garip
garip
garip

Güzel İzmir/ Şebnem Kocaoğlu

reklam
01 Eylül 2019 0

Büyük İskender Doğu’ya sefer yapmaya karar verirken hocası Aristo Symrna’ya uğramadan gitme, yoksa eksik kalırsın demiş. Aristo’ya kulak verip, yıllarca farklı kültürlere ev sahipliği yapmış Ege’nin incisi İzmir’e romantik bir yolculuk yapmaya ne dersiniz?

O zamanın Pagos tepesi yani şimdiki Kadifekale’nin eteklerine kurulan şehir, İzmir limanına da ev sahipliği yapmakta. Kadifekale’den güneşin doğuşunu ve batışını izlemek, yüzyıllardır hiç değişmeyen ve şairlere ilham veren bir ritüel. İzmir ve deniz birbirinden ayrılmaz bir ikili. Deniz Ege’dir, çünkü deniz özgürlüktür, farklıdır deniz insanı olmak. Kah “Gözleri İzmir mavisi İzmir güzeli kadın”olur deniz Latif Öz’ün dizelerinde; kah “İzmir kızları deniz deniz kokar” Bayram Eser’in dizelerinde…

Yaza damgasını vuran günbatımı, deniz ve balkonlardan yayılan balık kokusu, serin bir yaz meltemi, İzmir’in meşhur imbatıyla Kordon’da balık lokantalarında yenilen balık…Kalamar ve Ege’nin çeşit çeşit otlardan yapılan mezeleri bir çilingir sofrasında keyfe bürünür deniz kokusuyla birlikte.

Başka hiçbir şehre benzemez İzmir, Cuma akşamı paydos eder İzmirliler, Narlıdere, Foça, Çeşme, Ayvalık ve Kuşadası’na kaçarlar… Bu anı bozabilecek olan tek şey ise iş değildir, ancak bir düğün ya da nişan yemeğidir onları İzmir’e bağlayan, keyfimize çok düşkünüzdür biz İzmirliler.

Yerleşim tarihi İ.Ö 3 bin yılına dek uzanan bu kent binlerce yıllık bir tarihi kucakladı. Eski İzmir bugünkü Bayraklı’da Kral Tantalos tarafından kurulmuştu. Yazılı kaynaklar kentin kuruluş tarihini M.Ö. 1102 olarak göstermekte. Spil dağının eteklerinde bir zamanlar Akropolis, Kral Tantalos’un mezarı ve kale tüm heybetiyle ayaktaydı. Aristo’ya göre bir deprem kenti yerle bir etti. Efsanelerden birine göre, Zeus’un oğlu olarak adlandırılan ve çok zengin bir kral olan Tantalos ilahların masasından içki çalmıştı. Oğlu Pelops’un vücudunu ilahlara ziyafet olarak sunmuş, ilahi sırları açıklama ve ilahların gözünden düşmesi sonucu kent depremle yıkılarak cezalandırılmıştı. Homeros, Odysseia’da işkenceler çekerken gördüğünü söylediği Tantalos’u şöyle anlatmıştı:

“Duruyordu bir gölün içinde, ayakta,
Yüksele yüksele çıkıyordu su, çenesine kadar.”

İzmir’in tarihine baktığımızda beş bin yıllık geçmişiyle kentlisinin yaşamayı sanat edinmiş olduğunu görürüz. Tiyatroları, operalarıyla, kafe ve biraevleriyle, müzikholleri ve kabareleriyle Batı’nın ünlü kültür sanat kentlerinin gerisinde kalmadığını görürsünüz 19. Yüzyılın İzmir’inin. Tiyatro etkinliği sanıldığının aksine İzmir’de İstanbul’dan önce başlamıştı. İzmir kentinin 19. Yüzyıldaki tiyatro yaşamı açısından canlılığı yabancı azınlık ticaret burjuvazisinin ürünüydü. Sinema ile İzmir’in tanışması da İstanbul’dan bir yıl önce olmuştu.

Agora’sı, 1900’lü yıllarda Türk oyunlarının oynandığı Splendid Tiyatrosu, Elhamra Sineması, Basmane ve Alsancak Tren İstasyonları önceleri Halk Evi olarak kullanılan bugünkü Devlet Tiyatrosu İzmir’in simgeleri. Konak’taki Saat Kulesi ve palmiyeler…İzmir’in arka arkaya geçirdiği depremler, yangınlar olmasaydı eğer, günümüze kadar gelebilen daha pek çok simgesi olacaktı.

“İzmir, tatlı sevgili şehrim
Bir gün şayet senden uzakta ölürsem
Beni sana getirsinler”

İzmir’in ünlü asansörüne bu dizelerin sahibi Dairo Moreno’nun adı verilen sokaktan geçilerek girilir. Nesim Levi’nin Karataş’ta yaptırdığı tarihi asansör sizi denizi gören çok şık bir restorana götürür. Farklı kültürlere yıllarca ev sahipliği yapmış olan İzmir Levanten, Musevi ve Müslüman Türklerin iç içe huzur içinde yaşadığı kozmopolit bir şehir. Mübadele öncesi kardeşçe yaşadığımız Rumların da etkisi Alsancak’ta yer alan Barlar Sokağı’nın mimarisinde görülmekte.

Cumhuriyetin kuruluşunda ulusal bir sınıf yaratmak isteyen Mustafa Kemal Atatürk İktisat Kongresi’ni düzenlemek için İzmir’i seçmişti. Anıları içinde Atatürk’ü saygıyla taşıyan İzmir’in Kordon boyundan söz etmemek olur mu? Kordon’da bulunan Atatürk Müzesi’ni her İzmirli gururla bir kez ziyaret etmiştir. İzmir Atamıza bir de Latife adında bir gelin vermiştir. İzmir’in Pera’sı olan Kordon nice aşklara şahit olmuştur. Pasaport Kahvesi’nden görünen günbatımı ve içilen bir bardak çay ile İzmir hala romantik bir şehir. Sıcak yaz günlerinde denizden esen imbat serinletirken İzmirlileri; Çeşme’de batmakta olan akşam güneşinde yaz aşkları yaşanır ve bir şiir olur Necati Cumalı’nın dizelerinde.

“Aşkı şehirler yaratır,
Şehirler yaşatır diyorum
Gün gelir aşklarıyla anılır
Şehirler anılırsa”

BENZER KONULAR
YORUM YAZ

YAZARLAR
Hüseyin Opruklu
Bilgi yok.