Karusel / Yıldırım Talay

 

sisin içine uzanan kirişler bacakların

dikit uçları on nar evimin sütunları

sarhoşum soframı kurmuşsun beyaz bağlı

baştan aşağı kuşbakışı pabuçların

kapımda narın kanı

dağılmış eşikleri süsleyen bereket

tül perde var giyinme hanemde

nota kitapları ruj kapakları

üst üste bugüne sıraladım çocukluğundan

koyu kıvamlı saklambaç fistoları

sarılmadığım boşluk yok kloş eteğinde

nereden çapraz söğüt dalları

dikleşmiş kavaklar

dere boyu sarkan yürüyüş güzergâhımız

incir ve nar gölgelikleri

kurbağa yatakları

değerli zaferi kulvarından yıldırıma aktaran

kutsal kanını damlatan babam

kupa valesi çakımı ak ovaya

bacaklarım dağılmaya hazırken

kollarım çuha kızamığı

hastayım kasabanın tek faytonundan

iniyor marzipanlar

şefkât sürprizi tatlılar kerevetime

ayaklarımı seviyor atları uzun yola süren

iskambil suratlılar

Mösyö Felix darağacından indirebilir misiniz dedin

kurtları aç ağzınızın

kemiği oyduğu yerden

ortaya pey diye sürün

karuselde kır gezintilerimizi

taş evlerin şöminelerinde

iskambil desteleri

tanrı kumarı oyun masalarının

pervâsız süvârileri babalarımızdan

gen falımız ten çizgilerimiz silinecek

dizelerimde koz açtım sizi

göğsümde uçuşan sineklerden

üçgen bacalardan

dumansı saçlarınıza kışlık papatya uzanışı

gövdenize yakın olmak seçtim mezrâlardan

çıplak bacaklarınıza zincirli

yüzüme sürdüğünüz kan

yıldırma nidalarıyla aks aralarını

heyecanla kurutan dudaklarımdan

geçmişinize bir şerefe

nasıl nar suyuydu nasıl yekpâre

yalnızlığın napoliten mâbedinden

kadehime akıttığınız aşktan hayat

sonra sizsiniz madam

 

Fotoğraf: https://goo.gl/5XXbxF

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.