garip
garip
garip

Gittim, Gezdim, Gördüm: Cide Günlüğü* / Gizem Gücük

01 Haziran 2019 1
reklam

Rıfat Ilgaz Evi

Hababam Sınıfı, Karartma Geceleri, Nerede O Eski Usturalar, Geçmişe Mazi ve birçok eserin sahibi usta yazar Rıfat Ilgaz’ın eserleri ve kişisel eşyalarının da içinde bulunduğu Rıfat Ilgaz Kültür ve Sanat Evi’ne uğradığım bir zamanımı anlatayım. Cide’de yol kenarında bahçeli, ahşap iki katlı bir binada yer alıyor onca anı… Rıfat Ilgaz’ın vefatından sonra müze olarak onarılan bu bina Belediye Başkanı Nejdet DEMİR tarafından 2007’de yaptırılmış, her yıl yerli yabancı ziyaretçilere ev sahipliği yapmaktadır. Bu güzel bina; manevi değerini bilmeyenler için ilk bakışta pek dikkat çekmeyebilir ama bu büyük yazarın bir zamanlar yaşadığı yer olduğunu bilen herkes için aslında fazlasıyla dikkat çekici.

Kapıdan girdiğiniz zaman sağ tarafınızda sizi içerisine notlar bırakabileceğiniz bir defter bekliyor, yanında benim çok sevdiğim eski bir radyo mevcut. Karışınızdaki duvarda ise Rıfat Ilgaz’ın fotoğraflarını göreceksiniz. Fotoğrafların birçoğu Cide’de bulunurken çektirmiş fotoğraflar. Altında ise Rıfat Ilgaz’ın memleketi Cide’ye olan sevgisini anlattığı yazı ve bir şiir bulunuyor. Evin içerisinden devam edecek olursak, girişin ortasındaki masa Kastamonu/Cide’nin meşhur sarı yazmalarıyla donatılmış. İlk kattaki odaların birincisinde sedirler, sedirin ortasında ise tatlı, üstü kapalı eski bir beşik. Yan tarafında ise eski dikiş makinesi mevcut. Oda sizi çok sıcak karşılıyor. Tahta pencerelerinin dantelli perdeleri arasından süzülen güneş ise ortamı “ölümsüz” yapıyor. Yan tarafında boş bir mutfak mevcut. Merdivenin arka tarafında kalan odada ise bir daktilo ve bir duvar dolusu kitap bulacaksınız. Kitapların bazıları günümüzden bazıları ise eskilerden olmakla birlikte bu küçük odanın kitap dolu olması, kitapsever biri için cennet gibi geliyor.

Ahşap merdivenlerinden yukarı çıkarken yine sizi bir duvar dolusu fotoğraflar karşılamakta. Rıfat Ilgaz İlköğretim Okulu’ndan kareler, kutlama fotoğrafları, Rıfat Ilgaz’ın öğretmenlik yaptığı dönemde öğrencileriyle çektirdiği fotoğraflar ve yaptığı ziyaretler mevcut. Üst kata çıktığınız zaman sizi koridorun ucunda cam kenarında yerleştirilmiş çok güzel bir sedir karşılıyor. Camda asılı olan Türk Bayrağı, gün ışığı ile birlikte odaya güzel bir kızıllık katıyor. İki taraflı duvarda ise yine fotoğraflar göreceksiniz. Dostları, iş arkadaşları ve gezdiği yerlerden oluşuyor buradaki fotoğraflar. Cumhuriyet Gazetesi’nde 80. Yaş gününü kutladığı fotoğrafı, Aziz Nesin ve yakın dostu İlhan Selçuk ile katıldığı “Edebiyatımızda Mizah” isimli panelden fotoğrafı da burada göreceksiniz. Odanın bir tanesi yine birinci katta olduğu gibi sedirli bir oturma odası. Karşı tarafında ise eserlerinin, söyleşilerinin, eski gazete küpürlerinden alınan yazılarının toplandığı bir oda sizi karşılamakta. Halk gazetesinde yazdığı köşe yazıları, cam vitrinde sergilenmekte. Bir masada ise birçok eseri mevcut. Rıfat Ilgaz’ın 12 adet şiir kitabı (1943-1987),6 adet oyunu, ki bir tanesi hepimizin hala daha severek izlediği belki de repliklerini ezbere bildiğimiz Hababam Sınıfı (1965-1969),2 adet Fıkra ve Yazılarından Derleme (1984), 3 adet anı kitabı (1982-1992),22 adet hikaye kitabı (1957-1992), 9 adet roman,13 adet de çocuk kitabı (1968-1984) bulunmaktadır. Duvarlarda ise çoğunlukla Hababam Sınıfı oyuncularıyla çekilmiş fotoğraflar mevcut. Dahası, Hababam Sınıfı adlı eserin Tokyo Üniversitesi öğrencileri tarafından 1992 yılında sahnelendiği bir fotoğraf çok etkileyiciydi. Hepimizin severek izlediği oyuncular olan Tarık Akan, Kemal Sunal, Metin Akpınar, Türkan Şoray ile olan fotoğraflarını, bunun yanı sıra adına düzenlenmiş şiir yarışmaları ve müzikallerde bulunduğu fotoğrafları da bu odanın duvarlarında bulacaksınız.

