Güneşin Doğuşu / Cavit Arslan

 

Küçük bir kızdım. Babasının eve gelmesini bekleyen. Çoğu zaman gelirdi. Bazı geceler bekletir. Babamı aya benzetirdim. Çünkü hep geceleri gelirdi. Geldiğinde de ruhumda gel-gitler yaratırdı. Gelmesini mi daha çok isterdim. Yoksa gelmemesini mi? Bilemiyorum.

Hayatında başka kadınların olduğunu kendine saklardı. Kimsenin bilmediğini düşünürdü. Annem babama bilmiyor gibi yapardı. Ben de anneme. Diğer evlerde anne ve babaları çocuklarıyla bilmece sorma oynardı. Bizim evimizde ise bilmemece oynanırdı. Saatler ilerlediğinde gelmesini isterdim. Başka yerde olması içimde dayanılmaz bir ağırlık yapardı. Annemle tartışmalarında ise gitmesini isterdim. Geceler ruhumda uzun ve karanlıktı.

Doğumum bile bir gece yarısı olmuş. Kendimi doğduğum geceden hiç çıkamamış gibi hissediyorum. Annemin ışık olmasını istedim. O ise babamda tüm ışığını da umudunu da kaybetti. Babamın geceyi sonlandırmasını istedim. Ama babam hiç gündüzleri gelmedi. Güneş tutulmasına yakalanmıştım. Babam da güneş ile aramdaki ay.

Genç bir kızım artık. Gecelerin karanlığında ışığı arayan. Doğmayan güneşin yokluğunda ilerliyorum. Ateş böceklerinin ışıklarına bakıyorum. Gecenin karanlığında dans ediyorlar. Ateş böceklerine aşık oluyorum. Sönüyorlar. Gecenin karanlığına esir oluyor uzaklaşıyorlar.

Büyüdükçe sokak lambalarının ışıklarına takılıyorum. Diğer kadınlara bakıyorum. Bir sokak lambasının ışığından dışarıya çıkamıyorlar.

Dibini aydınlatan sokak lambalarının ışıkları geceye son veremiyor. Ben de kendimi bir sokak lambasının ışığında buluyorum.

Lambaların uzaktan göz kırpan ışıklarına bakıyorum. Sanki bir yanıp bir sönüyorlar. Babamın gel-gitlerine ne de çok benziyor. Titreyen ışıkları sanki bir anda kesilecek. Lambanın titrek ışığının güvensizliğinde gecenin karanlığını seyrediyorum.

Bulamadığım güneşi aramıyorum. Güneş, hayalleri ısıtan bir umut. Umutlar arkası yarın dizilerde. Belkiler de. Keşkeler de.

Gecenin karanlığı yetmezmiş gibi karnımda yükselen dağa bakıyorum. Dağın arkası görünmez bilinmezlerle dolu. Yine bir gecenin karanlığında önümdeki dağın çığlıklarla yok oluşunu seyrediyorum. Bıraktığım çığlıklara o devam ediyor. Gecenin zifiri karanlığına inat güneş yok olan dağ ile ışımaya başlıyor. Geceme bir kızın son vereceğini beklemiyordum.

O ağladıkça yüreğim ışıldıyor. Ben güneşi hep başka yerde aradım. Oysa güneş yüreğimmiş. Kızım, ruhumun yaşam enerjisi. Geceye noktayı koyanım. Dünyamı aydınlatan, ruhumu ısıtanım. Bana güneş olmayı öğretenim. Sen gecelerde büyümeyeceksin. Gelişinle doğan güneş seni ısıtacak.

 

Fotoğraf: https://goo.gl/txbv5x

2 Yorum Güneşin Doğuşu / Cavit Arslan

  1. Belki çok yakından, belki yüreğinin en uzak sınırının en yakınında olan biri olduğum içindir. Bu dizeleri okuduğumda anlamını benim kadar net anlayan olmadığını ve her kelimenin anlamının ne kadar ve ne ifade ettiğinin önemi tesiri ve etkisi çok büyük kardeşim. Emeğine yüreğine sağlık. Adamsın !!

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.