İtalo Calvino-İkiye Bölünen Vikont / Kemal Albayrak

İtalo Calvino’nun İkiye Bölünen Vikont’unda yazar, insanın iyi ve kötü yanlarının tamamen ikiye ayrılabileceği bir dünya düşlüyor. İkiye Bölünen Vikont hikâyesinde Vikont Terralalı Merdardo Bohemya’da Türklere karşı savaşırken efsanevi bir karaktere bürünüyor. Başını Vermeyen Şehit öykümüzü  hatırlatan metin, olağanüstü halin devamıyla gerçekçiliğini yitirip masal havasına bürünüyor.  Savaştan sonra memleketine dönen Merdardo’nun saf kötülükten oluşan yarısı ölümlere, katliamlara, çocuk kaçırmalara kundaklamalara karışırken saf iyilikten oluşan diğer yarısının gelişiyle Aziz ilan ediliyor.  İyi Merdardo da erdemle toplumun mücadelesini başlatarak huzuru kaçırıyor. Toplum saf iyiliği de saf kötülüğü de kaldıramıyor, zorlama iyiliği de çıkarlarının aleyhinde görerek rahatsız edici, huzursuz buluyor. İki kahramanın çatışması, güzel çoban kızına duyulan aşkla düelloya dönüşünce iyi ve kötünün savaşı zirveye çıkıyor.

Tüm olayları bize Vikont’un erkek yeğeni  ben diliyle aktarıyor.Kahraman dayısı Vikont Merdardo’nun aileden dışlanan kız kardeşinden doğan, yetim ve öksüz bir çocuk  olan anlatıcımız her şeye hakim.Soy,  aile ve yakınlığın önemini hayranı olduğu dayısıyla arasında örülen duvarları aşamayışının ezikliğini duygusal derinliğiyle okura hissettiriyor. Cüzamlı bir köy,  hekimliği bırakıp merak peşinde koşan bir İngiliz doktor, yetenekli bir marangoz  ve aile yadigarı Sebastiana anne de diğer kahramanlar arasında yerini alıyor.

Savaş sahnelerinin canlandırılması, çarpıcı betimlemeler ve olağanüstü hayal gücü insanı gerçekliğin ötesindeki dünyaya sürüklüyor. Türklerin  savaşma tarzından, doğurduğu korkudan övgüyle söz edilmesi yanında,doğuya aşina bizden bir yazarı okuma hissine kapılıyoruz. Muhammed’in Allah’ını ve Hristiyanlık öğretilerini birlikte yaşayanlardan,Manisa lalelerinden bahsedilmesi de gururumuzu okşayabilir.

Eserde Kafka’nın Ceza Sömürgesi’ni anımsatan araçlara tanık oluyor;  insanın güce  boyun eğişini ve zulmü kabullenişini izliyoruz.

“… nitekim vikont bundan yararlanarak iki suçlunun arasına bir kedi yerleştirip on tane de kedi astırdı. Kuruyan cesetlerle kedilerin leşleri üç gün boyunca sallanıp durdu,önceleri kimsenin yüreği kaldırmıyordu onlara bakmayı. Ama çok geçmeden görkemli bir görüntü oluşturdukları fark edildi, düşüncelerimiz birbiriyle uyumsuz duygulara bölünmeye başladı, öyle ki, cesetlerin indirilmesi büyük düzeneğin sökülmesi üzülmemize bile yol açtı.”

Yer yer Zweig karamsarlığına  teslim olan eser, okura sonunda umut vaat ediyor mu?

 “Ben, sana sevdalanmaya karar verdim, Pamela,” dedi  ona.

“Bunun için mi,” diye karşılık verdi Pamela “doğadaki bütün canlıları boğazlıyorsunuz?”

“Pamela,” diye içini çekti vikont, bunun dışında konuşacak ortak noktamız yok ki. Yeryüzünde karşılaşan iki varlık, hep birbirlerinin gözlerini oyarlar. Benimle gel, bu kötülüğü iyi biliyorum ben, yanımda,  başka hiç kimseyle olamayacağın kadar güvende olacaksın, ben de herkes gibi kötülük yapıyorum, ama başkalarından farkım, elimin keskin olması.”

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.