ümraniye escortkadıköy escortataşehir escortizmir escort

sakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escort

Işıkların Şehri Şangay / Nefel Özhan

01 Temmuz 2019 0

Şangay, ışıkların şehri; büyülü ışıklar, rengarenk ışıklar ve binalarla çevrili. Gündüzü ayrı gecesi ayrıdır bu kentin. Sabah, işe koşturan bir insan gibiyken  akşam ziynetlerini takmış bir kadın gibidir; ışıl ışıl göz alıcı ve çekici. Gece gözlerinizi alamazsınız o ışık oyunlarından, suya yansıyan yakamoz gibi yanılsamalardan. Böyle büyük ve şaşaalı bir şehir olmasına rağmen kaostan uzak kalmayı başarmış düzenli bir yerdir Şangay. Çin’in en büyük  ve en önemli liman kentidir. Yangtze Nehri deltasında kurulmuştur ve Huangpu Nehri tarafından Pudong ve Puxi olarak iki yakaya ayrılır.

Puxi yakasında şehrin eski yüzünü, Pudong tarafında ise şehrin modernleşmiş halini görmeniz mümkün. Öyle ki Pudong’ta uluslararası bir havalimanı  bulunmaktadır. Bu da şehrin hem ticari hem de turizm açısından önemini daha da arttırmaktadır. Pudong havalimanında indiniz ve ardından otelinize yerleştiniz peki nereden başlamalı bu güzel şehri gezmeye?

Şangay’ın önemli gezi noktalarından bir kaçı şöyle; The Bund, Doğu’nun İncisi Kulesi, Şangay Müzesi, Xintiandi, People Square, Nanjing Caddesi, Yuyuan Bahçesi, Yuyan Bazaar ve Jing’an Tempo.

Gezmeye başlamadan önce her zaman kendinize bir başlangıç noktası seçmeniz plan yapmanız açısından çok önemli; Şangayı gezmeye başlamak için ise  en güzel nokta Nanjing Caddesi. Bu cadde Şangay’ın Yuxi bölgesinde yer alıyor. Tam bir alışveriş cenneti. Buradan kendiniz ve sevdikleriniz için hediyelik eşyalar bulmanız da mümkün. Ayrıca bu caddeden otobüs turu alarak da Şangayı da gezebilirsiniz. Gezerken bir şehri adımlamayı sevsem de burası için pek de mümkün değil; çünkü gerçekten büyük bir şehir.


(Nanjing Road)

Nanjing  Caddesini önemli kılan bir diğer ayrıntı ise Çin ve Japonya’nın arasındaki savaştır ve bu savaşın sonunda Japonlar büyük bir katliam gerçekleştirmişlerdir. Bu katliam, Japonların şehri terk ettiği 1938 yılının, ocak ayının sonuna kadar devam etmiştir. 6 haftalık katliamın bilançosu, 300 binden fazla ölü, 100 binden fazla yaralı ve 20 binden fazla tecavüz edilmiş ve öldürülmüş kadın olmuştur. Bunların da dışında katliama ait deliller Nanjing Datusha’daki müzede bulunmaktadır.

Nanjing caddesinde şık dükkanların arasında gezdikten ve belki bir kahve içtikten sonra rotamızı People Square’e çeviriyoruz. Burası da Şangay’ın önemli bir kamusal alanıdır ve Şangay Müzesi de burada yer almaktadır. Mimari yapısı oldukça hoş olan bu müzede bronz ve seramik heykeller, eski Çin hanedanlıklarından kalma eserleri görmeniz mümkün.


Bir diğer alışveriş caddesi ise Xintiandi’dir. Burası bizim Nişantaşı’mıza benzetiliyor ama bence sadece bir alışveriş bölgesi değil mimari açıdan da farklı yapılar görmeniz mümkün ve modern mimari eserler gerçekten ilginizi çekecek güzellikte.


Alışverişin modern halinden bahsetmişken geleneksel pazarlara ne dersiniz? Şangay, modernizmi ve eskiyi bir arada size sunan farklı bir kent. Yuyuan Garden&Bazaar nostaljik açıdan ihtiyaçlarınızı karşılar ve burada daha uyguna hediyelik eşyalar bulmanız mümkün. Sokak lezzetlerinizi de tatmanız için bir çok mekan bulmanız da mümkün. Burada ‘dampling’ çin mantısı denemenizi tavsiye ederim.


Çin 5000 senelik mimari bir kültüre sahiptir. Çin mimarisi tapınak, konut, saray, bahçe ve mezarlık olarak  5’e ayrılır. Kıvrımlı çatılar, ince el işçilikleri, ejderhalar, avluda aslan heykelleri öne çıkan özelliklerdir. Çinliler bu binaları cennet ve dünya ile uyum içinde yapmak istemişlerdir. Bu yapıların inşasında  tesadüfi hiçbir şey yoktur. Merdivenlerin sayısı, binanın bulunduğu nokta, baktığı yön ve benzeri her detay evren ile uyum içinde yapılmaya çalışılmıştır. Büyük avlular, ince el işçilikleri, renk uyumları insanı büyüleyici güzelliktedir. Yuyuan Bahçeleri’nde bu güzellikleri görmeniz mümkün ve önemli bir ayrıntı daha alışveriş yapmanız açısından diğer yerlere göre fiyat açısından daha avantajlı.


