Gece Yarısı / Mahmut Yıldırım

Duvarda asılı, saat başı kuşun dışarı çıkıp hava aldığı, akrebinse gece gündüz mesaisini sürdürdüğü bir guguklu saat. Yaptığı tik taklar ile uykumu kaçırıyor.

Rıhtıma yaklaşan vapurların düdük sesi, kısa aralıklarla açık pencereden odama doluyor. Ardından martı sesleri kaplıyor ruhumu. İçeri aldığım ay ışığı yüreğime dokunuyor ve içimde beslediğim duyguları alıp semaya saçıyor.

İnsanlar dört bir yana ayak izlerini bırakmakta. Herkesin bir meşgalesi var. Giderek ufalıyorlar gözümde. Karanlığın gizlediği suçlularsa sokak başlarında bilinmeze doğru yürüyorlar.

Rüzgâr, aniden yüzüme çarpıyor ve çat kapı içeri dalıyor. Masadaki sayfaları savuruşuyla kelimelerim darmadağın. Ayrılan kelimeleri tekrar tekrar bir araya getirsem de düzelmiyor araları. Bir yerlerde boşluk kalıyor.

Geceye bir adım daha küsüyorum. Öylesine yalnızım ki öylesine derbeder, katlanamıyorum içimdeki suskunluğa. Boğazımdaki sıralı düğümler çözülmüyor. Oysa biriktirdiğim, gizimde saklı sözlerim tükenmek üzere.

Koyu kahvem ve abanoz gitarımla pencereden çıkıp çatıya oturuyorum. Yaprakların hışırtısı, hafif hafif esen rüzgârın uğultusu, çekirge sesleri, gitarıma eşlik ediyor. İçimde kalanları gitarımın telleriyle çıkarıyorum.

Karanlığın geceye diz çöktüğü saatler etraf sessizliğe bürünüyor. Sessiz ve dingin. Bu gece yalnızlığıma içiyorum.

Yalnızlık sigaranın cızırtısını duymaktır. Yalnızlık gecenin sesini dinlemektir.

Damla damla tenime düşen yağmur taneleri çiseliyor bedenime. Gözümü gecenin tavanına dikip yıldızları seyre dalıyorum. Yorgun anıları kovup yağmurun altında sırılsıklam tazelenmek istiyorum. Yeniden biriktirmek istiyorum anıları.

Bugünlerde insanlar hep yalnız. Her kalpte dört oda.  Kocaman bir hüzün, biraz umut, azıcık güven ve aşk kırıntılarıyla dolu.

Artık martı sesleri duyulmuyor, sessiz insanlar bakışlarıyla susturdu masumane martıları. Artık ay ışığı doğmuyor gecelerime, sessiz insanlar batırdı ayımı. Masalarda bir boş kâğıt birde kalem, doldurulmayı bekleyen kâğıtlar. Yine öldürdü insanlar tükenmez kalemleri, yine dağıttı rüzgâr aklımdaki kelimeleri.

Sessizlik öldürüyor, içimdeki suskunluk acı çekiyor. Dayanamıyorum ve geceye yumuyorum gözlerimi.

Umudum var. Bir gün bu sessizlik dinecek, martılar ölümden dönecek, ay ışığı dolduracak odaları, kalemler dolduracak boşlukları.

About Mahmut Yıldırım 9 Articles
11 Mart 1996 yılında İstanbul’da doğdum. Yeditepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı öğrencisiyim. Edebiyatın esrarengiz tadını aldıkça içinde kayboldum. Beni kendinde çifte kavurdu adeta. Bu sene bu tadın cümbüşünde kendimi aramak, bulmak, içimde biriken ne varsa duruşum ve kalemimle boşlukları doldurmak için bu yola gönül verdim. Günler geçiyor birer birer. Bense bu geçen zamanda elimden kalemimi, gönlümden edebiyat ve yazma sevgimi düşürmeyeceğim.

30 Yorum Gece Yarısı / Mahmut Yıldırım

    • Çok güzel ve edebi bir dille anlatmış yalnızlığı. Her kelime ile kafamda daha çok şekillendi o duygu. O kişinin hislerini ben de içimde yaşadım. Gitar, ay ışığı, masadaki sayfalar, gece gökyüzü… Çok hoş ve başarılı bir öykü. Tebrik ediyorum.

  1. Kardeşim öncelikle seni tebrik ediyorum yazın muhteşem olmuş.brn okurken etkilendim gerçekten çok başarılı rabbim yolunu açık etsin inşallah allah seni hep güzel şeylerle karşılaştırsın.başarılarının devamını diliyorum.

  2. Betimlemeleri gayet hoş,yerinde ve abartısız yapan ender yazarlardan biri olarak edebiyatta yerini alacağına cân-ı gönülden inanıyorum..

