Karanlık Resimler / Gizem Bilgin

Evvel zaman içinde, masallardan ev yapan bir cadı varmış. Bütün masalları bir kazana koyup, üzerine alçı, su ekleyip  büyük bir çamur yapar, ormanda ağaçların tükendiği arazilere masaldan evler inşa edermiş. Ne yazık ki, o evlere yerleşecek kimse yokmuş ormanda. Ormandaki cinler cadıdan korkar, troller cismen büyük oldukları halde cadıya yüz vermezlermiş. Ejderhaların ise nefesleri çok yakıcı olduklarından, cadı bu evlere yaklaşmalarını istemezmiş.

Günlerden bir gün, cadı ormanda yürürken, bir sepetin içine bırakılmış tatlı bir bebek bulmuş. Pek ağlamayı bilmeyen, bir kız bebekmiş bu. Zamanla, sessiz sedasız, pek de yetenekli, küçük tatlı bir kız çocuğuna dönüşmüş. Cadı ona tüm bildiklerini aktarmış. Masalları ormanda ağaçların seslerinin içinde nasıl bulduğunu, onları nasıl kazanlara attığını ve bu evleri nasıl yaptığını öğretmiş. Ancak kıza neden onu bulmadan önce bu kadar yalnız olduğundan ve evlerde neden kimsenin oturmadığı anlatamamış. Çünkü cadının kendisi de bu durumu anlamıyormuş. Küçük kız cadının yalnızlığına, ayrıksı hayatlarına çok içerlemeye başlamış. Bu evlerde arkadaşlarım olsa ya diye düşünmüş durmuş. Ne var ki, ormanın dışına çıkmaya korkar, bir zamanlar oradan geldiğini bildiğinden, cadıyı bırakıp gitmeyi de hiç istemezmiş. Sonuçta ona bakan kadın, aslında yüreği yumuşacık bir cadıymış.  Ormanın yakınındaki kasaba cadıları pek sevmezmiş, fısıltılar dedikodular ormana kadar ulaşırmış. O günler, cadıyla kızı evlerine kapanır, rüzgarın ağaçlardan getirdiği masalların yerine bu kötü sözleri işitirlermiş.  

O sene, kışın sert geçtiği bir yıl olmuş. Küçük kız, cadıya, evlerinde biriken masalların ve yapılacak yeni evlerin ne olacağını sormuş. Cadı, ilk defa, artık yeni bir eve ihtiyaç olmadığını, o evlerde asla kimsenin yaşayamayacağını, küçük kızın da eğer isterse onu bırakıp ormanın dışında bir hayat sürebileceğini söylemiş. Kız çok içerlemiş bu konuşmaya,  ormanda bir yürüyüş  yapmaya başlamış, hüzünlü bir şarkı tutturmuş,  cadının yalnızlığını silebileceği bir cevap aramış. Bir ağacın gövdesine sarılıp şarkısını mırıldanırken, burnunun ucunda bir peri belirmiş. “Kimse uzun süredir bu güzel ağaca sarılmıyordu. Bir derdin var belli, senin için ne yapabilirim, ben Yeşil Yaprak perisiyim” demiş. Küçük kız, heyecanla Yeşil Yaprak perisine masaldan evlerden bahsetmiş, burada kimlerin oturabileceğini sormuş. Küçük Yeşil Yaprak perisi  kıza son zamanlarda, ormanın dışından her gece siyah dumanların geldiğini, bazen siyah renklerin ve şekillerin bir evin bacasından sızdığını, o geceler rüzgarın dahi o kasabanın çığlıklarını bastıramadığını söylemiş. Küçük kız, Yeşil Yaprak perisine, bunun karabasan çığlıkları olduğunu, o sisin ve şekillerin nereden geldiğini öğrenmesini söylemiş.