Çin mimarisinden bahsetmişken tapınakların bu alanda çok önemli olduğuna da değinmek gerekir. Çin’in her yerinde irili ufaklı tapınaklar görmeniz mümkün. Şangay’da ise Jing’an tapınağı görülesi bir işçiliğe sahip bir Budist Tapınağıdır. 1. yüzyılda Çin’e gelen Budizm 4. yüzyılda yaygınlaşmaya başladı ve zamanla Çin’de en büyük etkiye sahip olan din haline geldi. Çin’deki Budizm, Han Budizmi, Tibet Budizmi ve Güneyden Gelen Budizm olmak üzere 3 gruba ayrılır. Çin’de toplam 200 bin rahip, 13 bin tapınak, 33 Budizm okulu ve 50’ye yakın Budizm ile ilgili gazete, kitap ve dergi bulunur. Budizmin temelinde bir yaratıcı olmadığına dair bir inanç vardır. Aslında budizm bir inançtan çok felsefi bir öğretidir. Tanrı inancı içermemesine rağmen insanların bir yaratıcıya bağlanma isteğinden ötürü zamanla Buda’yı tanrılaştırmışlar ve Hindu, Japon, Çin inanç ve öğretilerini de alarak  mitolojik tanrılar da yaratmışlardır.

Budizm dünya çapında da bilinen bir öğretidir. Budizm’in kurucusunun ise farklı bir hikayesi vardır. Herkesin Buda olarak bildiği Siddharta Guatemala bu dinin kurucusudur. Doğduğunda kaderi bellidir  Ya muhteşem bir kral olacak ya da muhteşem bir kutsal adam olacaktır. Babası kendisi gibi bir kral olmasını istemektedir. Bu yüzden oğlunu ölümü, acıyı ve kederi görmemesi için korunaklı bir sarayda büyütür. Hayatı boyunca hiç sıkıntı çekmeden büyüyen Siddharta dış dünyayı da merak ederek saraydan ayrılır ve aslında hayatın acılarla dolu olduğunu görüp bu acılarla baş edebilmeyi, bedenini ve nefsini de terbiye edebilmeyi öğrenmek ister ve sarayını terk ederek Ganj Vadisi’nde çilekeş bir hayat sürüp  önemli din adamlarının öğretilerini takip eder. Fakat belli bir süre sonra bu öğretilerin onun amacına hizmet etmediğini düşünerek meditasyon teknikleriyle kendi yolunu bulmayı amaçlar. Buda’nın kelime anlamı da burdan gelmektedir ‘uyanmış kişi’. Siddharta kendi yolunu kendi çizerek acıya ve çileye uyanmıştır.

”Bizi kendimizden başka kimse kurtaramaz.
Hepimiz kendi yolumuzu kendimiz yürümek zorundayız.”

Buddha

Mitolojik tanrılarına  böyle taze meyveler sunarak kendilerine minnet duygularını gösteriyorlar veya daha  önce diledikleri bir dileğin gerçek olması durumunda teşekkürlerini sunmak adına meyveler sunuyorlar.

 Budizmde tütsülerin de önemli bir yeri vardır. Buda’nın önünde dua ederken tütsü yakılır, Bu minnettarlığın bir göstergesidir. Tütsünün bir diğer faydası da konsantrasyonu arttırdığıdır. Meditatif bir öğreti olan Budizm’de konsantrasyon çok önemlidir.


Şehrin en uğrak ve en önemli noktalarından biri ise The Bund’dır. Puxi bölgesinde yer alır ve burada gotik, barok, neoklasik ve rönesans mimarisinden etkilenerek yapılan binalar görmeniz mümkündür. Huangpu Nehri kenarında uzun bir yürüyüş yolu bulunmaktadır. Burada yürüyüp şehrin mimari yapısının tadını ve nehir manzarasının güzelliğini bir arada görebilirsiniz. Burayı da hem gece hem gündüz görmenizi tavsiye ederim. Kesinlikle farklı şehirlere gitmişsiniz hissini yaşayacaksınız.

Tabii Şehrin simgesi haline gelmiş Doğu’nun İnci Kulesi’ni unutmamak gerekir(The Oriental Pearl TV Tower). Şangay deyince akla gelen ilk görüntü inci şeklindeki bu tv kulesidir. Gündüz başka gece ise bambaşka bir güzelliğe sahiptir 468 metre yüksekliğindeki bu kule. Pudong bölgesinde yer alır. Pudong bölgesinde bu kule gibi birbirinden güzel iş merkezleri ve binalar da bulunmaktadır ve gece insanlara bir ışık şöleni sunarlar. Yanıp sönen ışıklar, ledler, karanlığı bir panayır alanına çevirir.




BENZER KONULAR
YORUM YAZ

YAZARLAR