.

Yaprakları sararmış, güz bir bahçe!

Ve akşamın, düşleriyle yitik alacakaranlığında;

Suskun bir mevsim ve eksik, kırık kelimeler!

Ve ardında; geceye üşüyen, kentli, akışkan yüzlerin, karanlık buz; buz karanlık sanrılar..!

 

  1. Sessizlik içinde, bir dağ katarı, sis ve günler.

Durgun sularda, yorgun akşam, kayıp bir sükut!

Yürüyor, içten içe, bir yağmur gibi ince, ipince!

Yağarak; çığlık bir kuğu, kentin şeffaf yüzünü.

 

  1. Üşüyen, çıplak kavak dallarından

dokunuyor, yüzlere, ince, mavi bir sızı, şubat!

Rüzgarda eğilen, başakların uğultusu uyuyor. Yıpranmış, geçgin, bahar saçlarda!

Ve gölgesinde, kırgın güller, sabahın,

Kanlı bir güneş; nemli yüzler, soluyor!

 

  1. Usulca yere düşen; ürkek kar taneleri gibi.

Bir sessizlik, bu kuytu kent!

Örter; bembeyaz bir uyku gibi.

Yüzlerini, yüzlerin ardında, sararıp solan.

Bir çığlık, anısal, ıssız, güz, yaprakların.

 

  1. Dönüyor; uçurumlar yurduna, kelimeler.

Bir gökkuşağının ardında, uzanan sonsuzu.

Ki çölün gecesinde, yıldızlar gibi çıplak, gözyaşları. Besler; Acıyı, bir akşam kızıllığının sessizliğiyle; yüzlerin ardında, mayalanıp solan. Bir yontu! Penceresiz; bakırdan, göç kuşlarla!

 

O, rüzgarda; kızıl yapraklar, savruk hayatları.

 

(Mızı)!

 

Fotoğraf: https://bit.ly/2JSELMA

 

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.