Yeşil Yaprak Perisi hemen uçmuş. Kasabaya ulaşmış. Gecenin ilk karanlığında,  kapısında bayrak asılı, binaların olduğu bir bahçeye girmiş. Bahçeden en küçük ve sessiz binayı bulmuş. Duvarlarında resimler asılı ama bu resimlerin hepsi renksiz ve karanlıkmış. Ormana gece çökünce, olduğundan bile daha karanlık.  Demek gece bacasından karanlık şekiller çıkan bina burasıymış. Burada yatakhanelerde uyuyan küçük çocuklar varmış. Başlarında bekleyen iyi insanlar az, kötü insanlar çokmuş. Kötü düşünceleri yatakhanenin havasından koklamış, minik yeşil yaprak perisi. O an karar vermiş. Hepsinin kulağına, onu takip etmelerini söylemiş. Peri bu, büyülü. Çocukların hepsi uyurgezer halde kalkmaya başlamışlar yataklarından. Peri bu, küçük,  kilidin anahtar deliliğinin içinden geçebilmiş. Geçtiği her anahtar deliğinin içine yok olma tozu serpmiş. Tüm çocuklar rahatça açık kapılardan geçip, ormana doğru yürümeye başlamışlar. Az gitmişler uz gitmişler. Ormana varmışlar. Cadı penceresinden bakarken bir de ne görsün, küçük, sessiz, gözleri kapalı bir yığın çocuk. “Bunca çocuk neden ormana gelir” diye düşünmüş cadı.  Hemen küçük kızı uyandırmış. Küçük kız, gözünü ovuştura ovuştura cadının yanından koltuğa çıkmış, pencereden  başını uzatmış, çocukları görmüş. Sevinmiş. Bu işin, minik Yeşil Yaprak perisinin işi olduğunu hemen anlamış. Koşarak ulaşmış çocukların yanına, çocuklar uyanmadan, evlerin kapısını açmış, şarkılarla yönlendirmiş çocukları masaldan evlere. O evlerde çocuklar sabah uyanmış. Hayatlarında ilk defa bir cadı, onun büyüttüğü küçük kızı ve yeşil yaprak perisini görmüşler. Cadı ve kızı ellerinde yaptıkları kurabiyeler ile bekliyor, Yeşil Yaprak perisi ise uçup, her çocuğun burnuna konuyormuş. O gün evin her yanından farklı masallar duyulmuş, ejderhalar masalları dinlemek için gelmişler nefeslerini tutarak, troller küçük çocukları görünce başlarını okşatmışlar. Gece olunca küçük kız, cadıya, Yaprak Perisiyle, çocukların yanında kalmak istediğini söylemiş . Cadı uyarmış, kimsesiz çocuklar gece masalları boyayabilirler karanlığa demiş. Yaprak Perisi, binadaki resimleri hatırlamış bir çığlık atmış, ama küçük kız hiç korkmamış. Hatta Yaprak Perisini avucuna almış sakinleştirmiş. Gece iyice çökmüş, çocuklar uykuya dalmışlar, sessizce yatılan yataklardan bir karanlık sis yükselmiş yükselmiş bütün masallar gece susmuş, girememişler çocukların rüyalarına. Evin duvarları ağlamaya başlamış. Yeşil yaprak perisi ağlamaya başlamış, çocukların uyuyan gözlerinden göz yaşları sızmış. Bir tek küçük kız ağlamamış. Bir ninni söylemeye başlamış. Bu cadının ona öğrettikleri büyü şarkıları gibi değilmiş. Yıllar önce aklında kalan, belki de öz annesinin fısıldadığı bir ninniymiş. Söylemiş söylemiş,  gün doğmadan az evvel yavaş yavaş göz yaşları dinmiş. İlk duvarların, sonra yeşil yaprak perisinin, sonra çocukların. Güneş huzurla doğmuş masal evlerinin üstüne. Cadı, güzel poğaçalarını tek tek evlerin kapısına bırakmış. Bütün uyanan çocukların aksine küçük kız derin bir uykuya dalmış. Yüzünde gülümsemesi, elinde yeşil yaprak perisi. Cadı onu kucağına alıp kendi evinin yolunu tutmuş. O günden sonra bir daha o karanlık sis hiç çökmemiş evlerin ve ormanın üstüne, çocuklar  kök boyalarıyla rengarenk resimler yapmışlar evlerin duvarlarına.

8 Yorum Karanlık Resimler / Gizem Bilgin

  1. Karanlık dünyamızı renklendirecek yeşil yaprak perisinin iletişim adresine nasıl ulaşabilirim? Büyüklere masallar

  2. Berrin senin gibi özel bir kadının elbet birgün burnuna konacaktır. Bir şarkı tutturduğunda bekle burnunun ucunda hafif bir gıdıklanma hissedersen kesin o gelmiştir. Kimseye de söyleme 😀

  3. Büyülü yolculugunda büyülendim. Yesil yaprak perisini bekliyorum umutla… Güzel günler görecegiz çocuklar… Şarkilarimizi masal evlerde söylerken karanlıkları aydinliga cevirip rengarenk boyayacagiz tüm evreni diyorum… Güzel yuregine, emegine saglık…

  4. Karanlık resimlerin içinden yeşil yaprak perisi çıkaran güzel kalem.. Okurken peri hep uçuştu etrafımda yüreğine sağlık..

  5. Oğluma okumak istedim. Hatta saklayıp o büyüdüğünde okuyabilirim. (14 aylık) Eline sağlık ben çok beğendim. Roman tadında bir masal…

    • Ben de oğluma okudum 3.5 yaşında, hatta ilk okuyucularım babası ve o oldu. Resim olmadığı için ilgisini çekmedi. Biraz daha yetişkinler için bir masal bu.Belki ondan. Beğendiğinize çok sevindim. Umarım o kötü düşünceli adamların olmadığı ve iyi cadıların olduğu bir dünyaya doğru gideriz. Bizim çocukların şekillendireceği bir masal olur bu. Çok teşekkürler.

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.