Kabuk / Meral Şahin

      Lavaboları ovdum, her yeri çamaşır suyu ile sildim, eşyaların tozunu aldım. Dolap içlerini kontrol edip her şeyi yerleştirdim. Günlük işleri bitirdikten sonra kendime güzel bir kahvaltı hazırladım. Tadını çıkara çıkara kahvaltımı yaptıktan sonra kahvaltılıkları dolaba kaldırdım. Bir bardak çayımı alıp tek omzumu pencerenin kenarına yaslandım.  Perdenin kenarından dışarıyı izlemeye başladım. Çayımı yudumlarken gelene geçene, kediye köpeğe, arabalara baktım. Sokaklar bu kadar kirli ve tehlikeliyken tertemiz evimde huzurla oturduğum için kendimi mutlu hissettim.

      Tam perdeyi iyice kapatıp koltuğa oturacaktım ki bahçe kapısındaki gölgeye takıldı gözüm.  Kapının altından içeriye doğru ağır ağır giren kaplumbağaya.  Perdeyi çektim, pencereyi açtım. ‘’Şişt!  Çık git bahçemden. Çık! Git! Kirleteceksin oraları.’’ diye bağırdım.  Kaplumbağa sesimi duyar duymaz sığınıverdi kabuğunun içine. Geçenlerde yine gelmişti. O zaman belediyeyi aramıştım.  Pek ilgilenmek istemeyip beni geçiştirmeye çalışmışlar, ben beş dakikada bir arayınca da gelip çıkarmak zorunda kalmışlardı. Giderken “Bir daha böyle bir şey için aramayın!” dediler. Şimdi kim çıkaracak bunu, kimi çağırsam, diye düşündüm. Kendi kendine gitmesini beklemekten başka çarem yoktu. Gitmek için adım atmak bir yana kafasını bile çıkarmadı dışarı.

      Onu izlerken kardeşim geldi aklıma. Ara sıra gelip beni dışarı çıkarmak ister.   Çok temizim, düzenliyim, evden dışarı çıkmıyorum, onun gibi yaşamıyorum diye çok üzülür, endişelenir benim için.  O kadar ileri gitti ki geçen gün, bir doktora gitmeyi teklif etti. Üzülüyor mu, kıskanıyor mu bir türlü karar veremiyorum. Kaplumbağa gibi, evimle birlikte yaşıyormuşum.  Benim bu halim hiç normal değilmiş,  tedavi olmam gerekiyormuş. Çok ısrarcı davranınca kızdım ona. ‘’Böyle yapacaksan gelme beni görmeye.’’  dedim. Darıldı herhalde, o gün bugündür yok ortalarda.

        Normal olan ne? Kime göre,  neye göre normal değil? Temizlik yapmak beni rahatlatıyorsa, bu şekilde mutluysam, evimde kendimi güvende hissediyorsam, bunun kime, ne zararı var? Sonuçta ihtiyacım olduğunda çıkıyorum. Yani, çok gerekliyse. Hiç değilse akrabalarımdan hoşgörü beklemeye hakkım olduğunu düşünüyorum.

      Kafamın içindeki sorularla insanlardan anlayış beklerken bardağın hala elimde olduğunu fark ettim. Önce güneşliği sonra tül perdeyi açtım, en sonunda da pencereyi. ‘’Sen olmasaydın bırak pencereyi, perdeyi bile açmazdım. Sakın bir yere gitme! Bardağı bırakıp geliyorum. ‘’ diye bağırıp mutfağa geçtim. Bardağın dibini boşalttım. Bardağı deterjanla ovup iyice duruladım. Kuruladıktan sonra yerine kapattım. Lavaboyu çamaşır suyuyla tekrar şöyle bir ovdum. Su damlacıklarını da kuruladıktan sonra hemen pencereye koştum. ‘Yok!  Göremedim. Başımı pencereden çıkardım. Etrafa iyice baktım. Yok. Gitmiştir, diye düşündüm. Biraz önce gelmesine kızdığım kaplumbağanın gitmesine üzüldüğümü hissettim.

      Bütün gün,  gidip gelip onu görebilmek için pencereden baktım.  Ne tuhaf, ona alışıyor muydum yoksa? Belki yarın tekrar gelir. Her ne kadar aklım bahçede kalsa da kanepeye uzandım. Gözlerimi kapattım. Tam uykuya dalmak üzereyken kanepenin bir beşik gibi sallandığını hissettim. Hemen fırladım. Dış kapının önüne geldim.  Öyle hemen evimi terk etmek istemedim.  Ellerimi açtım, dualar ederek beklemeye başladım. Bir süre sonra sarsıntı durdu. Sokaktan insan sesleri geldi. Sesleri duymak beni biraz olsun rahatlatsa da salonun girişindeki kanepeyi pencerenin önünde görünce kendimi sokağa atmak zorunda kaldım. Kendimi hep güvende hissettiğim, bir saraydan bile güzel gördüğüm evimin gelen artçıyla gözlerimin önünde enkaza dönüşmesini izledim. Gözyaşları içinde evime bakarken yıkıntının arasından çıkan kaplumbağayı gördüm. Teselli etmek ister gibi gözlerimin içine baktı. Halâ sırtında olan kabuğunu çok kıskandım.

      

 

11 Yorum Kabuk / Meral Şahin

  1. Sevgili Meral, ne çabuk kabuğumuz var bizi kat kat saran, atmadığımız, atamadığımız, atmaya korktuğumuz. Bir gün bir kaplumbağa gelir bahçemize ve alt üst eder o güne kadar doğru sandığımız şeyleri. Seni kutluyorum. Nicelerine…

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.