    • Seninle bu yolda adımlarımız sağlam, gururumuz arşlarda, nice güzel yerlerde olmak temennisiyle kardeşim Sevgiler…

  3. Yine harika betimlemeler yapmışsın. Sessizlik ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Devamını sabırsızlıkla bekliyorum ☺️

  4. Yine ince hatlarla umutsuzluğu satırlara işledikten sonra son perdede haykırılan umut izleri.Umut iyi midir bilemiyorum. Nietzsche iyi değil diyordu. Çaresizlik güzel ama, üstelik böyle hoş, saf, masum satırlarda. Ama bekliyor insan bu adamın hayatında bir şeyler olsun, bir aksiyon. Yani sanki aynı ritimde sallanan koltuğunda Çehov okur gibi monoton bir derbederlik, sigara ve alkolle kirlettiği bu varoluş sancısı başka bir enstrümana ihtiyaç duyuyor. Bir Gogol öyküsünde gibi bir sabah uyandığında burnunu yerinde bulamasa kahramanımız yahut Dosto’nun henüz okuyucularına anlatmadığı bir cinayetin faili olsa. Yani kahramanımızın melankolik tavrı daha afilli, daha farklı bir hâl alsa kanaatimce tadınmaz yenmez olur. Bu kahramanın acısı diner yahut katlanırsa haberim olsun. Ellerine sağlık güzel kardeşim. Yolun yol, ileri!

    • Ekrem dostum yine boşlukları doldurmuşsun yine edebiyatın tadını cümlelerine kazımışsın. Bu denli yorum almak onur veriyor bana. Kahramanımız biçare evet ilerde bir aşka tutulur canlanır umarım. Aşk gerek sevmek gerek. Tüm sevgiler seninle olsun. Kalemin sana ihtiyacı var.

      • Eyvallah kardeşim. Dediğin gibi aşk gerek, sevmek gerek. Kalemlerimiz elden ele dolaşsın. Yüreğin her daim böyle kalsın.

  5. Kardeşim çok iyi ya betimlemelerin beni benden aldi sessizliğe götürdü resmen mükemmel tek kelimeyle devaminu bekleriz

  6. Kaleminiz gerçekten çok güzel sizin yazdıklarınızı okumak benim için bir gurur.edebiyata olan ilginizi yakından hissedebiliyorum başarılarınızın devamını diliyorum.yolunuz açık olsun.

  7. Mahmut öncelikle edebiyat bilgim sınırlı olmasına rağmen benden böyle bir yorum istediğin için teşekkür ederim. Yanlış veya haddimi aşan bir yorum yaparsam da şimdiden özür diliyorum. İmgelerini çok beğendim. Kurstayken de beğenirdim. Dilini daha da sadeleştirmişsin. Umutsuzluğu en sonunda yine insan olmanın doğal sonucu olan umuda bağlamanı beğendim. Ruh hali tasvirlerin çok güzeller. Özellikle kelimelerin dağılmasıyla ilgili olan yer ve birkaç kısım daha. Abartıya da kaçırmamışsın. Benim fikrimce eksik gördüğüm birkaç yer oldu. Bu yalnızlık konusu ve umutsuzluk çok fazla işlenen bir konu artık günümüzde. O yüzden daha farklı kılmanın bir yolunu bulsan daha güzel olabilir. Minik bir olay katarsan bu durumu bozmayacak şekilde daha ilgi çekici olabilir. Birkaç yerde de yazım kurallarıyla ilgili hatalar gördüm. Ama bunlar önemsiz şeyler. Düzeltilebilirler gayet ki zaten oldukça azlar. Kalemini beğeniyorum. Umarım gittikçe geliştirirsin kendini.

    • Aslolan güzeli beğenmek değil, eksiği gösterip üzerine düşünmeye ve geliştirmeye sevketmektir. eleştirin için sonsuz sevgiler…

  8. Yine bir başka muhteşem olmuş hikayen, kelimeler arasındaki uyum adeta okuyucuyu edebiyat rüzgarında bir köşeden diğer köşeye sürüklüyor tebrik ederim :)

  9. Mahmut, daha önceki yazındada dediğim gibi edebiyatla çok ilgisi olan biri değilim ama senin yazılarında en sevdiğim olay hissettirebilmen. Yani öykünün başında yalnız kaldım sonra umutsuz ama daha sonra umut diye birşeyin var olduğunu hatırlattın. 2 dakikada çok farklı duygular.. Böyle devam etmelisin dostum gelen eleştirilerede sırt dönmemelisin ki kendini geliştirmenin yolu budur zaten. Bir kaç güne arkadaşlarınızla kitabınız çıkıyor hatırladığım kadarıyla heyecanla bekliyorum. Bir elimde kitap diğerinde kalem imza almak için ‘ bir gece ansızın gelebilirim’ :)

  10. Elinize yüreğinize sağlık mahmut bey baya anlam içeren bir öykü olmuş başarılanızın devamını dilerim.

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.