-Hı Hı… / Levent Karataş

 

 

-Ne ben sipahiyim

Ne de sen benim ecemsin Gülizar!-

 

Cumartesi. Mutluluk şiirleri yazacak kadar genç cumartesi. Sabah. Cumartesi. Nisan. Vapur Burgaz iskelesine yanaşıyor. Güzel cumartesi…

 

Bahar panayırı kuruluyor ada kıyısı boyunca. İskeleden-Kalpazankaya koyuna kadar. Ağaçlar altına sıralı satıcılar, balon uçurup ağlayan çocuklar, insan kıyamet- iğne tutmaz bir kalabalık.

 

Panayırı geçince bir bahçeli evin önünde duraksadık…

Pijamalarıyla kurulmuş -muhtemelen kendi yaptığı tahta masasında- rakı içiyordu kahraman babamız HAYDAR…

Bu hikayeyi herkes bilir, taş evin kapısından seslendi hanım kraliçe:

-Patlıcanı da getiriyoruuum!

 

Gök aşıkları kadar konuştum yer’de

O bahçeli evin patikasında

Lordun Aşkı filmindeki gibi:

 

+Sen de bana patlıcan yapacak mısın?

-Hı Hı…

Kirpiklerine dokunarak öptüm O’NU.

 

* * *

 

(Vasi etmiştim

Ondokuzunda yazdığım intihar mektubumda

Öleceğim uzamın, o cumartesi meraklılığı ve kalabalıklığında

Bir panayır yeri olmasının temsilen sağlanmasını… Mektubumu şöyle bitirdim; Allah herkesi korur…)

 

AMA küstahken durup, kahkaha atıp, afallayıp zamanı algıladığım

iyimserlikle aşık olduğum,

KARA CEKETİMİ ÇEKİP ÜTOPYALAR SAÇTIĞIM, ÇAM AĞAÇLARINA YASLANIP DOĞACI MARŞLAR SÖYLEDİĞİM

O güzel cumartesi günü- vasiyet etmeden;

intiharıma süs olsaydın keşke.

 

 

Fotoğraf: https://bit.ly/2F3Ii7k

 

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.