Karşı odasında ise giydiği giysilerle donatılmış olan yatağını göreceksiniz. Benim en çok dikkatimi çeken ise yatağın başında Van Gogh’un Terrasse de Cafe de Nuit resminin olması. Karşısındaki vitrinde fotoğrafları, ödülleri ve kendi el yazısı ve imzasıyla “Son Şiirim” (1991) mevcut. Yine yan tarafında ise cam vitrinde gözlükleri, aynası, kalemleriyle kişisel eşyaları bulunuyor. Odada sizi kendine çeken bir başka şey ise takım elbisesinin bulunması. Adeta bizimle birlikte o odada kalıyormuş hissi veriyor insana. Ödüllerinin üzerinde bulunduğu tüplü bir televizyon mevcut. Lakin gözünüze çarpan ilk şey bunlar olmuyor. Hababam Sınıfı oyuncularından “RIFAT BABA SEN ÇOK YAŞA” yazılı bir karton mevcut, içinizi ısıtan kısmı ise bu cümlenin altında çocukların yazıyor olması. İnsanın geriye bu kadar unutulmaz eserler bırakması çok onur verici olmalı. O filmlerde izlediğiniz sıcaklığı bu evde de görebileceksiniz. Cide’ye yolunuz düşerse bu müzeyi mutlaka gezmenizi tavsiye ederim.

Cide Gezisine Devam:

Rıfat Ilgaz Kültür ve Sanat Evi gezimiz burada son bulsa da Cide’nin güzellikleri bitmiyor.

Evi gezdikten sonra mola vermek ve karnınızı doyurmak için Han Bahçe’ye de uğramanızı tavsiye ediyorum. Özellikle ahşap ve Retro eşyalarla donatılmış yerler ilginizi çekiyorsa burası çok güzel bir yer. Sahil kenarında çay içmek veya yemek yemek isteyenler için seçenekler de mevcut tabii.- Han Bahçe’de güzel bir kahvaltı yapabilir, veya dostlarınızla sıcak/soğuk şeyler içebilirsiniz. Burada beni cezbeden şey; içinde retro radyolar, eşyalar ve ahşap oturma yerleri ve arkada bol güneş ve çiçeklerle dolu bir bahçesinin olması. Özellikle fotoğraf çekmeyi sevenler için hoş pozlar yakalanacak bir yer.

Gezme ve alışveriş için çarşısında bulacağınız en bilinen eşyalar sarı yazma (diğer renklerde de boy boy mevcut) ve ahşap eşyalar (anahtarlık, kalemlik, nihaleler, küllükler, kaşık çatal, hediyelik eşyalar vb.) olacaktır. Sahil kenarında güzel bir plajı mevcut. İster güneşlenebilir, ister yüzebilir, ister kafede oturabilir denize karşı içeceğinizi yudumlayabilirsiniz.

Cide’de yol boyunca ahşap evler mevcut. Ufak çaplı da olsa Safranbolu gibi duruyor. Modern binalar arasına karışmış restore ahşap binalar benim her zaman ilgimi çeken yapılar olmuştur. Cide dönüşünde mutlaka uğranılması gereken bir başka yer daha var tabii ki: Gideros Koyu.

Gideros Koyu

Gidiş yolu boyunca oksijene doyacağınız, yeşil ve mavinin her tonunun sizi gün ışığında selamladığı nefes kesici bir yer; Gideros koyu. Özellikle fotoğraf çekmeyi seven kişilerin buraya da mutlaka uğramalarını tavsiye ederim.

Bartın-Cide yolu üzerinde bulunan bu güzellik aynı zamanda denize girmek ve güneşlenmek için de uygun bir yer. Kumsalı olmamasına bakmayın manzara sizi büyülemeye yetecektir. Yine, oturup bir şeyler içebileceğiniz alanı mevcut. Doğanın kalbinde sakin bir yer. Kitabınızı, fotoğraf makinenizi ve havlunuzu alıp buranın mutlaka tadını çıkarın. Pişman olmayacaksınız.

Fotoğraf: Gizem Gücük

*Gittim, Gezdim, Gördüm: Cide Günlüğü adlı gezi yazısı, Sıfır Yayınları ve Proje Kitap öncülüğünde derlenip hazırlanmış olan ‘Gittim Gezdim Gördüm’ kitabında da yer almaktadır.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ

nefel özhan
nefel özhan

Yeni bilgiler öğrenebileceğimiz güzel bir gezi yazısı olmuş emeğinize sağlık

YAZARLAR