Kedi, Küçük Kız ve Ben / Hayri Sarı

Eşimin sonuç raporunu göstermek üzere polikliniklerin sekreter gişesine yaklaştık. Bir iki sıra itişmesine tanık olduktan sonra numaramızı alabildik.

Fizik doktorumuzu belirledik. Koridor boyunca dizilmiş sandalyelere göz attık. Yirmi- yirmi beş kişi sonrasında boş yer görünüyordu. Oraya doğru yürüdük. Boş gördüğümüz yerde sarı bir kedi yatıyordu. Kedi kalkmadı, yanındaki orta yaşlardaki adam kalktı. Boşalan yere eşim oturdu. Ben uygar insanım, benden küçük olsa da eşimi ayakta tutmam. Hem o hasta. Onun için geldik. Neyse!…

Orta yaşlardaki adamın kızı, kediyle oynuyordu. Sandalyeye kurulmuş sarı kedi rahmetli babaannem gibi büzük büzük bakıyordu. Kız, bıyıkları, kuyruğu ellerken kedi zevk aldığını belli ediyordu. Dayanamadım. Küçük kıza: “Kedi çok güzel! Bembeyaz bıyıkları var, boncuk boncuk gözleri var. Güzel de, mikrop kapmış olabilir. Hasta olursun. Uzaktan sev, elleme!” Adam beni onayladı. Kedi biraz kıpırdadı, gözlerini biraz daha büzdü, görüş belli etmedi. Kız ellemeyi bıraktı. Bana dikkatle baktıktan sonra: “Senin de bıyıkların kedinin bıyıkları gibi beyaz. Sen de bu kedi gibi güzelsin.” dedi. Çok sevindim. Sıcak ortam: kedi, küçük kız ve ben…

Derken kocaman, iri bıyıklı yaşlı bir adam geldi yanımıza. Yanında onun yaşlarında bir kadın vardı. Adam hemen kediye seslendi: “Pisss! Şuna bak! Kurulmuş oraya! Pisss! Kalk!”
Kediyi dürtüklemeye başladı. Hemen kalkıp adama yer verdim. Küçük kız, adamın karısı, orta yaşlı adam, ben ayaktayız. Kedi büzük büzük bakıyor. Adam kedinin keyfini bir türlü hazmedemiyordu. Çocuk gibi, eli kedinin üzerindeydi. Bir taraftan da gözleri bendeydi. Ben, sıcak bir bakışla: “Beyefendi! Sizin haberiniz yok mu yeni yasadan? Hayvanlara saygısızlık yapanlara hapis cezası geldi. Kediyi rahatsız ederseniz suç duyurusunda bulunurum!” Adam elini çekti. Yanımdaki kadın, bana bakmadan, boşluğa konuşur gibi: “Aman! Çocukları, hayvanları tepemize çıkardılar! Otobüslerde çocuklar, gençler yer vermiyorlar. Burada da kediler kurulmuş!” Sesimi çıkarmadım. Kedi de oralı olmadı. Kediyi rahatsız etmeden sıra numaramızı beklemeyi sürdürdük.

Kedinin bıyıkları oynuyor, benim içimde bir çocuk hınzır hınzır gülüyordu.

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.