ümraniye escortkadıköy escortataşehir escortsikiş izlebrazzers izleporno izle

sakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escort

Hava Özcan / Ali’nin Şaşkınlığı

01 Haziran 2019 0

– Hey, kim o konuşan? Odada yalnızım. Bu ses de neyin nesi?

– Biziz biz, senin ellerin.

– Ne? Ellerim mi? Hiç el konuşur mu?

– Mecbur bırakırsan tabii ki konuşuruz. Şu halimize bir bak! Kirden rengimiz değişti canım. En son ne zaman yıkadın bizi? Hatırlıyor musun?

– Tabii ki hatırlıyorum. Dün müydü?

– Hayır!

– Önceki gün müydü? Ne önemi var canım, yıkamıştım ya bir ara.

– İki gün önceydi çok iyi hatırlıyoruz. Öyle suyun altına tutup ıslattın sadece. Yıkamadın. Üzerimizdeki kirler  yumuşamadı bile. Mikroplar da bayram yaptı.

– Neyse ne canım. Suyun altına tutunca yıkandınız işte. Benden bu kadar.

– Benden bu kadar deyip de kurtulamazsın canım. Biz bir kere senin çok önemli bir organınız. Biz olmadan hiçbir işini yapamazsın.

– Yaparım.

– Yapamazsın, boşuna konuşuyorsun. Haydi gel, inat etme de şöyle güzelce sabunla bizi. Sonra da bol su ile durula. Yapıştık birbirimize.

  Ali ellerinin konuşabildiklerine inanamıyordu. Rüyada olup olmadığını anlamak için elleriyle saçlarını tuttu ve çekti.

– Ayyy, o da ne? Bizim kokumuz bize yetmiyormuş gibi. Kokulu ellerinle ne çekiştiriyorsun bizi? Yağlandık iyice, kirden nefes alamıyoruz. Tertemiz şampuan kokmak varken. Anlayamıyoruz seni. Kepek, toz, yağ, kir…Of, bir de bitlenirsek vay halimize!

  Saçlarıyla da konuşan Ali, şaşkın şaşkın cevap verdi.

-Daha geçen gün yıkadım, taradım ama ben sizi ya!

– Geçen gün mü? On beş gün geçti.

– Günler çabuk geçiyorsa, ben ne yapayım?

Ali dağınık odasında oyuncaklarına doğru yöneldi. Bu sefer elleri yeniden konuşmaya başladı.

– Bak saçlarının arasına soktun bizi. Tırnakların içine daha da çok kir doldu. Ne olacak kürek gibi uzadı tırnaklar. Kesmek aklına gelmiyor ki!

Tırnaklar bir ağızdan:

– Kesmedin tabi, bakmadın bize.

– Bakıyorum işte. Aha da baktım!

– Öyle gözlerinle bakmakla olmaz. Bize karşı görevlerini yerine getirmen gerekir.

Ali, konuşmaları duymazdan geldi. Köşede duran oyuncak yığını arasından oyuncak arabasını aramaya başladı. O da ne? Gözlerinden yaşlar akmaya başladı. Gözleri buğulandığı için tam göremiyordu. Bu kez gözleri başlamıştı konuşmaya.

– Ohhh, şöyle biraz ağlayalım da çapaklar aksın aşağıya. Uyuruz belki ağlayınca.

– Neler oluyor size ya? Korkutuyorsunuz beni. Daha yeni uyandım ya.

– Yeterince uyumadık ama biz. Uyanınca da yıkamadın bizi. Kendimize gelemedik daha.

Gözleriyle konuşan Ali mutfağa koştu. Bir bardak su içerse kendine geleceğini düşünüyordu.  Rahatlamaya çalışan Ali’yi midesi de bir güzel şaşırttı:

– Aç aç ne suyla dolduruyorsun beni? Kahvaltı bile yapmadın daha. Sabah, öğle, akşam ne yemen gerektiğini öğrenmelisin. Yoksa ya şişman, ya da zayıf olacaksın. Ancak böyle giderse gıdasız kalıp hasta olacaksın.

Ali mutfaktan çıktı. Aynaya bakmak için banyoya koştu. Tüm vücudu isyan etmişti. Oysa hayat ne güzel gidiyordu. “Ne oldu tüm bu organlarıma?” diye sordu kendi kendisine. Bir yandan da aynada kendini inceliyordu.

Dişleri de isyandaydı. Ayakları da kaşınıyordu. Tüm konuşmalar birbirlerine karışıyor ve kocaman bir uğultuya dönüşüyordu. Tüm bu uğultunun  içinden mikropların: “Kesin sesinizi! Ali çok iyi bir çocuk.” diye yükselen seslerini duydu. Organlar ağız birliği yapmışçasına mikroplara cevap veriyorlardı.

– Tabii buldunuz böyle pis ve güvenli yeri. Temizlenmekten  söz edilince karşı çıkıyorsunuz. Biz sizin asıl amacınızı biliyoruz.

– Neymiş bizim asıl amacımız. Söyleyin de biz de bilelim.

– Yaşayacak nemli ve pis bir ortam bulmak. Onu da buldunuz işte. Daha ne istiyorsunuz?

Mikroplar gururlanıp kahkahalar atarak cevap verdi:

-Ne mi istiyoruz? Ali’nin direncini düşürmek tabii ki…

– Ne?

– Direnci düşünce de onu hasta edeceğiz. Biz çok çalışkan mikroplarız. Azimliyiz. Kararlıyız. Başaracağız!

 Ali aynaya bakarken duyduklarına inanamadı. Gözlerini kocaman açtı ve ellerine, ayaklarına baktı. Aynada gözlerinin ta içine baktı ve şöyle dedi:

 – Haklısınız, sizler benim parçalarımsınız. Ben sizim, sizler de bensiniz. O halde el ele verelim de şu mikroplardan kurtulalım. Ne dersiniz?

Tüm organlar sevinç çığlıkları atarken mikropların endişesi yüzlerinden okunuyordu. Ali hemen banyoya girdi. Saçlarını şampuanladı. Lifini sabunlayarak tüm vücudunu köpürttü. Artık teni soluk alabiliyordu. Mis gibi kokmuştu. Banyodan sonra yumuşayan tırnaklarını kesti. Midesinin guruldamasını hissedince güzelce karnını doyurdu. Ardından dişlerini fırçaladı. Aynada kendisine gülümserken, uzamış olan saçlarını fark etti. “Saçlarımı da kestirmeliyim.” diye geçirdi içinden. Aynaya göz kırptı ve berbere gitmek üzere hareket etti. O da ne? Biraz daha hareket etse yataktan düşecekti. Güneş daha yeni doğmuştu. Rüyasının etkisinde kalan Ali aynaya doğru koştu.

Fotoğraf: https://www.kisa.link/LSvE



BENZER KONULAR
YORUM YAZ

YAZARLAR